Skip to content Skip to navigation

Doğayı Keşfet, Arkanda Sadece Ayak İzini Bırak

Prof. Dr. Hüseyin Sarı
02/08/2018 - 10:38

Fotoğraf: Prof. Dr. Hüseyin Sarı

Şehir hayatının gürültüsü, koşturmacası ve karmaşasının üzerimizde oluşturduğu stresin yanı sıra doğaya ve yeşile duyulan özlem içimizde doğaya çıkma isteği uyandırır. Ayrıca doğal hayatı (örneğin kuşları, kelebekleri, farklı bitki türlerini) gözlemleme, daha önce ziyaret etmediğimiz yerleri görme ya da yeryüzündeki sıradışı oluşumları (örneğin ülkemizdeki Valla Kanyonu’nu, Kapadokya’yı, Ağrı Dağı’nı veya dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı’nı) keşfetme isteği duyarız. Bu nedenlerle yaşadığımız çevreden uzaklaşıp doğada çeşitli etkinlikler gerçekleştiririz.

 

Doğada Ne Tür Etkinlikler Yapabiliriz?

Doğada farklı etkinlikler yapılabilir. Yürüyüş, kuş gözlemi, fotoğraf çekme, yön bulma, doğa bisikletçiliği, dağcılık bunlardan bazıları. Bu yazıda bu etkinlikler arasında en basit olanı ve herkesin yapabileceği bir etkinlik olan doğa yürüyüşünü anlatacağız.

Doğa yürüyüşü, alet kullanılarak yapılan ve bir tırmanış etkinliği olan dağcılıktan farklıdır. Doğa yürüyüşleri amacına ve uzunluğuna göre farklı özelliklere sahip olabilir. Günübirlik yapılan yürüyüşler (hiking), daha uzun süren ve doğada konaklamayı gerektiren doğa yürüyüşünden (trekking veya backpacking) katedilen mesafe, süre ve zorluk açısından farklıdır.

 

Doğa Yürüyüşü Sırasında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Fotoğraf: Prof. Dr. Hüseyin Sarı

Doğa yürüyüşünü çoğunlukla doğayı keşfetmek ve doğada güzel zaman geçirmek için yaparız. Ancak basit bir etkinlik olduğu düşünülse de doğa yürüyüşünün güvenli bir biçimde yapılabilmesi için bazı temel bilgilere sahip olmamız ve belirli kurallara uymamız gerekir.

Kalabalık bir ekiple doğa yürüyüşü yaparken ekip üyeleri arasındaki en tecrübeli ve bölgeyi en iyi bilen kişi grubun en önüne geçer. Bu kişiye lider ya da rehber denir. Yürüyüş yapan grubun en arkasında bulunan kişiye ise “artçı” denir. Artçı, yolu bilmeli ve liderden sonraki en deneyimli kişi olmalıdır. Doğa yürüyüşü sırasında ekip düzenine uymamız ve tek sıra halinde hareket etmemiz önemlidir. Liderin önünde yürümemeli, artçının arkasında ise kalmamalıyız.

Doğa yürüyüşü sırasında ekip üyelerinden bazıları diğerlerinden daha hızlı hareket edebilir. Ancak ekip üyeleri birbirinden ayrılmamalıdır. Bunun için grubun yürüyüş hızı en yavaş kişiye göre ayarlanır ve bu kişi grubun en arkasında değil liderin hemen arkasında yürümelidir.

Etkili bir yürüyüş için tempolu yürümek önemlidir. Ancak uygun zaman aralıklarında mola vermeliyiz. Terimiz soğuyacağı için molaların süresi çok uzun olmamalıdır. Ayrıca kısa molalarda sırt çantamızı çıkarmamalı ve ayakta dinlenmeliyiz.

Su tüketimi doğa yürüyüşlerinde hayli önemlidir. Yürüyüş mesafesine göre değişse de yanımızda en az 1 litre su bulundurmamız gerekir. Susamamış olsak da her molada su içmeyi ihmal etmemeliyiz.

Tek başımıza doğa yürüyüşüne çıkmamalıyız, yanımızda mutlaka arkadaşlarımız bulunmalı. Bu, olası acil bir durumda ilk müdahaleyi yapmak veya yardım çağırmak için çok önemlidir.

 

Doğada Diğer Canlıların Misafiriyiz

Fotoğraf: Prof. Dr. Hüseyin Sarı

Doğada yüksek sesle konuşmamak, hatta gerekmedikçe hiç konuşmamak gerekir. Bu hem güvenliğimiz için (örneğin karlı alanlarda çığ düşmesini tetikleyebilir) gereklidir hem de böylece etrafımızdaki canlıları rahatsız etmeyiz ve “doğayı dinleyebiliriz”.

Doğadaki bütün canlı ve cansız varlıklara saygılı davranmamız gerekir. Unutmayalım ki doğada biz onların misafiriyiz. Hiçbir canlıyı rahatsız etmeden, geçtiğimiz her yerde geriye sadece ayak izimizi bırakarak hareket etmeliyiz. Çöplerimizi organik olsalar da (örneğin muz kabuğu, portakal kabuğu) doğaya bırakmamalı, çöplerimizi bir torbada biriktirerek yanımızda taşımalıyız.

 

Ülkemizdeki Kültür Yolları

Likya Yolu, Fethiye ile Antalya arasındaki 540 kilometrelik yürüyüş yolu rotasıdır. Likyalılar tarafından kullanılan tarihi yolları kapsar.

“Doğa yürüyüşü sadece ormanda, kırsal alanlarda veya milli parklarda mı yapılır?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu alanlar doğa ile baş başa kalmaya imkân verdiğinden doğa yürüyüşü için sıkça tercih edilir. Ancak doğayla birlikte tarihi dokuyu keşfedebileceğiniz doğa yürüyüşü rotaları yani kültür yolları da var. Kültür yolları geçmişte farklı medeniyetlerin göç, ticaret, inanç gibi amaçlarla kullandığı yollardır. Dünyanın en bilinen kültür yolu İpek Yolu’dur.

Varlığı bilinen ancak bugün sadece izleri kalmış olan tarihi yollarda günümüzde doğaseverlerin yürüyebilmeleri için bazı düzenlemeler yapılarak kültür yolları oluşturulabiliyor. Kültür yollarında güzergâh işaretlenip, rotayla ilgili harita ve GPS (küresel konumlama sistemi) verileri oluşturularak doğa yürüyüşçülerinin kaybolmadan, güvenli bir şekilde yürümesi sağlanıyor.

Afyonkarahisar, Ankara, Eskişehir ve Kütahya’dan geçen Frig Yolu, Frig Vadisi'ni yürüyerek ve bisikletle keşfetmek isteyen yürüyüşçüler için oluşturulmuş 506 km uzunluğunda kültür yoludur.
Fotoğraf: Prof. Dr. Hüseyin Sarı

 

Ülkemizde çok sayıda kültür yolu var. Bunlardan bazılarında Anadolu’da kurulan uygarlıkların (örneğin Hitit, Likya, Frig uygarlıklarının) kullandığı yolların izleri takip edilir. Ayrıca ülkemizin doğasını ve kültürel zenginliğini keşfedebileceğimiz kültür yolları da var. Tarihi bir yolda, kırsalda veya ormanda yürümekten farklı olarak, geçmiş dönemlerdeki insanların nasıl yaşadığını tecrübe edebiliriz. Örneğin Kral Midas’ın ülkesinde Friglerin ayak izlerini süren Frig Yolu’nda yürürken, 3000 yıl önce gizemli Frig Vadisi’nde yaşayan bir Frigyalı gibi hissedebilirsiniz.

Frig Yolu rotasındaki Midas Anıtı (Yazılıkaya), Eskişehir
Fotoğraf: Prof. Dr. Hüseyin Sarı

 

 

Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Hüseyin Sarı
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde aralık ayında objektiflerinizi çevrenizdeki hayvan desenlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayvanDesenleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Orta Çağ’da Müslümanlar yeni yerler fethetmek ve ticaret ağlarını genişletmek amacıyla ilk olarak Akdeniz’de, daha sonra ise özellikle Hint Okyanusu’nda kapsamlı deniz yolculukları yaptı. Bu dönemde denizcilik alanının en önemli isimlerinden biri ise Pîrî Reis’ti.

Ekoloji / Çevre Bilim

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Kendi karasularımızda çok sayıda farklı canlı türü yaşar. Bunun yanı sıra Akdeniz ve Kızıldeniz’den birçok tür denizlerimize ulaşır. Kızıldeniz’den sularımıza ulaşan türlerden biri de balon balıkları.

Ekoloji / Çevre Bilim

3. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan 17 kişilik Türk araştırma ekibinde yer alan Dr. Öğr. Üyesi Korhan Özkan ile Antarktika seferi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak aralık ayında objektiflerinizi çevrenizdeki hayvanlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #HayvanDesenleri etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler güneş enerjisini fotosentez süreciyle kimyasal enerjiye dönüştürür. Cambridge Üniversitesinden bir grup araştırmacı güneş enerjisini kullanarak karbondioksit ve sudan sentez gazı üreten yapay bir yaprak mekanizması geliştirdi.