Skip to content Skip to navigation

Chang’e-4 Uzay Aracı ve Ay’ın Dünya’dan Görünmeyen Yüzü

Doç. Dr. Timur Şahin
23/02/2019 - 08:00

Ay’ın görünmeyen yüzünde bulunan, 186 km çapındaki Von Karmán Krateri’nin Ay Keşif Uzay Aracı (LRO) tarafından çekilen görüntüsü

Aralık 2018’de fırlatılan Chang’e-4 uzay aracı üç hafta boyunca Ay’ın etrafındaki yörüngede dolandıktan sonra 3 Ocak’ta Ay’ın Dünya’dan görünmeyen yüzündeki Von Kármán Krateri’ne indi. Böylece ilk kez Ay’ın görünmeyen yüzüne bir uzay aracı indirilmiş oldu. Chang’e-4, Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü (bir görüntü üzerinde birbirine çok yakın iki noktanın birbirinden ayırt edilmesini sağlayan özellik) ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor. Chang’e-4 adını Çin mitolojisindeki Ay tanrıçasından alıyor.

Chang’e-4 uzay aracında bitki yetiştirmek amacıyla tasarlanmış, küçük bir ekosistem işlevi gören bir “biyosfer” de var. Bu mini biyosferdeki koşullar (örneğin sıcaklık) Dünya’dan kontrol edilebiliyor. Mini biyosferin içinde pamuk tohumu, üzüm çekirdeği, patates, turpgillerden bir bitkinin (Arabidopsis  thaliana) yanı sıra sirke sineği yumurtaları ve maya da var. Chang’e-4 Ay’ın yüzeyine indikten sonra mini biyosferin içindeki üzüm, patates ve pamuğun çimlendiği ancak sıcaklık uygun değerde tutulamadığı için deneyin sonlandırıldığı açıklandı.

Chongqing Üniversitesi - Fotoğrafta mini biyosferde çimlenen pamuk tohumları görülüyor.

Ay’daki koşullar Dünya’dakinden çok farklıdır. Ay yüzeyindeki bitkiler çok daha güçlü güneş ışınlarına maruz kalır. Ayrıca Ay’daki kütleçekimi Dünya’dakinden çok daha zayıftır. Chang’e-4’teki mini biyosfer Ay’da fotosentez sürecinin nasıl işlediğine dair değerli bilgiler sağlayacak. Elde edilen bu bilgiler insanların başka gezegenlerde örneğin Mars’ta yaşama ve kolonileşme çalışmalarına katkı sağlayacak.

Ayrıca Ay’a inen uzay aracında Ay toprağına etki eden yüksek enerjili parçacıkları (örneğin kozmik ışınlar, nötronlar) tespit eden ve radyasyon duyarlılığını ölçen bir cihaz da var. Kısaca LND olarak adlandırılan cihaz gadolinyum (Gd) elementinden imal edilmiş bir ikiz dedektörden oluşuyor. LND cihazı Güneş’ten yayılan yüksek enerjili parçacıkların helyosfer içinde taşınma sürecinin anlaşılmasına ışık tutacak. Elde edilen veriler aynı zamanda Ay yüzeyinin yapısı hakkında da bilgiler sağlayacak.

Chang’e-4 radyo sinyallerinin tespiti için önemli rol oynayacak. Evrenin ilk oluştuğu dönemi temsil eden radyo dalga boyundaki bazı zayıf sinyallerin tespit edilmesini zorlaştıran Dünya kaynaklı radyo yayınları Ay’ın Dünya’dan görülemeyen tarafına ulaşamaz.

Chang’e-4 ayrıca yüksek enerjili kozmik ışınların da tespit edilmesinde kullanılacak. Böylece Ay yüzeyi yüksek enerjili parçacıklar için büyük bir laboratuvar görevi üstlenecek.

 

Peki, Bu Kadar Veri Dünya’ya Nasıl İletilecek?

Queqiao veri aktarım uydusu - Çin Bilimler Akademisi

Chang’e-4’ün topladığı verilerin yeryüzüne aktarılmasında, Uluslararası Uzay İstasyonu ve Hubble Uzay Teleskobu projelerinde olduğu gibi, bir iletişim uydusu kullanılıyor. Bir Çin halk öyküsünden esinlenilerek Queqiao adı verilen bu uydu, Chang’e-4’ten önce, 21 Mayıs 2018’de Çin’deki Xichang Uydu Fırlatma Merkezi’nden uzaya gönderilmişti.

Uluslararası Uzay İstasyonu ve Hubble Uzay Teleskobu ile Dünya arasında İzleme ve Veri Toplama Uydusu aracılığıyla iletişim sağlanıyor.

 

Yazar Hakkında:
Doç. Dr. Timur Şahin
Akdeniz Üniversitesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak.