Skip to content Skip to navigation

Ağzımızın Bukalemun Mikropları

Dr. Özlem Kılıç Ekici
12/12/2014 - 09:31

Ağız boşluğu, hem yumuşak hem de katı yüzeyleri birlikte barındırması, yüzeyleri yıkayan tükürük ve diş eti oluk sıvısının varlığı ve dış ortama açık olmasından dolayı çok fazla mikroorganizma içerir. Ağızda bulunan mikroorganizmaların çoğu, biyofilm olarak adlandırılan bir yüzeye yapışık halde bulunur ve çoğunlukla bakterilerden ve az sayıda mayalardan oluşur. Çok temiz olmayan bir ağızda, tek bir dişteki bakteri sayısının 100 milyon - 1 milyar arasında olduğu belirtiliyor.

Ağız boşluğunda patojenik yani hastalık yapan türlerle, zararsız yani diğer mikroorganizmalarla destekleyici etkileşim halinde olan kommensal türler yan yana yaşar. Ancak, kommensal türler ortamdaki değişikliklere ya da kişinin yetersiz ağız hijyenine bağlı olarak patojen hale gelebilir. Ağzımızın içindeki mikroorganizmalar arasındaki bu tür mikrobiyal kaymalar çok çeşitli hastalıklara yol açabilir. Sağlıklı durumdan hastalıklı duruma geçilmesine ortamdaki farklı bakterilerin varlığı, türler arasındaki sayısal oranların değişmesi, özel türlerin yoğunluğunun artması, genetik duyarlılık nedeniyle bağışıklık sisteminin yanıt verme hızındaki değişiklikler ve çevresel faktörler de neden olabilir.

Yapılan çalışmalarda periodontal yani dişlerin etrafındaki sağlıklı ve hastalıklı bölgelerdeki bakteri topluluğuna ait 160.000’den fazla farklı gen, “gen ifadesi” yöntemiyle incelenmiş. Amaç sağlıkla ve hastalıkla ilgili türlerin karşılaştırılması ve mikrobiyal kaymaların çeşitli hastalıklar üzerine etkisinin incelenmesi. Çalışmada metagenomik yaklaşımla (tek bir bakteri genomunun incelenmesi yerine doğal çevrelerinden alınan mikrop topluluklarının genomlarının bir bütün olarak incelenmesi) ağız ekosistemindeki mikroorganizma topluluğunun karmaşık metabolik yapısı araştırılmış. Sonuçta kişinin sağlıklı veya hastalıklı olma durumunda ağız boşluğundaki bakterilerin metabolizmalarını değiştirdikleri anlaşılmış. Örneğin bir bakteri türü normalde fruktoz ile beslenirken konakçısı hasta olduğunda farklı bir şeker molekülüyle beslenmeye başlıyor. Bakterilerin, sağlıklı veya hastalıklı olma durumumuza bağlı olarak neden farklı metabolik davranışlar sergilediğini tam olarak anlamak için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

Tüm bu çalışmalar tamamlandığında uzmanlar özellikle diş eti iltihabının, şeker hastalığının ve bazı sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde kullanılabilecek bazı özel genler bulmayı hedefliyor.

1

İlgili İçerikler

Biyoloji

Sürdürülebilir şehirleşmenin günümüzdeki en önemli ayaklarından biri yeşil binalar. Yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edildiği, su ve enerjinin verimli kullanıldığı, hava kalitesinin artırıldığı, geri dönüştürülebilen ve zehirsiz malzemelerden yapılan yeşil binalar içinde yaşayanların ve çalışanların verimliliğini artıracak şekilde tasarlanıyor ve çevreye uyum sağlayacak biçimde inşa ediliyor.

Biyoloji

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.

Biyoloji

Karbon, azot, fosfor, kükürt, hidrojen ve oksijen canlıların yapısında bulunan temel elementlerdir. Bu elementler ekosistemde sürekli olarak bir formdan başka bir forma dönüştürülür ve canlılar tarafından yaşamsal faaliyetler için tekrar tekrar kullanılır. 

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz? 

Biyoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.

Biyoloji

Kemiriciler takımında yer alan su kemesi (Arvicola terrestris), Avrupa’dan Batı Sibirya ve Güneybatı Asya’ya kadar geniş bir bölgede yaşar. Ülkemizde de birçok bölgede görülür. Su kemesi yarı sucul yani su kenarında yaşayan fakat suya doğrudan bağımlı olmayan bir kemirici türüdür. 

Biyoloji

Atmacagiller ailesinin bir üyesi olan şah kartal dünyada Kıbrıs da dâhil olmak üzere Güney Avrupa’dan Güney Rusya’ya kadar geniş bir alanda yaşar. Türkiye’de ise özellikle İç Anadolu ve Ege taraflarında görülür.

Biyoloji

Chicago Illinois Üniversitesi’nden iki araştırmacı artan karbondioksit miktarını azaltmak için yapay yaprakların doğal ortamda da fotosentez yapabilmesi sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Bir besin zincirinin halkalarını farklı canlı grupları oluşturur. Zincirin ilk halkasında her zaman kendi besinlerini kendileri üreten canlılar vardır. Bitkilerin fotosentez adını verdiğimiz bir olayla besin ürettiğini biliyoruz. Peki, fotosentez için bitkiler neye ihtiyaç duyar? Fotosentez sonucunda hangi ürünler oluşur? “Fotosentez ve Gazların Dansı” adlı etkinliğimizde bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.