Skip to content Skip to navigation

Deniz Kıyısındaki Göller: Lagünler

Prof. Dr. Seyhan Akıska
25/07/2018 - 17:28

Lagünler deniz ya da okyanus gibi büyük su kütlelerine bağlantısı olan sığ göllerdir. “Deniz kulağı” olarak da isimlendirilirler. Dalgaların ve akıntıların taşıdığı kum ve çakıl gibi katı maddeler durgun alanlarda birikerek bir set oluşturur. Kıyı kordonu olarak da isimlendirilen bu set başlangıçta koy ya da körfez olan alanın zamanla denizle olan bağlantısını engelleyerek lagüne dönüşmesine neden olur.

Sert mercanların yapılarındaki kalkerli maddelerin bir araya gelmesiyle oluşan mercan resiflerinin (kayalıklarının) oluşturduğu halka şeklindeki mercan adalarının ortasında da lagünler bulunabilir.

Pasifik Okyanusu’ndaki Tupai mercan adası ve lagünü

Fethiye’de Ölüdeniz, Marmara’daki Terkos, Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece gölleri ülkemizin en bilinen lagünleridir.

Fethiye Ölüdeniz sahilinin ve lagününün tepeden görünümü

İtalya’daki Venedik şehri de Adriyatik Denizi’nin kuzeyindeki Venedik Lagünü’nün içindeki adaların üzerinde kuruludur.

NASA - Venedik Lagünü’nün Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki bir astronot tarafından uzaydan çekilen fotoğrafı

Türkiye’deki Lagünler

Kızılırmak Deltası’ndaki Balık ve Liman, Yeşilırmak Deltası’ndaki Semenlik, Büyük Menderes Deltası’ndaki Derin Göl ve Karine, Küçük Menderes Deltası’ndaki Akgöl, Bakırçay Deltası’ndaki Dalyan, Göksu Deltası’ndaki Akgöl ve Paradeniz Türkiye’deki önemli lagünlerden bazıları.

Bir lagünde uçan kılıçgaga sürüsü

Tuzlu ve tatlı su kütleleri arasındaki geçiş bölgeleri olduğundan lagünler ekolojik açıdan hayli önemli ekosistemlerdir. Özellikle yavru balıklar, kuşlar ve diğer canlıların beslenmesinde, barınmasında ve korunmasında önemli işlevleri vardır. Hem karadan hem de denizden gelebilecek etkilerin yanı sıra yağış, buharlaşma, su kütleleri tarafından taşınan birikintilerin hareketleri, tatlı su girişi, kirlilik gibi faktörler lagünlerin doğal dengesini değiştirebilir.

 

Lagünlerin Doğal Dengesi Nasıl Bozulur?

Örneğin denizler gelgit etkisi ile belli zaman aralıklarında yükselir ve alçalır. Bu durum büyük miktardaki tuzlu suyun lagünlerin içine girmesine ve içinden çıkmasına neden olur. Gelgit etkisinin az olması durumunda lagünlerde kumdan meydana gelen sığ alanlar oluşabilir ve belirli bölgeler bataklıklara dönüşebilir.

Lagünlerin suları genellikle tuzludur. Ancak lagünlere akarsu ya da yeraltı suyu girerse lagün sularının tuzluluk oranı azalır. Lagünlerin akarsu gibi tatlı su kaynağına yakın yerlerinde tuz oranı görece daha düşüktür. Bu bölgelerde de sazlıklar bulunabilir. Bu sazlıklar sudaki killi maddeleri tutabilir. Böylece lagünlerin içinde adacıklar oluşabilir.

Lagündeki sazlıklar

Birikintilerin lagünlere doğal yollarla girişi akarsu ve denizlerdeki dalgalar ve akıntılar yoluyla olur. Ancak kanal taşımacılığı ve balıkçılık gibi insan kaynaklı etkinliklerin artması lagünlere taşınan birikintilerin artmasına neden olabilir. Son zamanlarda bataklıkların azaltılması amacıyla akarsuların doğrudan denize bağlanması ve denizlere inşa edilen dalgakıranlar nedeniyle ise lagünlere birikinti girişi azalmıştır. Bu gibi etkenler lagünlerdeki birikinti dengesini bozar.

Lagünlere evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların boşaltılması, lagünlerde kıyıların düzenlenmesi, lagünlerin derinliğinin artırılması lagünlerin morfolojik özelliklerinin değişmesine neden olabilir. Böylece lagün kıyılarında aşınma yani erozyon görülebilir. Lagün ağzının doğal yapısının korunması hayli önemlidir. Çünkü bu değişim lagünlerin doğal dengesinin bozulmasına ve lagünlerde yaşayan canlıların olumsuz etkilenmesine neden olabilir.

