Skip to content Skip to navigation

Arılar Sembolleri Sayılarla Eşleştirebiliyor

Nurulhude Baykal
05/09/2019 - 15:52

Yayın hakkı: RMIT University

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine bir araştırma yayımlanmıştı. Araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve önce arıların basit aritmetik işlemleri yapabildiğini sonra da arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti. Araştırmanın sonuçları Procedings of the Royal Society B dergisinde yayımlandı.

Bazı maymun türlerinin ve kuşların da sayılarla sembolleri ilişkilendirme becerisine sahip olduğu biliniyordu ancak bu becerinin bir böcek türünde de geliştirilebileceği ilk defa bu çalışma ile gösterildi.

Araştırmada ilk olarak arılar iki gruba ayrıldı. Bir grup sayıları sembollerle, diğer grupsa sembolleri sayılarla eşleştirmek üzere eğitildi. Her iki grubun da eğitildikleri konuda başarılı olduğu ancak durum tersine çevrilmek istendiğinde, yani sayıları sembollerle eşleştiren gruptan sembolleri sayılarla eşleştirmesi istendiğinde, başarısız oldukları görüldü. Araştırmacılara göre bu durum, arı beyninde sayıları işlemek ve sembolleri anlamlandırmak üzere iki farklı bölge bulunmasından kaynaklanıyor. İnsan beyni için de aynı durum geçerli.

Yukarıda, araştırmada kullanılan semboller görülüyor. Her bir küme farklı değişkenler üzerinden arıların gerçekten sayı-sembol eşleştirmesini yapıp yapmadığını ölçmek üzere tasarlanmış. Birinci kümedeki kutucukların içindeki siyah şekillerin kapladığı alan aynı. Ancak aynı şekildeki sembollerin büyüklükleri, konumları ve sayıları farklı. Böylece arıların sembollerin sayısına mı yoksa kapladıkları alana mı baktıkları anlaşılmaya çalışıldı. İkinci kümedeki kutucukların içindeki şekillerin büyüklüğü aynı ancak kapladıkları alan, konumları ve sayıları farklı. Üçüncü kümedeki kutucuklarda ise rastgele konumlandırılıp renklendirilmiş, farklı şekillere sahip semboller yer alıyor. Bu küme, arıların renk değişikliği ile birlikte sembollerin boyut ve konumuna göre sayılarını doğru kavrayıp kavrayamadıklarını ölçmek üzere tasarlandı.

Araştırmacılar çalışmanın özellikle beynin işleyişi ile ilgili bilgi vermesi açısından önemli olduğunu ve insan beyninin matematiği kavrama sürecinin anlaşılmasında yararlı olacağını söylüyor. Ayrıca, dilin ortak sembollerle iletişim kurmak olduğu göz önünde bulundurulursa, çalışmanın hayvanlarla iletişim kurmamızın farklı yollarının geliştirilmesinde de kullanılabileceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.