Skip to content Skip to navigation

Ay Olmasaydı Ne Olmazdı?

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
20/02/2018 - 13:57

Güneş Sistemi’ndeki uydular ile bu uyduların etrafında döndükleri gezegenlerin kütlelerinin oranlarına bakıldığında en yüksek oranın Ay-Dünya ikilisinde olduğu görülür. Başka bir deyişle Ay görece büyük bir uydudur. Bu durum Ay’ın yerküre üzerinde önemli etkilerinin olduğu anlamına gelir.

Dünya’nın ilk oluştuğu zamanlarda kendi ekseni etrafında bir kez dönmesi sırasında geçen sürenin, yani bir günün uzunluğunun, yaklaşık 6 saat olduğu tahmin ediliyor. Bugün bu süre, uzak yıldızlara göre hesaplandığında, 23 saat 56 dakika 4 saniyedir. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönme hızının zaman içinde giderek yavaşlamasının sebebi, Güneş Sistemi’ndeki diğer gökcisimleri ile ve en çok da uydusu Ay ile arasındaki etkileşimlerdir. Yapılan ölçümler, Ay’ın kütleçekim kuvvetinin yol açtığı gelgit etkisi sonucu Dünya’nın bir gününün her yıl 15 mikrosaniye uzadığını ve buna karşılık Ay’ın Dünya’dan her yıl 38 milimetre uzaklaştığını gösteriyor. Eğer Ay olmasaydı ve Dünya bugün de uzak geçmişte olduğu gibi kendi etrafında çok hızlı bir biçimde dönüyor olsaydı büyük ihtimalle atmosferde şiddetli rüzgârlar ve fırtınalar oluşurdu.

Ay’ın bir diğer önemli etkisi Dünya’nın eksen eğikliği üzerindedir. Dünya’nın yörünge düzlemiyle Ekvator düzlemi arasında yaklaşık 23 derece 27 dakikalık bir açı vardır (bkz. aşağıdaki şekil). Yani Dünya’nın Ekvator’u ile yörünge düzlemi çakışık değildir. Bir başka ifadeyle Dünya Güneş etrafında birazcık boynu bükük bir halde dolanır.

Dünya’nın eksen eğikliği

Bu eksen eğikliği, yeryüzünün farklı bölgelerinin yıl boyunca farklı açılarla güneş ışığı almasına ve böylece mevsimlerin oluşmasına sebep olur. Dünya’nın eksen eğikliği ve dönme ekseninin yönü yıllar içerisinde değişir. Ancak bu değişimin hızı ve büyüklüğü çok küçük olduğu için sadece mevsimlerin tarihlerinde ufak kaymalar yaşanır, büyük değişimler gerçekleşmez.

Gezegenlerin eksen eğiklikleri, çevrelerindeki gezegen, yıldız ya da uydu gibi diğer gökcisimlerinin etkileriyle yönlendirilebilir ve sınırlandırılabilir. Örneğin Merkür’ün eksen eğikliği, Güneş’e çok yakın bir yörüngede bulunması sebebiyle, neredeyse sıfır derecedir. Bu nedenle Merkür’de mevsimler oluşmaz. Mevsimlerle ilgili bir başka uç örnek Uranüs’te görülür. Muhtemelen Güneş Sistemi’nin ilk oluşum zamanlarında meydana gelmiş şiddetli bir olay sebebiyle Uranüs’ün eksen eğikliği yaklaşık 97 derecedir. Bu sebeple bazen sadece bir kutbu güneş ışığı alırken, diğer kutup bölgesi, yörünge döneminin yarısı boyunca hiç ışık almaz. Mars’ın eksen eğikliği günümüzde yaklaşık 25 derecedir. Ancak bu değer uzun zamanlar içerisinde 15 derece ile 35 derece arasında değişir. Mars’ın eksen eğikliğinde büyük değişiklikler yaşanmasının sebebi, Dünya’nınki gibi kendisine göre büyük bir uyduya sahip olmamasıdır. Mars’ın iki uydusu vardır ve bu uyduların kütlelerinin toplamı Mars’ın kütlesine göre son derece küçük olduğu için Mars’ın eksen eğikliği üzerindeki etkileri çok zayıftır. Ay’ın Dünya’nın eksen eğikliği üzerinde etkisiyse büyüktür.

Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin eksen eğiklikleri

Ay’ın kütlesi Dünya’nın kütlesinin yaklaşık 84’te 1’i kadardır ve bu değer Dünya’nın eksen eğikliğini belirli bir aralığın içinde tutmak için yeterlidir. Ay’ın olmadığı bir Dünya herhangi bir zamanda çok farklı eksen eğikliklerine sahip olacak, gezegenimizde bazen Merkür’de olduğu gibi mevsim gözlenemeyecek ya da Uranüs benzeri çok şiddetli mevsimler gözlenebilecekti. Ancak Ay, Dünya’nın eksen eğikliğinin çok yavaş değişmesini ve küçük bir aralığın içinde kalmasını sağlayarak yeryüzündeki yaşama elverişli koşulların süregitmesine katkıda bulunur. Bu durumun nedeni Dünya kutuplarda basık, Ekvator’da şişkin olduğu için Ay’ın kütleçekim etkisinin Dünya üzerindeki her bir noktada eşit olmamasıdır.

Ay’ın olmadığı bir Dünya’nın değişen eksen eğikliği

Kısacası Dünya’nın bugünkü yaşanabilir halini önemli oranda Ay’ın varlığına borçlu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Kaynaklar:

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak.