Skip to content Skip to navigation

Çöllerden Yayılan Notalar

Dr. Tuba Sarıgül
11/12/2017 - 16:07

Kum tepelerinin şarkı söylediğini biliyor muydunuz? Nadir karşılaşılan bir durum olsa da çöllerde düşük frekanslı, uğultu şeklinde sesler duymak mümkün. Marco Polo’nun 13. yüzyılda Gobi Çölü’nde duyduğu bu sesleri kayıtlara geçirdiği biliniyor. Ancak her zaman merak edilen bu olgunun nasıl ortaya çıktığına dair farklı görüşler bulunsa da sebebi henüz tam olarak açıklanabilmiş değil.

Stéphane Douady / Université Paris Diderot

Bu sesleri dünya üzerinde sadece birkaç bölgede duymak mümkün. Bilim insanları özellikle bazı faktörlerin bu seslerin oluşmasında belirleyici olduğunu düşünüyor: kum taneciklerinin şeklinin küresel ve birbirine yakın boyutlarda olması ve nem oranı düşük, kuru bir hava.

Sebep olduğu sesin yanı sıra aslında kum hayli ilginç özelliklere sahip bir malzeme. Örneğin kum tanecikleri katı olmalarına rağmen bir arada bulunduklarında bir sıvı gibi hareket edebiliyorlar.

Bir kum tanesinin rüzgârın etkisiyle nasıl hareket edeceğini üç kuvvet belirler. Kütleçekim kuvveti taneciğin zemin üzerinde sabit kalmasını sağlayan kuvvettir. Rüzgâr, estiği doğrultuda kum taneciğinin sürüklenmesini sağlar. Ayrıca rüzgâr kum taneciğinin yüzeyinde hareket ederken oluşan basınç farkı, taneciğin üzerine -uçakların kanadında oluşana benzer şekilde- bir kaldırma kuvvetinin etki etmesine neden olur.

Kum taneciğinin rüzgârın etkisiyle ne kadar yükseleceğini ve ne kadar uzağa taşınacağını kütlesi, şekli ve yoğunluğu ile rüzgârın hızı belirler. Örneğin yoğunluğu ve kütlesi büyük olan kum taneleri ancak zemin üzerinde yuvarlanarak sürüklenebilir. Bazı tanecikler ise kaldırma kuvvetinin etkisiyle biraz yükselir, kısa bir süre havada kaldıktan sonra tekrar yere düşer. Çok küçük tanecikler ise daha yüksek ve daha uzak mesafelere taşınır.

Taneciklerin hareketindeki bu farklılıklar simetrik olmayan, dalga şeklinde kum tepelerinin oluşmasına yol açar. Bu kum tepelerinin bir yamacı dikken, diğer yamacın eğimi düşüktür.

Çöllerde duyulan seslerin genellikle kum tepelerinin dik yamaçlarındaki kum taneciklerinin rüzgâr ya da dış bir etkiyle toplu biçimde hareket etmesi sonucu oluştuğu düşünülüyor. Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmada kum katmanlarının hareketi sırasında saniyede yaklaşık 100 kez çarpışan kum taneciklerinin havada sebep olduğu titreşimlerin farklı frekanslarda seslerin ortaya çıkmasını sağladığı belirlendi.

American Geophysical Union (AGU)

Umman ve Fas’ta kaydedilen kum tepeleri şarkılarının iki örneği

Yapılan araştırmalar çöllerde kumlardan gelen seslerin çok geniş bir aralıkta, farklı frekanslara sahip olduğunu gösteriyor. Bilim insanları çıkan sesin frekansının kum katmanlarının kayma hızıyla ilişkili olduğunu düşünüyor. Araştırmalar kum taneciklerinin boyutlarının kum katmanlarının kayma hızını, dolayısıyla oluşan ses dalgalarının frekansını etkilediğini gösteriyor. Kum taneciklerinin boyutlarının birbirine yakın olması katmanların hareketi sonucu ortaya çıkan ses dalgalarının frekansının birbiriyle uyumlu olmasını sağlıyor.

Ancak kum taneciklerinin hareketinin birbiriyle uyumlu ses dalgalarını nasıl ortaya çıkardığının, dolayısıyla bazı kaynaklara göre 7. yüzyıldan beri bilinen bir olgu olan çöllerden yayılan notaların nasıl oluştuğunun tamamen açıklığa kavuşturulduğunu söylemek doğru olmaz.

 

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.