Skip to content Skip to navigation

Çevreci Fabrikalar: Mikroalgler

Dr. Tuba Sarıgül
09/05/2018 - 13:59

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan mikroalglerin gelecekte fosil yakıtların yerini alabileceği düşünülüyor. Mikroalgler aynı zamanda endüstri, ilaç ve tarım alanlarında kullanılan kimyasal maddeleri üretebilen önemli bir kaynak olabilir.

Mikroalgler denizlerde ve tatlı sularda yaşayan ve fotosentez yapabilen tek hücreli canlılardır. Atmosferdeki oksijenin yaklaşık yarısını mikroalgler üretir. Yüz binlerce farklı mikroalg türü var. En yaygın mikroalg türleri diotomlar (Bacillariophyceae), yeşil algler (Chlorophyceae) ve altın rengi alglerdir (Chrysophyceae).

Mikroalgler güneş ışığını ve inorganik maddeleri (örneğin karbondioksit, su, azot, fosfor) kullanarak farklı organik maddeler (örneğin karbonhidrat, protein, yağ asitleri) üretebilir. Mikroalglerin ürettiği kimyasal maddeler farklı amaçlarla kullanılıyor.

2000 yıl önce Çinlilerin kıtlık döneminde hayatta kalabilmek için mikroalgleri besin kaynağı olarak tükettiği biliniyor. Bu durumun nedeni mikroalglerin besin değerinin yüksek olması. Bazı mikroalg türlerindeki protein oranı insanların protein kaynağı olarak tükettikleri besinlerden, örneğin ettekinden daha yüksek. Mikroalglerdeki karbonhidratlar nişasta, glikoz sakkaroz ve diğer polisakkaritler şeklinde bulunur. Mikroalglerin yapısında omega-3 ve omega-6 doymamış yağ asitleri vardır. Omega-3 ve omega-6, insan vücudunda gerçekleşen biyokimyasal süreçler için gerekli olan ancak vücutta üretilemeyen maddelerdir. Mikroalgler ayrıca A, B1, B2, B6, B12, C, E, folik asit gibi insan sağlığı için önemli vitaminleri içerir.

Mikroalgler besin değerlerinin yüksek olmasının yanı sıra biyolojik olarak aktif bileşikler de üretiyor. Örneğin mikroalglerin ürettiği klorofil, karotenoid (havuca turuncu rengini veren beta-karoten bir karotenoiddir) gibi maddeler gıda endüstrisinde doğal renklendirici olarak, kozmetik endüstrisinde ise antioksidan özelliği nedeniyle (oksijenin ve güneş ışığının dokulara hasar vermesini engellemek amacıyla) kullanılıyor.

Bir yeşil alg türü olan Scenedesmus quadricauda

Ayrıca mikroalglerin ürettiği kimyasal maddelerden yeni ilaçların keşfedilmesi amacıyla yararlanılıyor. İlaçlardaki birçok etken madde doğal kaynaklıdır yani bitkilerden, mikroorganizmalardan ve başka canlı türlerinden elde edilir. Geçmişte yapılan araştırmalarda bazı mikroalg türlerinin yapısındaki yağ asitleri, proteinler, polisakkaritler, lipidler, vitaminler, enzimler ve diğer biyolojik olarak aktif bileşiklerin bakterilere, virüslere, mantarlara, kansere karşı etkili olduğu belirlenmişti. Örneğin mavi-yeşil alglerin (Cyanobacteria) virüslere karşı etkili olduğu biliniyor.

Mikroalglerin gerçekleştirdiği biyokimyasal süreçler dış koşullardan etkilenir. Bilim insanları mikroalglerin içinde geliştiği ortamdaki besin, sıcaklık, asitlik derecesi gibi koşulları değiştirerek yapay olarak üretilmesi çok zor olan kimyasal maddeleri mikroalglerden elde etmeye çalışıyor.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Yeryüzünün %29’unu karalar, %71’ini de sulak alanlar oluşturur. Sulak alanların %97’si ise okyanuslardır. Bu kadar geniş bir alanı kaplayan okyanusların kirlenmesi özellikle son otuz yılı aşkın bir süredir deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturuyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğada karşılaştığımız olağanüstü güzellikteki bir manzarayı ölümsüzleştirmek için fotoğrafını çekmek isteriz. Bu nedenle doğa fotoğrafçılığı en sevilen fotoğraf konularından biridir. Biz de havaların ısınmaya başladığı ve doğa etkinliklerine daha fazla zaman ayırabileceğiniz nisan ayında objektiflerinizi çevrenizdeki etkileyici doğa manzaralarına odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Hava kirliliğine sebep olan birçok gaz vardır. Bu gazlar çoğunlukla kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması, tarım ilaçları, şehirleşme sonucu artan katı atıklar ve volkanik aktiviteler sonucu doğaya salınır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğa yürüyüşüne çıkarken yanımıza alacağımız bir fotoğraf makinesi etkinliğimizin sadece o gün ile sınırlı kalmamasını, tanık olduğumuz güzel manzaraların hafızalarımızda uzun süre canlılığını korumasını sağlayabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Prof. Dr. Levent Kurnaz Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde küresel ısınmanın iklim olayları üzerindeki etkisini açıklıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Kışın yapılacak doğa etkinliklerinde yazın kullandığımız ekipmanlara bazı ilaveler yapmamız gerekir. Bunlardan en önemlileri termos, tozluk, güneş gözlüğü, eldiven ve başımızı korumak için bere veya kar maskesidir (balaklava).

Ekoloji / Çevre Bilim

Eskiden beri insanlar tarafından değerli bir mücevher olarak kullanılan doğal incilerin çoğunun kaynağı denizde yaşayan istiridyelerdir. İstiridyeler yumuşakçalar şubesinde yer alan, denizde yaşayan kabuklu canlılardır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların soğumasıyla birlikte doğa kabuğuna çekilir ve yeryüzü -özellikle de yüksek kesimler- karla kaplanır. Bu durum kışın doğayı keşfedemeyeceğimiz anlamına gelmemeli. Kış mevsiminde de doğada yapabileceğimiz farklı etkinlikler var.

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika yolculuğumuzun üçüncüsü 3. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında 17 kişilik Türk araştırma ekibi Antarktika’ya doğru yola çıktı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Proceedings of The National Academy of Sciences (USA)’da yayımladığı sonuçlar, Antarktika’daki yıllık buz kütlesi kaybının 40 yıl öncesine göre altı kat arttığını gösteriyor.