Skip to content Skip to navigation

Geçmişin Gökyüzüne Açılan Pencereleri: Rasathaneler

Dr. Tuba Sarıgül
21/11/2019 - 16:49

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Günümüzde gezegenleri, yıldızları, gökadaları, bulutsuları ve diğer gökcisimlerini gözlemlemek için gelişmiş gözlemevleri yani rasathaneler kullanılıyor. Bu rasathanelerin bazıları yeryüzünde kuruluyken bazıları uzayda görev yapıyor. Günümüzdeki rasathanelerde ışık tayfının farklı bölgelerinde gözlem yapan teleskoplar (örneğin görünür bölge teleskopları, radyo teleskoplar) ve gelişmiş ölçüm aletleri (örneğin dedektörler, tayfölçerler) kullanılıyor. Astronomi biliminin ve astronomik gözlemlerin geçmişi ise binlerce yıl eskiye dayanıyor.

Astronomik gözlemlerin ilk örneklerinde zamanı ve mevsimleri belirlemek için Güneş ve Ay gibi gökcisimlerinin hareketleri takip ediliyordu. Örneğin milattan önce 3000-1600 arasında inşa edildiği tahmin edilen, İngiltere’deki Stonehenge’deki büyük taşlardan oluşan yapılar insanların yaz ve kış gün dönümlerini belirlemesine imkân veriyordu. Ancak bu yapıların astronomik ölçüm aletlerinin kullanıldığı rasathanelerin işlevini gördüğünü söylemek doğru olmaz.

Stonehenge UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Günümüzdeki modern rasathanelerin atası ise İslam dünyasında ortaya çıktı. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik kitabında, Bağdat’ta 828 yılında kurulan Şemmasiye Rasathanesi’nin ve Şam’da kurulan Kasiyun Rasathanesi’nin en eski rasathaneler olarak kabul edildiğini belirtiyor. Abbasi Halifesi Me’mun tarafından kurulan bu rasathanelerde Güneş’in, Ay’ın, o dönemde bilinen gezegenlerin ve yıldızların hareketleri izleniyordu. Ayrıca Güneş’in ve Ay’ın hareketlerine ait bilgiler içeren çizelgeler ve bir yıldız kataloğu hazırlanmıştı. Bu sayede gezegenlerin konumu, Ay’ın evreleri, tutulmalar gibi astronomiyle ilgili bilgiler hesaplanabiliyordu.

İlerleyen zamanlarda İslam dünyasının farklı yerlerinde birçok rasathane kuruldu. Bunlar arasında en önemlilerinden biri 1270’te İran’ın Tebriz şehrinde kurulan Meraga Rasathanesi’ydi. Rasathane kuzey-güney doğrultusunda uzanan bir tepe üzerine kurulmuştu. Rasathanenin merkezinde içinde devasa bir sekstant (bir gökcisminin ufkun üzerinden yüksekliğini ölçmek için kullanılan bir alet) yer alan bir kule bulunuyordu. Meraga Rasathanesi’ndeki sekstantın yarıçapının 10-12 metre olduğu tahmin ediliyor.

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik kitabında Meraga Rasathanesi’ndeki büyük sekstantın bir modeli yer alıyor.

Meraga Rasathanesi’nde sekstantın dışında gökküre, halkalı küre, duvar kadranı, gün doğumu halkası gibi farklı gözlem aletleri vardı. Bu rasathanede çalışan önemli gökbilimcilerden Nasîrüddîn-i Tusî’nin hazırladığı İlhanlı Tabloları’nda o zamanın bilinen gözlem sonuçlarının yanı sıra rasathanenin bulunduğu bölgenin enlem ve boylam dereceleri yer alıyordu. Bu, matematiksel coğrafya alanı için hayli önemli bir gelişmeydi.

15. yüzyılda kendisi de bir gökbilimci olan Timur İmparatoru Uluğ Bey tarafından kurulan Semerkant Rasathanesi (Uluğ Bey Rasathanesi olarak da bilinir) dönemin en önemli rasathanelerinden biriydi. Semerkant Rasathanesi’nde yarıçapı yaklaşık 40 metre olan ve bir kısmı yerin altında bulunan bir sekstant yer alıyordu. Bu sayede Güneş’in ve Ay’ın hareketleriyle ilgili kesinliği yüksek ölçümler yapmak mümkün olabiliyordu. Semerkant Rasathanesi’nde devrinin en büyük örneği olan bu sekstant dışında halkalı küre ve usturlap gibi astronomi aletleri vardı. Uluğ Bey, Semerkant Rasathanesi’nde tutulum çemberinin eğikliğini (yani Güneş’in yörünge düzlemi ile Ekvator düzlemi arasındaki açıyı 23 derece 30 dakika ve 17 saniye olarak (bugün hesaplanan değerden 32 saniye daha farklı) hesaplamıştı. Ayrıca Güneş’in yörünge hareketi sırasında başka bir yıldıza göre aynı konuma geldiği yöntem kullanılarak belirlenen bir yılın uzunluğunu bugün hesaplanan değerden %0,04 hatayla 365 gün 6 saat 10 dakika ve 8 saniye olarak bulmuştu.

