Skip to content Skip to navigation

Canlı Sineklerin Uçuş Kaslarının Üç Boyutlu Videosu

Dr. Mahir E. Ocak
03/09/2014 - 15:45

Oxford Üniversitesi ve Paul Scherrer Enstitüsü’nden araştırmacılar, bir parçacık hızlandırıcı kullanarak etsineğinin uçmasını sağlayan kasların hareketlerini gözlemledi. X-ışınları kullanılarak elde edilen görüntülerle üç boyutlu videolar hazırlandı. Elde edilen sonuçların yeni mikromekanik cihazların tasarlanmasında yararlı olacağı düşünülüyor. Dr. S. M. Walker ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları PLoS Biology’de yayımlandı.

 

 

Etsinekleri, kanatlarını saniyede 150 kez çırpabiliyor. Kanatlar, zarımsı yapıda ve kas içermiyor. Uçmayı sağlayan kasların tamamı sineğin göğüs kafesinde. Bu kasları insan gözünün algılayabildiği ışık ile görüntülemek imkânsız, ancak X-ışınları kullanılarak görüntülenebiliyorlar.

 

 

Araştırmacılar, Paul Scherrer Enstitüsü’ne ait İsviçre Işık Kaynağı’nda yaptıkları deneylerle etsineğinin uçmasını sağlayan kasları görüntüledi. Bu deneylerin yapılmasındaki asıl amaç, elde edilen sonuçların, karmaşık mikromekanik cihazların tasarlanmasında yararlı olacağının düşünülmesi. Araştırma grubunun lideri G. K. Taylor, sineklerin sadece küçük, basit, bir boyutlu hareketler üretebilen eyleyicileri kullanarak nasıl büyük, karmaşık, üç boyutlu hareketler yapmayı başardıklarını anlamaya çalıştıklarını söylüyor.

 

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.