Skip to content Skip to navigation

Christmas Adası Kırmızı Yengecinin İnanılmaz Göçü

Ayşenur Okatan
21/11/2018 - 11:56

Avustralya’nın kuzeybatısında yer alan Christmas Adası’nda her yıl inanılmaz bir göç serüveni yaşanıyor. Bu göçün başkahramanı olan Christmas Adası kırmızı yengeci adadaki 14 yengeç türünden en ilgi çekeni.

Her yıl kasım-aralık aylarında başlayan yağmur sezonuyla birlikte milyonlarca kırmızı yengeç, adanın iç kısımlarındaki yuvalarından ayrılarak yumurtlamak için okyanusa doğru yola çıkıyor. Adanın dört bir yanında gerçekleşen bu göçte yengeçler uzun ve zorlu bir yolculuğu aşmak zorunda. Yaklaşık 4-5 hafta süren bu serüvende ormanları, yolları ve kayalıkları aşan yengeçler trafikle, susuzlukla ve avcılarla da mücadele ediyor.

Göç sırasında kaybettikleri suyu ve tuzu geri kazanmak için okyanusa ulaşmaya çalışan yengeçler deniz kuşları ve müren balıklarını da aşmak zorunda.

Sahile ulaşmayı başaran kırmızı yengeçler, okyanusa girerek kaybettikleri suyu ve tuzu geri kazandıktan sonra kumsala oyuk açmak için geri dönüyor. Erkek kırmızı yengecin kumsalda açtığı oyukta geçirilen iki haftalık kuluçka süresinin ardından dişi kırmızı yengeç ayın son dördün evresinde gün doğmadan yumurtalarını suya bırakıyor. Yumurtalarını suya bıraktıktan sonra dişi kırmızı yengeç, erkek kırmızı yengeç gibi adanın iç kısımlarına geri dönüyor.

Yumurtadan çıkan yavrular bir ayda büyüyüp ormanın iç kısımlarına gidiyor. 4-5 yıl sonra ise aynı göçü gerçekleştirmek üzere iç kısımlardan okyanusa doğru yola çıkıyorlar.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?