Kıyı bölgelerinde yerleşimin artması da lagünleri etkileyebiliyor. Atık suların nehirlere, denizlere veya lagünlere dökülmesi bu bölgeleri kirletir. Lagünlerde su genellikle çok derin olmadığından, güneş ışınları dibe kadar ulaşabilir. Böylece suyun sıcaklığı artar, buna bağlı olarak sudaki alglerin sayısı aşırı yükselebilir. Ötrofikasyon olarak isimlendirilen bu durum lagünlerin bataklıklara dönüşmesine sebep olabilir.

Ötrofikasyon

Kuvvetli rüzgârlar, akıntılar ve yağış lagünlerde dibe çökmüş maddelerin hareket etmesine neden olarak suyun bulanıklığını artırır. Bu durumda güneş ışınları suyun derinliklerine ulaşamaz. Dolayısıyla fotosentez yapan canlılar bu durumdan olumsuz etkilenir. Suyun bulanıklığının artması durumunda açığa çıkan zehirli gazlar lagünün dengesinin aniden bozulmasına ve kitlesel balık ölümlerine neden olabilir.

 

Kaynaklar:

  • Kırdağlı, M., “Lagün-Deniz Etkileşiminin İncelenmesi”, Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Kongresi, Cilt 99, s. 367-377, 1999.
  • Sümer, Ç., “Beymelek Lagün Gölü (Antalya) Av Verimi ve Kompozisyonu”, Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi, Cilt 28, Sayı 1, s.47-51, 2013.
  • Tanyolaç, J., Limnoloji Tatlı Su Bilimi, 6. Baskı, Hatiboğlu Yayınevi, Ankara, 2011.

 

Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Seyhan Akıska
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde çalışan Sahag Voskian ve Alan Hatton, havadaki karbondioksiti yakalamak için yeni bir yöntem geliştirdi. Yeni yöntemin en önemli özelliği, havadaki karbondioksit derişimi ne kadar düşük olursa olsun başarılı olması.

Ekoloji / Çevre Bilim

İnsanların toprağı ekip biçmeyi öğrenmeleri, yerleşik hayata geçip gelişmiş uygarlıklar kurmalarına imkân sağladı. Bu devrim niteliğinde bir değişimdi. Sonraki yıllarda insanların beslenme ihtiyacını karşılamak için tarımsal verimin artırılması amacıyla farklı yöntemler geliştirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Tırmanma; yürüme, koşma ve sıçrama gibi insanların hareketle ilgili en temel becerileri arasında yer alır. Aslında tırmanma becerisini hayatımızın çoğu alanında kullanırız. Örneğin evlerde ayaklı merdivenlere, parklarda demir çubuklara, bahçede ağaçlara veya spor salonlarında halatlara tırmanırız.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde eylül ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #TarihîMekânlar etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Bir grup araştırmacının Science’ta yayımladıkları bir makaleye göre, iklim değişikliğiyle savaşmanın en iyi yolu ağaç dikmek olabilir. Çünkü ağaçlar fotosentez sırasında atmosferdeki karbondioksiti tüketirken oksijen ve besin üretiyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İspanya Castilla-La Mancha Üniversitesinden bir grup araştırmacı iklim değişikliğine bağlı olarak dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça İber Yarımadası’ndaki ağaç eşek arılarının vücut ve kanat büyüklüklerinin azaldığı belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Otuzun üzerinde mikrobiyolog yakın zamanlarda Nature Reviews Microbiology’de bir makale yayımladı. Bilim insanları, küresel iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarda mikroorganizmaların dikkate alınmamasının büyük bir hata olduğunu söylüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Denizde yüzenler için en tehlikeli doğal olgulardan biri çeken akıntı. Her yıl çok sayıda insan çeken akıntı nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde özellikle Karadeniz kıyılarında ortaya çıkan çeken akıntı nedir, nasıl fark edilir, çeken akıntıya kapılan yüzücüler ne yapmalıdır?

Ekoloji / Çevre Bilim

Sanayi tesislerinde, taşıtlarda, ev ve iş yerlerinde enerji elde etmek için çoğunlukla kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar kullanıyoruz. Fosil yakıtların yakılması sonucu ise atmosfere sera gazları salınıyor. Atmosferdeki karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazot monoksit (N2O) ve ozon (O3) gazları da sera etkisine önemli katkıda bulunur.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, Afrika orman filleri nedeniyle zarar gören ormanlardaki ağaçların zaman içinde gövdelerinin daha çok genişlediğini ve genel olarak kök, dal, yaprak ve tohumlarının daha çok büyüdüğünü gösteriyor.