Skip to content Skip to navigation

Kül Deyip Atma Kullan, Birazda Sen Faydalan

25/05/2015 - 12:55

Bu projenin temel amacı gübresiz toprağa farklı gmiktarlarda eklenen odun ve kömür küllerinin bitki gelişimine olan etkisini kıyaslamaktır.  Projenin sonucunda kömür külünün bitki gelişimini olumlu etkilediği anlaşılmıştır.

Giriş

Kül, yanmış organik maddelerden geri kalan atığa verilen genel isimdir. Yakılan maddenin ne olduğuna bağlı olarak külün rengi, görüntüsü, kokusu değişebilir. Bitki külü incelendiğinde, yetiştirildiği ortamda bulunan mineral maddelerin tamamına yakın kısmı bitki içeriğinde vardır. Külün elde edilmesi sırasında bazı mineral maddeleri buharlaşma ve sublimasyona uğrama (katı halden gaz haline geçme) sonucu kaybolur. Klor, kükürt, bir miktar potasyum, kalsiyum ve fosfor azalması meydana gelebilir. Kül içinde azot, karbon, oksijen ve hidrojen hiç bulunmaz. Çünkü bunlar organik kökenli maddeler olduğundan ve yakma sırasında bu organik maddelerin tamamı yandığından, kaybolur. Külde kalan maddeler onların oksitleri durumundadır. Çünkü yanma bir oksidasyon olayıdır ve bunun için Adolf Mayer yukarıdaki tarifinde külü bir derece daha oksitlenemeyen madde olarak belirtmiştir. Değişik bitkilerde yapılan kül analizlerinde bu güne kadar 60’a yakın madde tespit edilmiştir. Bunların bazıları alüminyum, arsenik, baryum, bor, brom, cıva, çinko, demir, fosfor, gümüş, kurşun, kükürt, kalay, lityum, magnezyum, sodyum, stronzyum, talyum, titanyum ve vanadyumdur. Ancak bu ve diğer ismi verilmeyen elementlerin çoğu kül içersinde mikro düzeyde kalır ve hatta bazılarının ortaya çıkartılması özel analizler ister. Külde çok görülen elementler bitkiye mutlak gerekli olan elementlerdir. Mutlak gerekli elementler fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, mangan, molibden, bor, bakır, çinko, klor ve sodyum olmak üzere 13 adettir. 

Amacı

"Kül Deyip Atma Kullan, Birazda Sen Faydalan" adlı projemizin amacı, ekmek fırınında yakılan meşe odunundan oluşan kül ile kalorifer kazanında yakılan kömürden oluşan külün fasulye bitkisi üzerindeki etkisini tespit etmektir.

Yöntem

Bu projenin temel mantığı gübresiz toprağa farklı gramajlarda (5 gr., 10gr., 20 gr.) karıştırılan odun ve kömür küllerinin bitki gelişimine olan etkisini kıyaslamaktır. Bunun için 1 kg’lık saksılara 2 tekerrürden oluşmak kaydı ile 5, 10, 20 gr’lık odun külü ile aynı koşullarda kömür külünün karıştırıldığı toprak örneklerinin her birine uygun derinliğe 5’er adet fasulye tohumları ekilmiştir. Deneme MUŞ Bilim Sanat Merkezinin Laboratuvarında, oda sıcaklığında yapıldı. Saksılardaki değişimler not edildi. Saksılardaki değişim Bitki Deneme Rehberinin bazı verim parametrelerine göre yapılmıştır.

Proje çalışmasının uygulama aşamaları:

1. Deneme oluşturmak için öncelikle toprak, saksı, cetvel, fasulye tohumu, odun külü, kömür külü, termometre, beherglas, hassas terazi gibi araç ve gereçler temin edildi.

2. Saksılara etiket yapıştırıldı.

3. Odun külü için 2 tekerrürden 1’er kg’lık toprak örneği 5 gr., 10 gr., 20 gr. ve kül katmadığımız kontrol grubu olmak üzere 8 saksı, Kömür külü için 2 tekerrürden toprak örneği 5 gr., 10 gr., 20 gr. ve kül katmadığımız kontrol grubu olmak üzere 8 saksı olmak üzere toplam 16 saksılık bir deneme kurulmuştur.

4. Her saksıya eşit derinliklerde 5’er fasulye tohumu ekildi.

5. Deneme 16 gün süre ile yapılmış olup ilk iki su verme 2 gün ara ile daha sonraki su vermeler 4 gün ara ile toplamında 4 defa sulanmıştır.

6. Toplamında 5 ölçüm ve gözlem raporu oluşturulmuştur.

7. Ölçüm ve gözlemlerde; oda sıcaklığı, verilen su miktarı, filizlenme ve bitki boy ölçüm parametreleri not edilmiştir.

8. Çalışmanın son aşamasında ise saksılardaki bitkiler kökleri ile birlikte topraktan alınıp genel boy ve ağırlık ölçümleri alındı. (tekerrürlerin ortalama değeri alındı)

9. Alınan sonuçlar farklı gramajlardaki odun külü, farklı gramajlardaki kömür külü, odun külü – kömür külü ve tüm sonuçlar kontrol grupları ile karşılaştırılmıştır.

