Skip to content Skip to navigation

Eklemlerdeki Ağrıların Yağmur Habercisi Olduğu İnanışı Doğru mu?

Dr. Tuba Sarıgül
08/05/2017 - 15:37

Hava koşullarındaki değişimlerin eklemlerde ağrıya neden olduğu hayli yaygın bir inanış. Özellikle eklem iltihabı (artrit) hastalığı olan insanlar genellikle hava koşullarının ağrılarının şiddetini etkilediğini belirtir. Örneğin 558 kişiyle yapılan bir araştırmada hastaların %68’i böyle bir etkinin söz konusu olduğunu söylüyor.

Hava koşulları geniş kapsamlı bir kavram ve hava koşullarının eklem ağrıları üzerindeki etkileri incelenirken sıcaklık, nem, hava basıncı gibi farklı faktörlerin dikkate alınması gerekiyor. Yapılan araştırmalar bu faktörlerden özellikle hava basıncının eklem ağrılarını tetikleyebileceğini gösteriyor. Çünkü hava basıncı eklemlerin şeklini etkileyebiliyor. Eklem sıvısının eklem içinde oluşturduğu basınç normalde atmosfer basıncından düşüktür. Bu nedenle hava basıncındaki değişimler eklemlerin fiziksel yapısını değiştirebilir.

Sonuçları The American Journal of Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, hava basıncındaki artışın eklem iltihabı hastalarının ağrılarının şiddetini artırdığı belirlendi. Aynı araştırma ortam sıcaklığındaki azalmanın da ağrı şiddetini artırdığını gösteriyor. Sıcaklığın ağrılar üzerindeki etkisinin, eklem sıvısının yoğunluğunu değiştirmesiyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Farklı bir araştırmada ise havadaki nem oranındaki artışın özellikle soğuk havalarda eklemlerdeki ağrıyı ve sertliği artırdığı belirlendi.

Ancak şu ana kadar yapılan araştırmalarda hava koşulları ile eklem ağrıları arasında tutarlı bir ilişki kurulabilmiş değil. Çünkü örneğin hava basıncındaki azalmanın eklem ağrılarını artırdığını gösteren araştırmalar da var. Sonuçlar arasındaki uyumsuzluğun nedeni eklemlerdeki ağrıların farklı sebeplerden kaynaklanabilmesi ve hava koşullarını belirleyen faktörlerin eklemler üzerinde birbirine zıt etkileri olması olabilir.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

17 Aralık 1903’te, ABD’li Wright kardeşler tarafından bir hava aracı ile gerçekleştirilen ilk uçuşun üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. O tarihten itibaren hızla gelişen havacılık teknolojileri bugün insanlara yerden ortalama 11-12 kilometre (36.000-40.000 feet) yüksekte uçma imkânı sunuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar plasentadan elde edilmiş, Cdx2 olarak adlandırılan kök hücrelerin kalp krizi geçirmiş farelerde yeniden sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebildiğini gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Yakın zamanda doktora gittiyseniz hastane duvarlarında şöyle bir uyarı ile karşılaşmış olabilirsiniz: “Doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin”. Peki, bu uyarı neden yapılıyor? Neden antibiyotik kullanıyoruz? Antibiyotikler tehlikeli mi? Gelin, bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Tıp ve Sağlık

Rochester Teknoloji Enstitüsünde çalışan Nicholas Conn, Karl Schwarz ve David Borkholder, konjestif kalp yetmezliği hastaları için yararlı olacak bir klozet oturağı geliştirdi. Çeşitli ölçüm cihazlarıyla donatılmış oturak, henüz semptomlar ortaya çıkmadan hastanın sağlığındaki bozulmaları tespit edebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Ergenlik dönemi bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak çok hızlı değişimler geçirdiğimiz, kendine has özellikleri olan bir dönemdir. Peki, bu dönemde beslenme konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tıp ve Sağlık

Prof. Dr. Ramazan Akdemir ile üç boyutlu yazıcıyla üretilen eriyebilen damar stenti projesi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

“Her şeyin azı karar çoğu zarar” denir. Bu söz bağışıklık sistemimiz için de geçerli olabilir. Çünkü bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması otoimmün hastalıklara (öz bağışıklık hastalıkları) sebep olabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Sindirim sistemimizi yakından tanıyıp yiyeceklerin vücudumuza girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiğini ve nasıl enerjiye dönüştüğünü öğrenmek i

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Geçmişte yapılan araştırmalar, yüksek tansiyonun hafif bilişsel bozukluklar ve demansla ilişkilendirilebileceğini göstermişti. Peki, bu doğru mu?