Skip to content Skip to navigation

Dünyanın En Ağır Organizması Küçülüyor

Dr. Mahir. E. Ocak
26/10/2018 - 10:40

ABD’nin Utah eyaletindeki Pando ya da diğer adıyla Titreyen Dev yeryüzündeki en ağır organizma. Dışarıdan bakıldığında 100 futbol sahası büyüklüğünde bir alana yayılmış bir ormana benziyor, ancak içindeki her bir titrek kavak ağacı aynı DNA’ya sahip ve yeraltındaki karmaşık kök sistemiyle kolonideki diğer ağaçlara bağlı. Titreyen Dev’in toplam kütlesinin 6000 tonun üzerinde olduğu düşünülüyor.

Titreyen Dev benzeri titrek kavak ormanları iki şekilde çoğalır. Birincisi, yetişkin ağaçların yere bıraktığı tohumların zamanla büyüyerek ağaca dönüşmesidir. İkincisi, titrek kavak ve bazı diğer ağaç türleri köklerinden filiz vererek de çoğalır.

Titreyen Dev’in küçülmeye başladığı ilk olarak 1990’lı yılların sonlarında fark edilmişti. İlk tahminler bu durumun sebebinin yeni çıkmış filizlerin sığırlar ve geyikler tarafından yenilmesi olduğu yönündeydi.

Utah Eyalet Üniversitesi’nden Paul Rogers ve arkadaşları Titreyen Dev’in küçülmesinin sebeplerini belirlemek için bir çalışma yürütmüş. Araştırmacılar ormanı üç bölgeye ayırmışlar. Birinci bölgeye hiçbir müdahalede bulunulmamış, hayvanların serbestçe dolaşmasına ve beslenmesine imkân tanınmış. İkinci bölge, büyük hayvanların içine giremeyeceği biçimde çitle çevrilmiş ve kendi haline bırakılmış. Çitle çevrilen üçüncü bölgede ise bitkilerin gelişimine yardımcı olmak için çalıların yolunması ya da kontrollü biçimde yakılması gibi uygulamalara başvurulmuş. Araştırmacıların PLoS One’da yayımladıkları sonuçlar Titreyen Dev’in yeniden gelişmeye başlamasını sağlamak için geyikleri ortamdan uzak tutmanın yeterli olduğunu gösteriyor. Çitle çevrili ancak çalıların yakılması gibi uygulamaların yapılmadığı bölgede bile genç ağaçların irileştiği görülmüş. Araştırmacılar, Titreyen Dev’in küçülmeye başlamasının insanların bölgede yaşamaya ve ev kurmaya başladığı döneme rastladığını söylüyor. Avlanmanın yasaklanması ve geyiklerle beslenen kurt gibi yırtıcı hayvanların bölgeden uzaklaşmasıyla birlikte geyik popülasyonu aşırı büyümeye başladı. Titreyen Dev’i çitle çevirmek daha fazla küçülmesini engellemek için bir çözüm olabilir, ancak bir doğal güzelliğin çitle çevrilmesinin uygun olmayacağı düşünülüyor. Araştırmacılar, en iyi çözümün bölgedeki geyiklerin bir kısmını başka bölgelere aktarmak olacağını söylüyor.

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.