Skip to content Skip to navigation

Astronot Olmak İsteyenler Parmak Kaldırsın!

Dr. Özlem İkinci
03/09/2014 - 14:32

Doktor, avukat, pilot, polis, öğretmen, mühendis ve daha nicesi… Çocukların hayallerini süsleyen bu mesleklerin en iddialısı belki de astronotluk. Peki, nasıl astronot olunabiliyor? Bu sürecin nasıl işlediğini merak edenlere öncelikle şunu belirterek başlayalım: Astronot olmak için doktora yapmak, pilot lisansına ya da milyon dolarlara sahip olmak gerekmiyor. Üniversite mezunu olmak, bilim alanındaki bir konuda tecrübe sahibi olmak ve gerekli fiziksel ve psikolojik testleri geçmek yeterli. Her ne kadar kulağa çok basitmiş gibi gelse de işin aslı hiç de öyle değil.

2013 yılında 6000’den fazla kişi astronot olabilmek için başvuru yapmış ve sadece sekiz kişi seçilmiş. NASA’dan bir grup psikolog, birçok astronot aday adayının fiziksel ve eğitimle ilgili koşulları sağlasa bile belli bir süre uzayda yaşayabilmek için gerekli duygusal ve zihinsel kapasiteye sahip olmaması nedeniyle bu kadar az kişinin seçildiğini söylüyor. Psikolog Kelley Slack en doğru kişiyi/kişileri aradıklarını ve bulmak zorunda olduklarını belirtiyor.

Ne Kadar Zaman Alıyor?

Bir kişinin başvuru aşamasından son seçim aşamasına kadar geçen süre iki yıl. Seçildikten sonra ilk görev, yani gökyüzüyle ilk buluşma için ise genellikle on yıla ihtiyaç duyuluyor. NASA, yıllardır her bir adayın uzayda karşılaşabileceği tüm durumlara karşı nasıl tepki vereceğini anlayabilmelerine yardımcı olacak testler tasarlıyor. Psikolojik değerlendirme iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde adaylara normal bir iş görüşmesinde sorulan temel sorular yöneltiliyor. Bu aşamayı daha zor bir bölüm takip ediyor. İkinci bölümde adayların görevlerini yerine getirebilme yeteneklerinin yanı sıra aşırı stresle baş edip edemeyecekleri test ediliyor. Daha sonra adaya bir astronotun yerçekimsiz ortamda yerine getirmesi gereken görevleri yapıp yapamayacağının değerlendirildiği “alan tatbikatları” yaptırılıyor. Değerlendirmeler bunlardan ibaret değil. Aslında NASA sadece nitelikli değil, aynı zamanda hızlı hareket edebilen, hızlı konuşan ya da ölüm karşısında soğukkanlılığını koruyabilen, yani her türlü işin altında kalkabilecek kişiler arıyor. Çünkü Dünya yüzeyinin ötesinde, zihinsel ve duygusal olarak Dünya’da olduklarından çok daha güçlü olmaları gerekiyor.

Bir adayın elemelerde başarılı olamamasına yol açabilecek pek çok şey var. Ancak, adayın eğitimi ve psikolojik durumu, “a” tipi nitelikli aday olarak belirlenmesinde en önemli etken. Bu biraz tuhaf gibi görünse de, uzmanlar Dünya yüzeyinden 330 km yukarıda, toplumun geri kalan kısmından tamamen izole edilmiş bir durumu hayal etmenizi öneriyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda altı ya da daha az sayıdaki astronotun aylarca yaşamak zorunda olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Arkadaşlarına ve ailelerine neredeyse hiç erişemiyorlar ya da çok az erişim imkânına sahip oluyorlar. Dolayısıyla bu astronotların kendilerini hem yalnız hem de kısıtlanmış hissetmeleri beklenen bir durum. Bu da giderek stresli bir ruh haline bürünmelerine neden olabiliyor. Dünya’dakiyle karşılaştırıldığında uzayda hayli kısıtlayıcı beslenme kuralları var. Çünkü astronotlar hem bu beslenme kurallarına uyarak hem de egzersiz yaparak sağlıklarını korumak zorunda. Tüm bunların ötesinde yerçekimsiz ortamda yaşamak insan vücudu için hayli yorucu. Pek çok astronot uzayda olduğu süre boyunca depresyon ve uykusuzluk gibi sıkıntılar yaşadığını belirtiyor. Üstelik bu sorunlar astronotlar Dünya’ya döndükten sonra da devam edebiliyor.

