Skip to content Skip to navigation

Beta Pictoris Sistemini Gözleyen Nanouydu PicSat

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak - Ekrem Murat Esmer
13/09/2018 - 08:30

2009 yılında Beta Pictoris adlı yıldızın etrafında Jüpiter’den yedi kat daha büyük kütleli bir gezegen keşfedilmişti. Beta Pictoris b adlı bu gezegenin yıldızının etrafında Satürn’ün Güneş’e olan uzaklığı kadar geniş bir yörüngede ve sistemin oluşumundan kalma artık maddeden oluşan bir diskin içinde dolandığı düşünülüyor.

ESO/A.-M. Lagrange ve ark. - Beta Pictoris sisteminin kızılötesi dalga boyunda ışınlar kaydedilerek elde edilen görüntüsü - Avrupa Güney Gözlemevi (ESO)

2018 yılının başında uzaya amacı bu sistemi gözlemek olan bir uydu fırlatıldı. PicSat adlı bu uydu, 3U model bir nanouydu (kütlesi 1 ile 10 kg arasındaki küçük uydulardır). 3U uydular, kenar uzunlukları 10 cm olan üç küp yapının birleştirilmiş hali olarak düşünebilir. Bu denli küçük olan PicSat’ın içinde bir bilgisayar, bir radyo haberleşme ünitesi, bir teleskop ve güneş panelleri var.

PicSat - PicSat uydusu

PicSat’ın görevi Beta Pictoris sistemini gözlemek ve özellikle 2018 yılında gerçekleşme ihtimali bulunan geçiş olayını yakalayabilmek. Geçiş olayı, bir gezegenin yörünge hareketi esnasında gözlemci ile yıldızının arasına girmesi ve böylece yıldızından gelen ışık miktarının azalmasıdır. Beta Pictoris sisteminde gözlenebileceği düşünülen geçişin tam olarak ne zaman gerçekleşeceği bilinmiyor. Gerçekleşmesi durumunda ise sadece birkaç saat süreceği düşünülüyor. Bu sebeple PicSat’ın sürekli olarak gözlem yapması gerekiyor. Geçiş gözleminin yapılabilmesi durumunda gezegenin boyutları, yoğunluğu ve atmosferinin kimyasal özellikleri gibi bilgilere ulaşılabilecek. Yaklaşık 23 milyon yaşında (kozmolojik ölçekte çok genç) olan Beta Pictoris sistemindeki gezegenin bu özelliklerinin belirlenmesi gezegenlerin oluşum mekanizmalarını açıklamaya çalışan kuramlar açısından büyük önem taşıyor. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ve Paris Gözlemevi araştırmacılarının ürettiği PicSat’ın, geçiş gözleminin yanı sıra sistemde bulunması muhtemel kuyrukluyıldızları da araştırması planlanıyor.

 

Yazarlar Hakkında:
 
Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
 
Ekrem Murat Esmer
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Araştırma Görevlisi

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Mars ile Jüpiter’in yörüngeleri arasındaki bölgede yer alan Asteroit Kuşağı’ndaki Hygiea’ın bu dört kriterden ilk üçünü sağladığı biliniyordu. Ancak geçmişte gökcisminin şeklinin tam olarak nasıl olduğu hakkında bir fikir edinilememişti.

Gökbilim ve Uzay

Yılın son ayında gökyüzünde çıplak gözle gözleyebileceğiniz beş gezegeni de görme fırsatı bulabilirsiniz. Mars ve Merkür aralık ayında Güneş’in doğuşundan önce gökyüzünde. Ayın ilk yarısında Merkür ve Mars'ı Başak Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Spika ile birlikte doğu-güneydoğu ufkunun üzerinde görebilirsiniz.

Gökbilim ve Uzay

Yakın zamanlarda Avrupa Güney Gözlemevi’nde (ESO) kurulu Çok Büyük Teleskop’ta (VLT) bulunan X-shooter tayfçekeri yardımıyla elde edilen tayfları analiz eden araştırmacılar, yeni oluşmuş ağır bir elementi ilk kez gözlemsel olarak tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Nükleer Radyasyon Dedektörleri Uygulama ve Araştırma Merkezinde (NÜRDAM) Türk bilim insanları tarafından geliştirilen ve üretilen yerli nükleer radyasyon dedektörleri radyasyon ölçümlerin hassas ve güvenli bir şekilde yapılmasına imkân sağlayabilecek.

Gökbilim ve Uzay

Günümüzde gezegenleri, yıldızları, gökadaları, bulutsuları ve diğer gökcisimlerini gözlemlemek için gelişmiş gözlemevleri yani rasathaneler kullanılıyor. Bu rasathanelerin bazıları yeryüzünde kuruluyken bazıları uzayda görev yapıyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn hiç de fotoğrafta görüldüğü gibi sakin bir yer değil. Güneş Sistemi’nin bilinen en fazla uyduya sahip gezegeni olan Satürn’ün atmosferinde devasa fırtınalar gerçekleşiyor.

Gökbilim ve Uzay

Kasım ayında nadir gerçekleşen bir gök olayına tanık olabilirsiniz. Merkür, 11 Kasım’da Güneş’in önünden geçiyor. Ancak unutmayın! Geçişi ister çıplak gözle, ister dürbünle, ister teleskopla gözlemleyin, mutlaka uygun bir güneş filtresi kullanmaya dikkat edin. Çünkü Güneş’e doğrudan bakmak gözünüzde kalıcı hasarlara neden olabilir.

Gökbilim ve Uzay

Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yapılan gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusu keşfedildi. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı.