Skip to content Skip to navigation

Doç. Dr. İmren Hatay Patır, Güneş Işığı Kullanılarak Sudan Hidrojen Üretilmesini Anlatıyor

Ayşenur Okatan
11/02/2019 - 15:54

Bugün 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü. Bugüne özel olarak sizler için yenilenebilir enerji, elektrokataliz, oksijen indirgenmesi ve hidrojen üretimi konularında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları dolayısıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’nü kazanan Doç. Dr. İmren Hatay Patır ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Doç. Dr. İmren Hatay Patır, 1983’te Tekirdağ’da doğdu. 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun oldu. 2006’da aynı alanda yüksek lisans derecesini aldı. Doktorasını 2010 yılında TÜBİTAK’ın Yurt İçi - Yurt Dışı Bütünleştirilmiş Doktora Burs Programı desteği ile İsviçre’nin Lozan şehrindeki EPFL Enstitüsü ve Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde kimya alanında tamamladı. 2013 yılında doçentlik unvanını aldı. Yürütücüsü olduğu ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen “Güneş Işığı Kullanılarak Suyun Ayrışmasından Hidrojen Üretimi” konulu projesini 2018 yılında tamamladı. 2016’da kimya alanında Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanlarını Ödüllendirme Programı (GEBİP) çerçevesinde ödüle layık görüldü. 2017’de metal oksit ve karbon nanotüp içeren nanokompozit malzemeler kullanılarak sudan hidrojen üretilmesi konusundaki projesiyle L’oréal Türkiye & Unesco Türkiye Milli Komisyonu Genç Bilim Kadınları Destek Ödülü’nü kazandı.

TÜBİTAK Bilim Genç: Merhaba. Bu yıl yenilenebilir enerji, elektrokataliz, oksijen indirgenmesi ve hidrojen üretimi konularındaki çalışmalarınızla TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görüldünüz. Aynı zamanda bu yıl TÜBİTAK destekli projenizi başarıyla tamamladınız. Bize bu projenizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Doç. Dr. İmren Hatay Patır: Projenin amacı güneş ışığı gibi yenilenebilir enerjiler kullanılarak sudan hidrojen elde edilmesiydi. Sudan hidrojen elde etme tepkimesi hayli güç bir süreçtir. Bu tepkimenin daha hızlı ve verimli gerçekleşmesine, dolayısıyla ucuz hidrojen elde edilmesine imkân verecek katalizörlerin (kimyasal tepkimelerin daha hızlı gerçekleşmesini sağlayan ancak kendisi tepkimede harcanmayan maddeler) geliştirilmesi de amaçlarımız arasındaydı. Projede temiz enerji kaynaklarından biri olan hidrojenin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesine yönelik başarılı sonuçlar elde ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar saygın bilimsel dergilerde yayımlandı. Bu konuda yeni makaleler hazırlamaya devam ediyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Projenizde yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak  hidrojen üretimi konusunda başarılı sonuçlar elde ettiniz. Bu konuda yapılan çalışmalar ile neyi hedefliyorsunuz?

Doç. Dr. İmren Hatay Patır: İnsanlığın varoluşundan beri toplumların gelişmesi, sanayileşme ve üretim ihtiyaçlarının karşılanması için enerjiye ihtiyaç duyulur. Ülkelerin ve toplumların küresel ölçekte rekabet edebilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için enerji çok önemli. Günümüzde dünyadaki enerji ihtiyacının %80’i fosil yakıtlardan (doğal gaz, petrol, kömür vb.) karşılanıyor. Ancak fosil yakıtların kullanımının neden olduğu çevre kirliliği sorunları, özellikle petrol ve doğal gazın bilinen kaynaklarının giderek azalması ile yeni ve temiz enerji kaynaklarına yönelik araştırmaların yapılmasına yol açtı.

Hidrojen temiz bir enerji kaynağıdır. Çünkü hidrojenin oksijenle tepkimesi sonucu enerji açığa çıkarken çevre ve insan sağlığı için zararlı yan ürünler oluşmaz. Ancak hidrojen dünyada hidrojen gazı olarak çok az miktarda bulunur.

Güneş enerjisi, biyokütle ve jeotermal enerji gibi alternatif enerji kaynakları yenilenebilir ve temiz olmalarına rağmen kullanıcılar tarafından ihtiyaç duyulan yerde doğrudan kullanılamazlar. Bu nedenle bir ara “enerji taşıyıcıya” ihtiyaç duyulur. Güneş enerjisinden sürekli olarak (örneğin geceleri ve hava bulutluyken) enerji elde edemeyiz. Ancak güneş enerjisi kullanıp sudan hidrojen üreterek Güneş’ten elde ettiğimiz enerjiyi depolayabilir ve taşıyabiliriz. Bu nedenle hidrojen ara taşıyıcı olarak yenilenebilir enerji kaynakları için hayli önemli bir yere sahip. Hidrojen geleceğin enerji taşıyıcısı olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de ve dünyada hayli önemli bir yere sahip olan yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak hidrojen enerjisi elde edilmesi konusunda bugüne kadar yaptığımız çalışmalar ve bundan sonra yapmayı planladığımız çalışmalar ile ülkemizin enerji alanında daha yetkin hale gelmesini hedefliyoruz.

İlgili İçerikler

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.