Semerkant Rasathanesi’ndeki mermerden yapılmış devasa büyüklükteki sekstant

Meraga ve Semerkant rasathaneleri dışında 16. yüzyılda Sultan III. Murat döneminde Takiyüddin için kurulan İstanbul Rasathanesi önemli astronomi çalışmalarının yürütüldüğü merkezlerden biriydi.

Müslüman bilim insanları kurdukları rasathaneler, geliştirdikleri ve iyileştirdikleri ölçüm aletleri ile astronomi alanında önemli katkılar sağladı. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiye Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik kitabından ulaşabilirsiniz.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Erboğa Takımyıldızı’nın bir üyesi olan Proxima Centauri, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldızdır. 2016 yılında gökbilim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, yıldızın etrafında dolanan bir gezegen keşfedilmesi olmuştu. Üstelik Proxima b adı verilen gezenin yaşama elverişli koşullara sahip olma ihtimali de var.

Gökbilim ve Uzay

Antik Çağ’ın Yunan filozoflarından ünlü matematikçi Pisagor, “Tellerin kıpırtısında geometri vardır, küreler arasındaki boşlukların hesaplanmasında da müzik” demiştir. Bundan dolayı, müzik aletlerindeki tellerin uzunluğu ile çıkardıkları sesler arasında bağlantı olduğunu öne süren ilk kişinin de MÖ 6. yüzyılda yaşayan Pisagor olduğu düşünülür.

Gökbilim ve Uzay

2020 yılı Dörtlük (Quadrantid) göktaşı yağmuruyla açılış yapıyor. Yılın ilk göktaşı yağmuru 3-4 Ocak’ta en yüksek etkinliğe ulaşıyor. Dörtlük göktaşı yağmurunun en yüksek etkinliğe ulaştığı tarihte Ay ilkdördün evresinde. Bu tarihte berrak bir gökyüzünde ve şehir ışıklarından uzakta saatte maksimum 120 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimci Tycho Brahe’nin ani ölümü özellikle, gökyüzündeki hareketine kimsenin akıl sır erdiremediği Mars’la ilgili gözlemlerine bir süredir devam eden 30 yaşındaki asistanı Johannes Kepler için büyük bir fırsat demekti.

Gökbilim ve Uzay

Kırımlı amatör gökbilimci Gennady Borisov, 30 Ağustos’ta bir kuyrukluyıldız keşfetmişti. Daha sonraları yapılan gözlemler kuyrukluyıldızın yıldızlararası uzaydan gelen bir “ziyaretçi” olduğunu gösterdi.

Gökbilim ve Uzay

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak hocamız geçen yıl 13 Aralık’ta gerçekleşen tren kazası sonucu aramızdan ayrılalı tam bir yıl oldu. Bir insanın hayatını kaybetmesi sevenleri ve ailesi için büyük bir üzüntü kaynağı olmasının yanı sıra bilim dünyası için de büyük bir kayıptır.

Gökbilim ve Uzay

Ay’a giden astronotların Ay’a ulaşması yaklaşık üç gün sürmüştü. İnsanların uzaydaki bir sonraki hedefi Mars. Mars’ın ötesindeki gökcisimlerine örneğin Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlere ya da Güneş Sistemi’nin dışındaki yıldızlara ulaşmak ise çok daha uzun sürecek.

Gökbilim ve Uzay

Hulk çizgi romanında bilim insanı Dr. Bruce Banner laboratuvarda deneyler yaparken bir kaza geçirir ve gama ışınlarına maruz kalan DNA’ları mutasyona uğrar. Bu yüzden Dr. Banner artık her sinirlendiğinde Hulk adı verilen yeşil bir deve dönüşür.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye'nin ilk uzay radyasyonu test altyapısı olma özelliği taşıyan ODTÜ Saçılmalı Demet Hattı’nın açılışı yapıldı. Test merkezi Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Sarayköy Nükleer Araştırma Merkezinde kuruldu.

Gökbilim ve Uzay

Yılın son ayında gökyüzünde çıplak gözle gözleyebileceğiniz beş gezegeni de görme fırsatı bulabilirsiniz. Mars ve Merkür aralık ayında Güneş’in doğuşundan önce gökyüzünde. Ayın ilk yarısında Merkür ve Mars'ı Başak Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Spika ile birlikte doğu-güneydoğu ufkunun üzerinde görebilirsiniz.