NASA dışındaki uzay merkezleri astronot seçimlerinde NASA’nın kullandığı yöntemlerden farklı yöntemler kullanıyor. NASA’nın yıllar geçtikçe gelişen misyonuyla beraber seçim işleminde de birtakım değişiklikler olacak. NASA’daki uzmanların astronot olmak isteyenlere bir önerisi var: “Şu an ki seçim ölçütleri sizin için uygun değilse hemen vazgeçmeyin. İlk denemede başarısız olmak tekrar denemek için bir engel değil. Eğer denemeleriniz sonuç vermediyse bilim dünyasında ilerlemenin ve kendinizi geliştirmenin başka pek çok yolu var.”

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler Samanyolu’nun merkezindeki devasa karadeliğin etrafında onlarca karadelik keşfetti. Sonuçlar, yıllar önce öne sürülmüş, çok büyük kütleli karadeliklerin binlerce karadelik tarafından çevrelendiğini öne süren bir kuramı destekliyor. Dr. Charles J. Hailey ve arkadaşlarının konu hakkında yazdığı makale Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Güneş ışığı beyazdır fakat içinde birçok farklı rengi barındırır. Bu farklı renkleri, beyaz ışığı bir prizmadan geçirdiğimizde ya da bir gökkuşağı oluştuğu sırada görebiliriz. Güneş’ten gelen beyaz ışık Dünya atmosferinde yol alırken birçok parçacıkla çarpışarak saçılır.

Gökbilim ve Uzay

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesi her yıl olduğu gibi bu yıl da kapılarını 7'den 77'ye tüm  gökyüzü meraklılarına açıyor. 21 Nisan’da başlayacak Halk Günü etkinlikleri ekim ayı sonuna kadar devam edecek ve ayda bir gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası bir araştırma grubu yeni bir ötegezegen keşfetti. K2-229b adı verilen, Dünya’ya yaklaşık 340 ışık yılı mesafedeki gezegenin çok yoğun bir çekirdeğe sahip olması bakımından Merkür’e benzediği belirtiliyor. 

Gökbilim ve Uzay

Gökbilim fotoğrafları gökcisimlerinin fotoğraflarının optik ekipmanlar (örneğin teleskop, fotoğraf makinesi lensi) ve dijital fotoğraf makineleri kullanılarak çekilmesi ve bu fotoğrafların bilgisayar ile işlenmesi süreci olarak tanımlanabilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya üzerindeki bir noktanın konumunu enlem ve boylam bilgilerine göre veririz. Peki, gökcisimlerinin örneğin yıldızların, gezegenlerin ve uyduların gökyüzündeki konumlarını nasıl belirleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nden (NASA) bilim insanları uzayın derinliklerinde hareket eden uzay araçlarının konumunu belirleyebilmek için pulsarları yani atarcaları kullanan bir sistem geliştirdi.

Gökbilim ve Uzay

Araştırmacılar antimaddeyi bir yerden başka bir yere taşımak için kullanılacak araçlar üretmek için çalışmalara başladı. Projenin yaklaşık dört sene içinde tamamlanması planlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Amatör Astronomi Topluluğu tarafından düzenlenen Dilhan Eryurt Gökbilim Günü etkinliği 7 Nisan 2018 Cumartesi günü ODTÜ Fizik Bölümü Prof. Dr. Necdet Bulut Amfisi’nde gerçekleştiriliyor.

Gökbilim ve Uzay

Bu fotoğraf NASA’nın Cassini uzay aracı tarafından Ağustos 2009’da Satürn ekinoks konumundan ayrıldıktan yaklaşık bir ay sonra çekildi. Fotoğrafta Satürn’ün halkalarının çok ince bir şerit şeklinde gezegenin üzerine düşen gölgesini görebilirsiniz.