Sonuç ve Tartışma

1. Bu çalışmanın sonucundaki beklentimiz kulaktan duyumlarla odun küllerinin kömür külüne göre daha iyi bir performans göstermesiydi. Ancak 16 günlük bir saksı denemesi sonucunda odun külünün kontrol ve kömür külünden ’de geri kaldığını, en kötü performansı 20 gr. külün karıştırıldığı saksılarda verdiğini ve son ölçümlere doğru bitki gelişiminde kontrol ve kömür külüne göre zayıf kaldığını tespit ettik. (Boy ölçümlerine göre)

2. Ağırlık ölçümlerine göre ise genel olarak ortalama değer üzerinden kömür külünün, kontrol grubundan daha iyi, kontrol grubunun ise odun külünden daha iyi olduğunu gördük.

3. Çalışma sonucunda aynı saksıdaki bazı tohumların filizlenmemesi, geç filizlenmesi, kısa kalması gibi durumların bizden kaynaklı ya da tohumların yapısından kaynaklandığını düşünmekteyiz.

4. Sonuç ve öneri olaraksa bitki gelişimini olumlu etkileyen kömür külünün üzerinde araştırmaların daha detaylı olarak yapılmasını önermekteyiz.

Kaynaklar

1. www.basvurular.meb.gov.tr/bubenimeserim/projebankasi.aspx

2. Prof. Dr. Nilgün MORDOĞAN, Dr. Alev KIR, Organik Tarım Sisteminde Uygulanan Değişik Organik Gübrelerin Yalova Yağlık 28 Biberinin (Capsicum Annuum L.)  Verim Ve Bazı Kalite Kriterleri İle Topraktaki Azot Birikimine Etkileri

3. www.tubitak.gov.tr/

4. www.projeokulu.net/proje-bankasi, PROJE BANKASI - projeokulu.net, Erişim Tarihi: 25.11.2014

5. www.bilmiyorsanogren.com/bilim/kimya.../3224-kul-nedir.html, Kül Nedir? - Bilmiyorsanogren.com, Erişim Tarihi: 02.12.2014.

6.www.bahcesel.net/.../17013-kul-mineral-maddeler-bitki-iceriginde-bulunan/, Kül / Mineral Maddeler / Bitki İçeriğinde Bulunan Maddeler...Erişim Tarihi: 02.12.2014.

7. www.muslumcoskun.asyanlilar.org/pdf/GubrelemeCiftcilericin.pdf

8. web.adu.edu.tr/user/huseyin.uysal/BitkiAnalizYontemleri_4_Ders.pdf

Ekip Tanıtımı

Aleyna Turhal

Zeynep Erdem

İbrahim Koç

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Keçiler dik yamaçlara tırmanma konusunda uzman canlılardır. En yetkin dağcılar bile kaya tırmanışı sırasında ip, kaya çivisi, çekiç, emniyet kemeri gibi güvenlik ekipmanlarına ihtiyaç duyar. Dağ keçileri ise 60 derece eğimli arazilere bile tırmanabilir.

Biyoloji

İç Anadolu Bölgesi’ndeki bitki türlerinden bazıları sadece Ankara’da bulunuyor. Haydi gelin, Ankara’dan başka yerde yaşayamayan bu bitkilerin bazılarıyla tanışalım!

Biyoloji

Bazı bitkiler vardır ki hazine niteliğindedir. Her yerde yetişmez, sadece belli bir ülkede ya da bölgede yaşarlar. Ender bulunan, sadece o bölgeye has bu bitkilere “endemik bitkiler” adı verilir. Gelin, hep birlikte ülkemizin biyolojik hazinelerini keşfedelim!

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kış ile yaz mevsimi arasındaki geçişin etkilerini gözlediğimiz nisan ayında objektiflerinizi doğada yaşanan değişimlere odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #CanlananTabiat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar değerlendirildi ve ayın en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Biyoloji

Yeni Zelanda’da yüksek volkanik etkinliğe sahip bir bölgedeki bitkiler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşırı sıcak topraklarda yaşayabilen bitkilere rastlandı. Yeni Zelanda’daki Landcare Research’ten Mark Smale ve ekibi Yeni Zelanda’nın North Adası’ndaki Taupao Volkanik Alanı’nda incelemeler yaptı.

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi yaşadığınız bölgeye özgü bitki türlerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #EndemikBitkiler etiketini eklemeyi unutmayın.

Biyoloji

Balinaların ses çıkarabildiği ve birbirleriyle iletişim kurabildiği biliniyor. Ancak bugüne kadar bu canlıların nasıl duyduğu anlaşılamamıştı. Balinaların hem büyüklükleri hem de okyanuslarda yaşamaları bilimsel araştırmaları zorlaştırıyordu.

Biyoloji

Avustralya’nın Sidney şehrindeki Garvan Enstitüsü araştırmacıları ilk defa i-motifi adı verilen farklı bir yapıdaki DNA’nın da insan vücudunda var olduğunu gösterdi. 

Biyoloji

Bir bölgede yaşayan belirli bir canlı türünün sayısını nasıl hesaplayabilirsiniz? “Canlıların tamamını tek tek yakalayıp sayarak” şeklinde bir çözüm aklınıza gelmiş olabilir. Ancak canlıların tamamını yakalamak, özellikle canlı sayısının çok yüksek ve canlıların yaşadığı bölgenin çok geniş olması durumda, mümkün değildir.

Biyoloji

Balinalar suda yaşayan memeli türlerinden biridir. Deniz memelilerinin karada yaşayan memeli türlerinden önemli bir farkı var. Suyun altında çok uzun süre nefeslerini tutabiliyorlar. Örneğin insanlar en fazla birkaç dakika nefeslerini tutabilirken, bazı balina türleri iki saat nefes almadan suyun altında kalabiliyor.