Skip to content Skip to navigation

Dopamin: Kendini Ödüllendir!

Dr. Öğr. Üyesi Ceren Türkcan
19/11/2019 - 15:28

Eylemlerimizi yönlendiren iki faktör var: yapmamız gerekenler ve yapmayı istediklerimiz. Yemek yemek, uyumak gibi yapmak zorunda olduğumuz eylemler dışındakileri kendimiz yapmayı tercih ettiğimiz için gerçekleştiriyoruz. Peki, beynimiz buna nasıl karar veriyor?

Beynimizde ödül merkezi olarak adlandırılan bir bölüm bulunuyor. Bu merkez ulaşmak istediğimiz bir amaç ya da elde etmek istediğimiz bir nesne için zaman, enerji ve çaba sarf etmeye istekli olmamızı sağlıyor.

Ödül olarak algıladığımız bir durumla karşılaştığımızda beynimizde dopamin olarak isimlendirilen ve sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan kimyasal bir madde salgılanıyor. Beynin farklı bölümlerinden salgılanan dopaminin dikkat, konsantrasyon, yeme, içme isteği gibi farklı birçok süreçte etkisi var.

Beynin ödüllendirme sisteminde katkısı olan bölümler

Peki, kendimizi ödüllendirmek istiyorsak dopamini dışarıdan almanın bir yolu var mı? Örneğin yiyeceklerde bulunur mu? Ya da eczanelerde satılır mı?

Dopamini dışarıdan almak mümkün değil. Aslında sorunun cevabı kendimizde! Nasıl mı? Örneğin kendinizi ne zaman ödüllendirilmiş hissettiğinizi düşünün. Öğretmeniniz ‘’Aferin!’’ dediğinde olabilir mi? Ya da yaptığınız bir davranış çevrenizdekiler tarafından takdir edildiğinde?

Ödül olarak algıladığımız bir uyarıcı ile -örneğin lezzetli bir dilim yaş pasta- karşılaştığımızda beynimizde dopamin salgılanır. Dopamin kişinin kendini mutlu ve ödüllendirilmiş hissetmesini sağlar. Bu nedenle ödül, mutluluk, tatmin gibi duygularla ilişkilendirilir.

Dopamin vücutta belirli durumlarda salgılanır. Örneğin dopamin açsak ya da susamışsak yemek yeme ya da su içme isteğinin oluşmasını sağlar. Bunun yanı sıra verilen bir görevi tamamladığımızda, sevdiğimiz işlerle uğraştığımızda, örneğin müzik dinlerken ya da ilgi duyduğumuz hobiler ile uğraştığımız zamanlarda da salgılanır.

Dopamin salgılanmasını sağladığı bilinen aktivitelerden biri de egzersiz yapmak. Bu nedenle spor yapan kişiler kendilerini mutlu ve enerjik hissederler. Dolayısıyla depresyona yakalanma riskleri de daha düşüktür. Bu durum aynı zamanda spor yapan kişilerin egzersiz yapmaya büyük bir istekle devam etmelerini sağlar.

Spor yapmanın fiziksel ve ruhsal sağlığımız üzerindeki etkileriyle ilgili Neden Spor Yapmalıyım? yazımızı okuyabilirsiniz.

Beynimizde dopamin salgılandığında kendimizi daha iyi ve mutlu hissederiz. Bu da dopamin salgılanmasına neden olan durumu tekrar tekrar yapmayı istememizi sağlar. Bu nedenle kendinizi mutsuz hissediyorsanız ya da daha önce yapmaktan hoşlandığınız aktivitelere artık ilgi duymuyorsanız çevrenizdeki insanlar veya psikolojik destek almak için başvurduğunuz uzmanlar size genellikle sevdiğiniz işlerle uğraşmanızı ya da spor yapmanızı tavsiye eder. Bu tavsiyelerin temelinde dopamin salgılanmasının etkileri olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Kısacası ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanı sıra sevdiğimiz işlerle uğraşmak ve egzersiz yapmak mutlu ve enerjik hissetmek dolayısıyla kendimizi ödüllendirmek için gerekli. Unutmayın, çok yorgun olduğunuz bir günde kendinizi biraz zorlayıp “ter atmak” sonunda hissedeceklerinize değecektir!
 

Kaynaklar:
Yazar Hakkında:
Dr. Öğr. Üyesi Ceren Türkcan
Beykent Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.

Tıp ve Sağlık

Hiç hata yapmamayı mı yoksa çok sayıda deneme ve yanılmadan sonra başarılı olmayı mı tercih edersiniz? Hata yapmak zaman zaman insanlar tarafından bir eksiklik olarak görülse de araştırmalar hata yapmanın öğrenmeyi olumlu etkilediğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Mutluluğumuzun nelere bağlı olduğu konusu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiştir. 80 yıl süren araştırma mutluluğu belirleyen en önemli faktörün çevremizdeki insanlarla iyi ve olumlu ilişkiler kurmak olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Geçtiğimiz on yılda elde edilen bulgular, kızamık aşısının sadece kızamık hastalığına karşı değil uzun vadede diğer hastalıklara karşı da koruma sağladığını göstermişti. Uluslararası bir araştırma grubunun yakın zamanlarda Science’ta yayımladıkları sonuçlar, bağışıklık sistemindeki hafıza kaybı hipotezinin doğru olduğuna işaret ediyor.

Tıp ve Sağlık

Çok yorgun olduğunuzu ve başınızı yastığa koyduğunuzu hayal edin. Tam uykuya dalacaksınız ama o da ne? Gök gürültüsünü andıran bir sesle yerinizden fırlıyorsunuz. Bu, yan odada uyuyan kardeşinizin horlama sesi. Horlamanın sadece horlayan kişinin yakınındaki kişileri olumsuz etkileyen bir durum olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak horlamadan en çok etkilenen horlayan kişinin kendisidir.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, omurgalı hayvanların görme algısında yer alan bir protein kompleksinin üç boyutlu yapısını atom ölçeğinde tespit etti.  Bu sayede spesifik olarak bu etkileşimleri hedef alan ilaçlar geliştirilebilir.

Tıp ve Sağlık

Siz de günlerin kısaldığı, havaların soğuduğu, Güneş’in daha geç doğup daha erken batmaya başladığı bu günlerde kendinizi daha mutsuz, enerjiniz d

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne bu yıl hücrelerin oksijen seviyesini algılaması ve farklı oksijen seviyelerine uyum sağlaması ile ilgili çalışmaları nedeniyle William G. Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza layık görüldü.