Skip to content Skip to navigation

Azot Döngüsüne Yeni Bir Halka Eklendi

Dr. Mahir E. Ocak
04/07/2018 - 15:45

Yakın zamanlara B. Z. Houlton, S. L. Morford ve R. A. Dahlgren tarafından Science’ta yayımlanan bir çalışma, topraktaki azotun yaklaşık dörtte birinin kaynağının kayalar olabileceğine işaret ediyor. Elde edilen sonuçlar azot döngüsünü anlamanın yanı sıra iklim modelleri açısından da önemli olabilir.

Geçmişte topraklardaki azotun neredeyse tamamının atmosferden geldiği düşünülürdü. 1970’lerde yapılan bilimsel çalışmalar bazı kaya türlerinde kaynağı deniz tabanına çökmüş ölü bitkiler, algler ve hayvanlar olan azot bulunduğunu göstermişti. Ancak kayaların aşınmasıyla toprağa karışabilecek azot miktarının, yağmur sularında çözünmüş halde toprağa düşen ya da mikroplar tarafından atmosferden alınan azot miktarıyla karşılaştırıldığında önemsiz olduğu düşünülüyordu.

Kaliforniya Üniversitesi Davis’te çalışan Prof. Dr. Houlton ve arkadaşları 2011 yılında Nature’da yayımladıkları bir çalışmada Kaliforniya bölgesindeki topraklardaki azot miktarını incelemiş. Tortul kayaların üzerindeki orman topraklarının volkanik kayaların üzerindekilerden %50 daha fazla azot içerdiği, ayrıca tortul kayaların üzerindeki topraklarda büyüyen bitkilerdeki azot miktarının da %42 daha fazla olduğu bulunmuş. Her ne kadar bu sonuçlar tortul kayaların aşınmasıyla toprağa azot karıştığını gösterse de dünya genelindeki azot döngüsünde tortul kayaların önemli bir yere sahip olduğunu iddia etmek için yeterli değildi.

Araştırmacılar yakın zamanlarda yayımladıkları son çalışmalarında sadece Kaliforniya bölgesinden değil, dünya genelindeki yaklaşık 1000 bölgeden topladıkları örneklerdeki azot miktarını ölçmüşler. Daha sonra kendi geliştirdikleri bir bilgisayar modelini kullanarak kayalardaki azotun hangi hızla toprağa karıştığıyla ilgili tahminler yapmışlar. Sonuçlar, topraklardaki azotun yaklaşık dörtte birinin kaynağının kayalar olabileceğini gösteriyor.

Kayaların aşınmasıyla toprağa sızan azot eninde sonunda okyanuslara karışıyor ve deniz tabanında oluşan kayaların içinde birikiyor. Tektonik hareketler kayaları hareket ettirdikçe, kayalar parçalanıyor ve içlerindeki azot açığa çıkıyor. Bitkiler ve hayvanların vücutlarına giren bu azot daha sonra yeniden kayaların içinde hapsoluyor. Böylece azot döngüsü devam ediyor.

Azot miktarının fazla olduğu topraklarda yetişen bitkiler hem daha hızlı büyür hem de daha hacimli olur. Dolayısıyla elde edilen sonuçlar iklim modelleri açısından da önemli olabilir. Çünkü kayaların aşınması sonucunda toprağa karışan azot miktarının fazla olduğu bölgelerde yetişen bitkiler, daha önceleri tahmin edilenlerden daha hızlı büyüyebilir ve dolayısıyla atmosferden daha fazla karbondioksit soğurabilir. Küresel iklim değişikliğinin en önemli sebebi, insan etkinlikleri sonucunda atmosferdeki karbondioksit seviyesinin yükselmesidir. Dolayısıyla bitkilerin daha önce beklenenden daha fazla karbondioksit soğurması küresel ısınmanın hızını azaltacaktır.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Otuzun üzerinde mikrobiyolog yakın zamanlarda Nature Reviews Microbiology’de bir makale yayımladı. Bilim insanları, küresel iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarda mikroorganizmaların dikkate alınmamasının büyük bir hata olduğunu söylüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Denizde yüzenler için en tehlikeli doğal olgulardan biri çeken akıntı. Her yıl çok sayıda insan çeken akıntı nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde özellikle Karadeniz kıyılarında ortaya çıkan çeken akıntı nedir, nasıl fark edilir, çeken akıntıya kapılan yüzücüler ne yapmalıdır?

Ekoloji / Çevre Bilim

Sanayi tesislerinde, taşıtlarda, ev ve iş yerlerinde enerji elde etmek için çoğunlukla kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar kullanıyoruz. Fosil yakıtların yakılması sonucu ise atmosfere sera gazları salınıyor. Atmosferdeki karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazot monoksit (N2O) ve ozon (O3) gazları da sera etkisine önemli katkıda bulunur.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, Afrika orman filleri nedeniyle zarar gören ormanlardaki ağaçların zaman içinde gövdelerinin daha çok genişlediğini ve genel olarak kök, dal, yaprak ve tohumlarının daha çok büyüdüğünü gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz tatil planları yapmaya başladık. Kimimiz tatil için deniz, kum ve güneşin bir arada olduğu sahil kesimlerine giderken kimimiz el değmemiş ağaçların ve yaban hayatın bir arada olduğu ormanlık alanları tercih ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz, gezegenlerin kendi etraflarındaki dönüş hızının gezegenin iklimini dolayısıyla yaşamı nasıl etkilediğini Merkür, Dünya ve Jüpiter örnekleri üzerinden açıklıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğada kamp yapmak, geceyi sessiz ve parlak yıldızlar altında doğada geçirmek yaşadığımız şehir ortamının kargaşasından bizi bir süreliğine uzaklaştırır. Peki, doğada keyifli ve güvenli bir şekilde kamp yapmak için hangi malzemelere ihtiyacımız var, nelere dikkat etmemiz gerekiyor? 

Ekoloji / Çevre Bilim

Çin Bilimler Akademisinden araştırmacılar, okyanusların en derinlerinde yaşayan kabuklu deniz canlılarının vücutlarında nükleer bomba testleri sırasında üretilmiş radyoaktif karbon bulunduğunu belirledi.

Ekoloji / Çevre Bilim

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bu ay objektiflerinizi çevrenizde gerçekleşen kuraklığa odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #ÇevremizdekiKuraklık etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde nisan ayında objektiflerinizi çevrenizdeki etkileyici doğa manzaralarına odaklamanızı istemiştik. Oylamalar sonucunda nisan ayının en beğenilen fotoğrafları belirlendi.