Skip to content Skip to navigation

Antimadde Taşıma Aracı

Dr. Mahir E. Ocak
06/03/2018 - 16:25

Araştırmacılar antimaddeyi bir yerden başka bir yere taşımak için kullanılacak araçlar üretmek için çalışmalara başladı. Projenin yaklaşık dört sene içinde tamamlanması planlanıyor. Eğer başarılı olursa, parçacık hızlandırıcılarda üretilen antimaddenin başka laboratuvarlarda yapılan bilimsel araştırmalarda da kullanılması mümkün olacak.

Bilinen evren büyük oranda maddeden oluşur. Antimadde miktarıysa çok azdır. Madde ve antimadde bir araya geldiklerinde birbirlerini yok ettikleri için antimaddeyi depolamak çok zordur. Parçacık hızlandırıcılarda üretilen antimadde parçacıkları, ancak özel olarak tasarlanmış kapanlarla kısa süreler için belirli hacimlerin içine hapsedilebiliyor.

Darmstadt Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alexandre Obertelli ve çalışma arkadaşları, CERN’de üretilen antiprotonları hapsetmek için elektrik ve manyetik alanlardan yararlanılan bir kapan üretmeyi planlıyor. Daha sonra bu kapan bir araca yüklenecek ve içindeki antiprotonları başka laboratuvarlara taşımak için kullanılacak.

Projenin gerçeğe dönüştürülmesinin önünde pek çok zorluk var. Öncelikli olarak araştırmacılar bir seferde bir milyar parçacığı hapsedebilecek bir kapan üretmeyi planlıyor ki bu sayı bugüne kadar herhangi bir deneyde başarılmış olanın yaklaşık yüz katı. Bir başka zorluksa antiparçacıkları uzun süre kapanın içinde tutabilmek. Parçacıkları haftalarca kapanın içinde tutabilmek için, kapanın mutlak sıfırın dört derece üzerine kadar soğutulması ve içindeki madde yoğunluğunun da yıldızlararası uzaydaki kadar düşük olması gerekiyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

2011 yılında uzay mekikleri emekliye ayrıldığından beri NASA astronotları Rusya’nın Soyuz uzay araçları ile uzaya gidiyor. SpaceX şirketinin geliştirdiği Dragon uzay aracı ile yakın zamanda bu durum değişebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.

Gökbilim ve Uzay

1. TÜBİTAK Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nın başvuruları başladı. Başvuru için son tarih 23 Mart 2020.

Gökbilim ve Uzay

5. TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 23 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren çevrimiçi olarak yapılacak. Yarışma 15 - 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Gaziantep Alleben Göleti’nde gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Uluslararası Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin başvuruları başladı. Başvurular 31 Mart’a kadar devam edecek. Etkinliğe bu yıl ilk defa yurt dışından da başvuru yapılabilecek. Şenliğe katılacak 1000 kişi nisan ayının ikinci haftasında kura ile belirlenecek.

Gökbilim ve Uzay

Şubat ayında Merkür ve Venüs, Güneş’in batışından sonra gökyüzünde. Mars, Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in doğuşundan önce görülebilir. Merkür, şubat ayının ilk yarısında gün batımından sonra Venüs’le birlikte güneybatı ufkunun üzerinde görülebilir. Merkür, 10 Şubat’ta en büyük doğu uzanımı konumuna ulaşıyor. 

Gökbilim ve Uzay

1666 yılının Ocak ayında çevrenizdeki herkesin konuştuğu, Robert Hooke’un bitler, pireler ve benzer canlıların mikroskop altında görünümünü zengin görsellerle anlatan Micrographia kitabını almış olsaydınız muhtemelen yazarın araya sıkıştırdığı birkaç ilgisiz konuya bakıp şaşırabilirdiniz. 

Gökbilim ve Uzay

Çin’in Chang'e-4 uzay aracı geçtiğimiz yıl ocak ayında Ay’ın karanlık yüzüne iniş yaptı. Bugünlerde ise daha ileri bir teknolojiye sahip Chang’e-5 Ay’a yolculuk için gün sayıyor. Chang’e-5, Çin’in Ay’dan örnek getirmek üzere planlanan ilk uzay görevi.

Gökbilim ve Uzay

Nisan 2019’da ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başaran 200 kişilik ekipte yer alan Prof. Dr. Feryal Özel ile Bilim Genç ekibi olarak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Erboğa Takımyıldızı’nın bir üyesi olan Proxima Centauri, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldızdır. 2016 yılında gökbilim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, yıldızın etrafında dolanan bir gezegen keşfedilmesi olmuştu. Üstelik Proxima b adı verilen gezenin yaşama elverişli koşullara sahip olma ihtimali de var.