Skip to content Skip to navigation

Besin Alerjisi Giderek Yaygınlaşıyor

Dr. Özlem Kılıç Ekici
29/05/2015 - 17:12

Besin alerjisine, bütün dünyada özellikle de gelişmiş ülkelerde sıkça rastlanıyor. Bu alerjiye neden olan en önemli etkenlerden biri ise D vitamini eksikliği.

Besin alerjileri, bağışıklık sisteminin normal şartlarda zararsız olan bir besin maddesini yanlışlıkla zararlı olarak algılayarak aşırı tepki vermesiyle oluşur. Çocuklardaki besin alerjisi oranının yaklaşık %8 olduğu ve son dönemlerde besinlere karşı alerjik olma durumunun eskiye nazaran %18 arttığı belirtiliyor. Besin alerjileri erkek çocuklarda kız çocuklara göre daha çok görülüyor. Her türlü besinin gıda alerjisi yapma potansiyeli var ancak süt, yumurta, buğday, soya, fıstık, fındık, balık ve deniz ürünleri besin alerjisine en sık neden olan gıdalar. Süt, yumurta, soya ve buğday alerjileri zamanla iyileşirken fıstık, fındık, balık ve deniz ürünlerinin alerjileri ömür boyu devam edebiliyor.

Günümüzde besin alerjilerine bağlı anafilaksi yani aniden başlayan ve ölüme neden olabilen ciddi bir alerjik tepki verme riskinin %50 arttığı söyleniyor. Anafilakside genel olarak kızartılı bir kaşıntı, boğaz şişmesi ve düşük kan basıncı gibi belirtiler oluşur. Bu aşırı tepkiler bazı kan hücrelerinden protein salınmasından kaynaklanır. Söz konusu proteinler alerjik tepki başlatabilen ya da bir tepkiyi daha ciddi hale getirebilen maddelerdir ve salımlarına bağışıklık sistemi neden olabilir.

Yapılan çalışmalar besin alerjisi olan çocuklarda diğer organları etkileyen -astım gibi- alerjik hastalık riskinin 2-4 kat arttığını gösteriyor. Besin alerjileri deri, mide ve bağırsak sistemi olmak üzere birçok organı etkileyebilir. Örneğin alerji, mide ve bağırsak sistemini etkilediğinde ishal, kabızlık, dışkıda kan olması, bağırsaklarda kanama, iştahsızlık, reflü (asitli mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması), büyüme geriliği gibi belirtilerle karşılaşılabilir. Solunum sistemi besin alerjilerinden etkilendiğinde ise burunda tıkanıklık, kaşıntı, hapşırma, akıntı ve yine akciğerlerde öksürük, hırıltı ve nefes darlığına yol açan astım görülebilir. Uzmanlar besin alerjilerinde doğru tanının çok önemli olduğunu, tedavide kişiye dokunan gıdanın diyetten çıkarılması gerektiğini söylüyor. Besin alerjisi tanısında deri testlerinin ve kan tahlillerinin yapıldığı ve bu tür testler için yaş sınırlamasının olmadığı belirtiliyor.

Çocuk sağlığı alanında önemli çalışmaların yayımlandığı Pediatrics dergisinde, besin alerjileri için özellikle D vitamininin önemine vurgu yapılıyor. D vitamini kalsiyum ve fosforun sindirim yollarında kullanılması ve emilmesi ile özellikle çocuklarda büyüme için gerekli bir vitamindir. Vücuda besinler yoluyla provitamin D şeklinde alındıktan sonra güneş ışınlarının etkisiyle derinin altında D vitaminine dönüşür. Provitamin, vücuda dışarıdan alınan ve çeşitli işlemlerden sonra vitamin haline dönüştürülen maddedir. Örneğin havuçta bulunan beta karoten bir provitamindir ve vücuda alındıktan sonra karaciğerde geçirdiği işlemlerden sonra A vitaminine dönüştürülür. Aynı şekilde provitamin D de güneş ışığı yardımıyla derinin altında D vitaminine dönüştürülür. Kuvvetli kemik ve dişler, D vitamininin kalsiyumu sindirim yollarına yerleştirmesiyle oluşur.

D vitamini sadece kemik ve dişleri etkilemiyor. D vitamini eksikliğinin, iki yaşın altındaki çocuklarda besin alerjisi riskini artırdığı ve çocuklarda besin alerjileri nedeniyle görülen ekzema gibi ciddi alerjik deri hastalıklarının şiddeti üzerinde etkili olduğu belirtiliyor. D vitamini seviyesi çok düşük olan tüm çocukların birden fazla besine karşı alerji geliştirme riski artıyor. D vitamini eksikliğinin özellikle süt ve buğday alerjileri için risk oluşturduğu söyleniyor. Bu alerjiye sahip olan çocuklarda D vitamini seviyesine mutlaka bakılması ve eksikliğin tedavi edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Ayrıca, uzmanlar vücudumuzun D vitamini depolamasına yardımcı olması açısından güneşin dik gelmediği saatlerde açık havada vakit geçirmemizi tavsiye ediyor.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Kıyafetlerimizin üretiminde kullanılan iplikçikler çoğu zaman polyester, naylon ve akrilik gibi plastiklerden elde edilir. Yapılan son bilimsel çalışmalar, bu mikroiplikçiklerin denizlerdeki plastik kirliliğinin ana kaynaklarından biri olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Hafta sonları tüm aile bir aradayken pazar kahvaltıları nasıl da güzel olur, değil mi? Patatesli omlet, simit, börek, krep, kızarmış ekmek... Bu kadar şeyi yedikten sonra tatlı bir uyku bastırır. Peki ama neden?

Tıp ve Sağlık

Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan yeni bir tür koronavirüsün neden olduğu salgın dünyanın farklı yerlerine hızla yayılıyor. Şu ana kadar onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden olan virüs hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.

Tıp ve Sağlık

San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Prof. Dr. Karen Christman ve arkadaşları kalp krizi geçirmiş hastaların kalp kaslarını onarmak için bir hidrojel geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Okulda sınav haftasındasınız ve ders çalışırken sürekli bir şeyler atıştırıyorsunuz. Bu durumda muhtemelen “Stresten yiyorum” cevabını verirsiniz. Bazı insanlar stresli oldukları dönemlerde normalde olduğundan daha fazla yemek yer. Stres bazı insanların ise yeme isteklerinin azalmasına neden olur. Peki, stres yeme alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?

Tıp ve Sağlık

Sağlıklı gelişebilmeleri için çocukların düzenli bir biçimde aşılanması çok önemli. Ancak bazen aşı kayıtlarında sıkıntılar yaşanabiliyor. Bazen de ebeveynler çocuklarının hangi aşıları olduğunu ya da hangi aşının zamanının geldiğini unutabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Aşırı kilo ve obezite 21. yüzyılın önemli sağlık sorunlarından biri. Özellikle çocukları ve gençleri tehdit eden bu küresel sağlık sorunu şehirleşmiş bölgelerde daha yaygın görülüyor. Çocukluk döneminde obez olan kişiler çoğunlukla yetişkin dönemlerinde de obez oluyor. Bu kişilerin genç yaşta diyabet, kalp damar hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalleri daha yüksek.

Tıp ve Sağlık

Sevdiğiniz bir sanatçının konserinden çıktınız ve kulağınızın çınladığını hissediyorsunuz. Yüksek sesle müzik dinlemek hayli zevkli ancak sesin şiddetinin belirli bir seviyenin üzerine çıkması sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.