Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri XIV

Dr. Bülent Gözcelioğlu
17/05/2016 - 15:13

Antarktika’da sayıca en çok gördüğümüz deniz memelisi foklardı. Foklar arasında en dikkat çekici türse tahmin edilebileceği gibi leopar fokları (Hydrurga leptonyx) oldu. Leopar fokları Antarktika’daki en yırtıcı canlıdır ve dünya üzerinde sadece Antarktika, Falkland Adaları ve Güney Georgia’da yaşarlar. Karaya çıktığımız Galindez Adası ve çevresinde de leopar fokları yaşıyor. Bir tanesiyle de deniz üzerinde bilimsel çalışma yaparken karşılaştık. En çok uyarıyı da leopar fokları ve onların davranışları üzerine aldık. Suya girmesek bile karada hayli hızlı hareket ettikleri ve karşılaşılırsa onlardan hızlıca uzaklaşmamız gerektiği özellikle ve defalarca vurgulandı.

Leopar fokları adlarını benekli derilerinden ve yırtıcı olmalarından dolayı alırlar. Antarktika’daki bütün foklar gibi penguen, kril vb. küçük hayvanlarla beslenseler de asıl besin kaynaklarını diğer foklar (yengeç yiyen fok, Weddel foku, Antarktika kürklü foku) oluşturur. Yassı kafaları ve uzun ön yüzgeçleri suyun içinde çok hızlı hareket etmelerini sağlar. Kıta çevresinde fokların çoğu büyük koloniler oluşturur. Ancak leopar fokları tek başlarına yaşarlar. Dişi leopar fokları erkeklerden daha iridir ve boyları 3,5 metre kadar olabilir. Ağırlıklarıysa en fazla 600 kg kadar olur. Leopar foklarının dudaklarının uç kısmı yukarı doğru kıvrıktır. Bu durum onlara gülümseyen bir yüz ifadesi katar. Ancak tam bir yırtıcı olmaları nedeniyle insan dâhil diğer canlıların uzak durması gereken hayvanların başında gelirler. Leopar foklarının Antarktika’da araştırma yapan İngiliz deniz biyoloğunu 60-70 metre derine çekerek boğması, insanların bu hayvanlardan neden uzak durması gerektiğinin en büyük örneği olarak verilebilir. Leopar fokları üreme döneminde ses çıkararak şarkı söyleyebilir. Bilim insanları tarafından hidrofonlar aracılığı ile kaydedilen bu sesler, leopar foklarının buzun altında ne kadar zaman geçirdiği ve nerelere daldığı gibi konular hakkında bilgi edinilmesini sağlıyor.

Video: Doç. Dr. İzzet Noyan Yılmaz

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Yeryüzünün %29’unu karalar, %71’ini de sulak alanlar oluşturur. Sulak alanların %97’si ise okyanuslardır. Bu kadar geniş bir alanı kaplayan okyanusların kirlenmesi özellikle son otuz yılı aşkın bir süredir deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturuyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğada karşılaştığımız olağanüstü güzellikteki bir manzarayı ölümsüzleştirmek için fotoğrafını çekmek isteriz. Bu nedenle doğa fotoğrafçılığı en sevilen fotoğraf konularından biridir. Biz de havaların ısınmaya başladığı ve doğa etkinliklerine daha fazla zaman ayırabileceğiniz nisan ayında objektiflerinizi çevrenizdeki etkileyici doğa manzaralarına odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Hava kirliliğine sebep olan birçok gaz vardır. Bu gazlar çoğunlukla kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması, tarım ilaçları, şehirleşme sonucu artan katı atıklar ve volkanik aktiviteler sonucu doğaya salınır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğa yürüyüşüne çıkarken yanımıza alacağımız bir fotoğraf makinesi etkinliğimizin sadece o gün ile sınırlı kalmamasını, tanık olduğumuz güzel manzaraların hafızalarımızda uzun süre canlılığını korumasını sağlayabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Prof. Dr. Levent Kurnaz Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde küresel ısınmanın iklim olayları üzerindeki etkisini açıklıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Kışın yapılacak doğa etkinliklerinde yazın kullandığımız ekipmanlara bazı ilaveler yapmamız gerekir. Bunlardan en önemlileri termos, tozluk, güneş gözlüğü, eldiven ve başımızı korumak için bere veya kar maskesidir (balaklava).

Ekoloji / Çevre Bilim

Eskiden beri insanlar tarafından değerli bir mücevher olarak kullanılan doğal incilerin çoğunun kaynağı denizde yaşayan istiridyelerdir. İstiridyeler yumuşakçalar şubesinde yer alan, denizde yaşayan kabuklu canlılardır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların soğumasıyla birlikte doğa kabuğuna çekilir ve yeryüzü -özellikle de yüksek kesimler- karla kaplanır. Bu durum kışın doğayı keşfedemeyeceğimiz anlamına gelmemeli. Kış mevsiminde de doğada yapabileceğimiz farklı etkinlikler var.

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika yolculuğumuzun üçüncüsü 3. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında 17 kişilik Türk araştırma ekibi Antarktika’ya doğru yola çıktı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Proceedings of The National Academy of Sciences (USA)’da yayımladığı sonuçlar, Antarktika’daki yıllık buz kütlesi kaybının 40 yıl öncesine göre altı kat arttığını gösteriyor.