Skip to content Skip to navigation

Asansörün İçinde Neden Tuhaf Hissederiz?

Pınar Dündar
06/06/2018 - 12:45

Asansörün içinde bir başkası da varken pek çoğumuz endişe, tedirginlik, gerginlik, korku gibi duyguları da içinde barındıran, kısaca “tuhaf” diye tanımlayabileceğimiz bir his içinde oluruz.

Uzmanlara göre bunun birkaç nedeni var. Öncelikle psikologlar iki insanın konuşurken aralarında genellikle yaklaşık bir kol uzunluğunda mesafe bıraktığını hatırlatıyor. Ancak asansördeki mesafe bundan çok daha az olduğu için insanların kendilerini garip, doğal olmayan bir durumun içinde hissettiğini belirtiyorlar. Araştırmacılara göre fiziksel olarak bu kadar yakın olmanın en çok endişe veren yanı bir başkasını rahatsız etme korkusu. Bu nedenle asansördeki herkes duruşunun ya da yaptığı herhangi bir hareketin diğerleri tarafından tehdit olarak algılanmaması ve onları rahatsız etmemek için olağanüstü bir çaba sarf ediyor.

Asansörde tuhaf hissetmenin bir başka nedeni ise kimi uzmanlara göre kontrolün elde olmaması. Asansörün kapısı açılıyor, içeri giriyorsunuz ve gideceğiniz katın tuşuna basıyorsunuz. Geriye sadece beklemek kalıyor ve bu edilgen olma hali insanlara endişe veriyor.

İnsanlar asansörde yaşadıkları tuhaf hissi biraz olsun azaltmak için genellikle göz temasından kaçınmayı, yere bakmayı ya da telefonla uğraşmayı tercih ediyor. Peki, siz bu durumla nasıl baş ediyorsunuz?

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Birçoğumuz tatilin başlamasıyla birlikte uçakla, otomobille, trenle ya da otobüsle yola çıktık.

Sosyal Bilimler

Picasso gibi ressamların şaheserlerinin altındaki gizli resimleri ortaya çıkarmak ancak bilimsel yöntemlerle mümkün. Gizli sanat eserlerini keşfetmeye çalışan araştırmacılar dijital görüntüleme ile spektroskopik yöntemleri bir araya getiriyor.

Sosyal Bilimler

Hayranlıkla baktığımız tablolar çoğu zaman tek bir seferde ortaya çıkmaz. Sanatçılar, genellikle işe bir eskiz çizerek başlar. Ancak tablonun yapım aşamasında bazen fikir değiştirip planda olmayan figürler ekler ya da önceden planladıkları figürleri çıkarırlar. Bazen de boyamaya başladıkları bir figürün yerini ya da biçimini değiştirirler.

Sosyal Bilimler

Mutluluk, öfke, korku, üzüntü… Bu temel duyguların hepsi tüm insanlarda bulunur. Ancak yoğunlukları bireyden bireye değişir. Normal kabul edilen sınırlarda yaşanıldığında bu duygular bireyin sağlıklı bir hayat sürmesine yardımcı olur. Ancak bu duyguların aşırı uçlarda yaşanması veya bastırılması bireyde psikolojik problemlere yol açabilir.

Sosyal Bilimler

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için bir yöntem ararken geliştirdi. Ancak bu amaçla geliştirilen sistemlerin geçmişi çok daha eskilere dayanıyor.

Sosyal Bilimler

Hollywood’un önde gelen görsel efekt tasarımcıları, stüdyoda üretilen film yapımlarında kullanılan birtakım teknikler geliştirdiler.Bununla birlikle renkli görüntüler film yapım endüstrisinde önemli değişikliklere yol açtı.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK, sergi düzenekleri ve eğitim atölyeleriyle ziyaretçilere bilimi uygulayarak ve deneyerek eğlenceli bir şekilde keşfetme imkânı sunan bilim merkezleri ile ilgili tüm bilgilere internet üzerinden en kolay şekilde ulaşılabilmesi için TÜBİTAK Bilim Merkezleri portalını yayına aldı.

Sosyal Bilimler

Descartes düşünmenin insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik olduğunu ifade etmek için “Düşünüyorum, öyleyse varım” demişti. Ancak çoğu zaman davranışlarımızın sebebi olarak duygularımızı gösteririz. 

Sosyal Bilimler

Minyatür çok ince işlenmiş, küçük boyutlu, kendine has boyama tekniği ve anlatım dili olan geleneksel bir resim sanatıdır. El yazması eserlerde konuya açıklık getirmek amacıyla metni desteklemek için uygulanır. Bu sanatı yapan kişilere nakkaş denir.

Sosyal Bilimler

Spor, sanat, bilim ya da başka birçok alanda başarılı olmanın sırrının tekrar, alıştırma, pratik ya da antrenman yapmaktan geçtiğini biliriz. Peki, bir alanda üst düzey bir başarı elde etmek için ne kadar süre çalışmak gerekir?