Skip to content Skip to navigation

Dünya’nın Yeni Adresi: Laniakea

Dr. Mahir E. Ocak
22/10/2014 - 10:12

Uluslararası bir araştırma grubu, Samanyolu’nun da bir parçası olduğu süperkümenin haritasını çıkardı. Süperkümeye Laniakea adı verildi. Hawaii Üniversitesi’nde çalışan ve Hawaii dili uzmanı olan Nawa'a Napoleon tarafından önerilen bu isim, Hawaii dilinde “cennet” anlamına gelen “lani” ve “sonsuz” anlamına gelen “akea” kelimelerinden türetilmiş. Doç. Dr. Napoleon, bu ismi önerirken, astronomi bilgilerini kullanarak Büyük Okyanus’ta seyahat eden Polinezyalılardan esinlenmiş. Yaklaşık 100.000 gökada içeren Laniakea’nın çapının 500 milyon ışık yılı (ışığın beş yüz milyon yılda katettiği mesafe) kadar olduğu ve içerdiği kütlenin ise Güneş’in kütlesinin yaklaşık 1017 (yüz milyon kere milyar) katı olduğu belirtiliyor. Araştırmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Gökyüzü incelendiği zaman gökadaların, kümeler içinde ve çizgiler üzerinde bir araya geldiği görülüyor. Kümelerin arasında kalan bölgelerde ise çok büyük boşluklar var. Gökada yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelere süperküme deniyor. Araştırmacılar, Samanyolu’nun da içinde yer aldığı süperkümenin haritasını çıkarabilmek için yeni bir yöntem geliştirerek gözlemlenebilen uzaydaki madde dağılımını belirlemiş.

Madde dağılımını belirlemenin iki ayrı yöntemi var. Birincisi, gökadalardan bize ulaşan ışığın yoğunluğunun ve kırmızıya kayma miktarının incelenerek gökadaların Dünya’dan uzaklıklarının ve içerdikleri madde miktarının hesaplanması. Bu yöntemde gökadaların içerdiği madde miktarı ile yaydıkları ışık miktarının birbiriyle orantılı olduğu varsayılıyor. Ancak evrendeki maddelerin büyük çoğunluğu, hiç ışık yaymayan karanlık madde olduğu için bu varsayımın ne derece doğru olduğu tartışma konusu. Madde dağılımını belirlemenin ikinci yöntemi ise gökadaların hareketlerinin incelenmesine dayanıyor. Gökadaların hızlarındaki ve konumlarındaki değişiklikler kullanılarak etraflarındaki madde miktarı hesaplanabiliyor. Bu yöntemin uygulanmasındaki en büyük zorluk, mesafe ölçümlerindeki belirsizliklerin gökadaların hesaplanan hızlarına da yansıması. Öyle ki, hesaplanan hızlardaki belirsizlik, bazı durumlarda hızın mutlak değerinden bile daha büyük olabiliyor.    

Araştırmacılar bu çalışma sırasında gökadaların Dünya’dan uzaklığının ölçülmesine ve kendi öz hareket hızlarının (gözlemlenen hızları ile evrenin genişlemesinden kaynaklanan hızları arasındaki fark) hesaplanmasına dayalı yeni bir yöntem geliştirmiş. Dünya’ya uzaklıkları ve hareket hızları bilinen yaklaşık 80.000 gökada hakkındaki veriler kullanılarak evrenin bize daha yakın olan kısımlarının büyük ölçekteki yapısı belirlenmiş. Araştırmacıların hazırladığı videoda Laniakea içindeki gökadaların, evrenin genişlemesinden kaynaklanan hızlar göz ardı edildiği zaman, süperkümenin içindeki bir çekiciye (etraftaki maddeleri kendine doğru çeken bir bölgeye) doğru hareket ettiği görülüyor.

 

Kaynak:

 

  • Tully, R. B., ve ark., “The Laniakea supercluster of galaxies”, Nature, Cilt 513, s. 7516, 2014.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Satürn hiç de fotoğrafta görüldüğü gibi sakin bir yer değil. Güneş Sistemi’nin bilinen en fazla uyduya sahip gezegeni olan Satürn’ün atmosferinde devasa fırtınalar gerçekleşiyor.

Gökbilim ve Uzay

Kasım ayında nadir gerçekleşen bir gök olayına tanık olabilirsiniz. Merkür, 11 Kasım’da Güneş’in önünden geçiyor. Ancak unutmayın! Geçişi ister çıplak gözle, ister dürbünle, ister teleskopla gözlemleyin, mutlaka uygun bir güneş filtresi kullanmaya dikkat edin. Çünkü Güneş’e doğrudan bakmak gözünüzde kalıcı hasarlara neden olabilir.

Gökbilim ve Uzay

Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yapılan gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusu keşfedildi. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.