Skip to content Skip to navigation

Ankara’ya Özgü Bitkilerle Tanışalım

Prof. Dr. Latif Kurt, Dr. Ebru Özdeniz, Beste Gizem Özbey, Ayşenur Bölükbaşı
31/05/2018 - 10:30

Sevgi çiçeği (Centaurea tchihathefii)

İç Anadolu’nun büyük bir bölümü ormanlardan yoksundur. Ancak yüksek bölgelerde eski orman alanlarından günümüze ulaşan orman parçaları -kalıntı ormanlar olarak isimlendirilir- var. Bu ekosistemler çok sayıda bitki türüne ev sahipliği yapar.

İç Anadolu Bölgesi endemik türlerin Türkiye’deki coğrafi bölgelere göre dağılımlarına göre değerlendirildiğinde yedi bölge içinde üçüncü sırada yer alıyor. İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan başkentimiz Ankara’da ise 2340 bitki türü yaşıyor. Bu bitki türlerinin 391’i ise sadece Ankara’ya özgü yani endemik. Anlaşılan Ankara o kadar da gri değil, ender güzellikler barındırıyor.

İç Anadolu Bölgesi’ndeki bitki türlerinden bazıları ise sadece Ankara’da bulunuyor. Haydi gelin, Ankara’dan başka yerde yaşayamayan bu bitkilerin bazılarıyla tanışalım!

 

Şah civanperçemi (Achillea ketenoglui)

 

Beypazarı geveni (Astragalus beypazaricus)

 

Ayaş gümüşü (Astragalus densifolius subsp. ayashensis)

 

Koçak geveni (Astragalus kochakii)

 

Gürsöğüt geveni (Astragalus yildirimlii)

 

Sevgi çiçeği (Centaurea tchihathefii)

 

Koca soda (Salsola grandis)

 

Ay şalbanı (Salvia aytachii)

 

Kırçayı (Sideritis galatica)

 

Mermer sığırkuyruğu (Verbascum gypsicola)

 

Ankara çiğdemi (Crocus ancyrensis)

 

Ankara sığırkuyruğu (Verbascum ancyritanum)

 

Fotoğraflar:
Prof. Dr. Latif Kurt

 

Kaynak:
“Ankara İli Biyoçeşitlilik Envanter Raporu”, Orman Bakanlığı DKMP Biyoçeşitlilik Dairesi, Ankara, 2014.
 
Yazarlar Hakkında:
 
Prof. Dr. Latif Kurt
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü
Dr. Ebru Özdeniz
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi
Beste Gizem Özbey
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi
Ayşenur Bölükbaşı
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi

İlgili İçerikler

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.