Skip to content Skip to navigation

Fotoğraflar Köşesinde Temmuz Ayının Konusu “Arkeoloji”

Bilim Genç
02/07/2018 - 14:48

Göbeklitepe arkeolojik alanı (Şanlıurfa)

Arkeoloji insanların geçmişte neler yaptıklarını ve nasıl yaşadıklarını anlamak amacıyla geride bıraktıkları kalıntıları inceleyen bir bilim dalı. Arkeologlar (yani arkeoloji alanında araştırma yapan bilim insanları) geçmişin gizemlerini çözmeye çalışan dedektifler olarak da düşünülebilir. Çünkü özellikle geçmişle ilgili yazılı kayıtların hiç olmadığı ya da kaybolduğu zamanlar hakkında bilgi sahibi olmak için kanıtlar bulmaya, buldukları kanıtları bir yapbozun parçalarını birleştirir gibi bir araya getirmeye böylece hangi amaçla kullanıldığı, hangi zamana ait olduğu gibi bilgilere ulaşmaya çalışırlar.

Arkeolojik kalıntıların bulunduğu alanlar yerin üstünde, toprağın ya da suyun altında olabilir. Toprak altındaki arkeolojik kalıntılar kazı yapılarak çıkarılmaya çalışır. Geçmişte birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ülkemizde çok sayıda arkeolojik alan var. Siz de yaz aylarında yaşadığınız ya da ziyaret ettiğiniz bölgelerdeki arkeolojik alanları ve arkeolojik kazılarda açığa çıkarılan eserlerin sergilendiği müzeleri ziyaret edebilir ve gördüğünüz arkeolojik eserlerin fotoğraflarını Bilim Genç’te paylaşabilirsiniz.

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında objektiflerinizi çevrenizdeki geçmişe ait izlere odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Arkeoloji etiketini eklemeyi unutmayın.

Fotoğraflarınızın açıklama bölümünde ayrıca fotoğrafınızla ilgili teknik ayrıntılara yer verebilir, fotoğrafınızı nerede ve ne zaman çektiğinizi belirtebilirsiniz.

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde her ay belirlenen konuda gönderilen fotoğraflar arasından seçilenler ayın en beğenilen fotoğrafları galerisinde yayınlanıyor. Fotoğrafların sahiplerine ise TÜBİTAK popüler bilim kitaplarından hediye ediliyor.

Siz de “Kendimi ifade etmemin en etkili yolu fotoğraf!” diyorsanız, ayın fotoğraf konularını takip etmeyi unutmayın.

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.