Skip to content Skip to navigation

Genç Bir Yıldızın Etrafında Tuz Molekülleri

Dr. Mahir E. Ocak
05/07/2019 - 16:05

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Atomlarda ve moleküllerde elektronlar belirli enerji seviyelerinde bulunur. Bir elektron foton soğurarak daha yüksek enerjili bir seviyeye ya da foton yayarak daha düşük enerjili bir seviyeye geçebilir. Farklı türdeki atomların ve moleküllerin yapısı farklı olduğu için soğurdukları ve yaydıkları fotonların frekansları da farklıdır. Dolayısıyla uzayın herhangi bir bölgesinden Dünya’ya ulaşan ışık analiz edilerek o bölgede hangi atomların ve moleküllerin bulunduğu hakkında çıkarımlar yapılabilir.

Araştırmacılar, bilimsel yazında Orion Source I (SrcI) olarak adlandırılan, Dünya’ya 1500 ışık yılı uzaklıktaki yıldızdan yeryüzüne ulaşan ışığı analiz ettiklerinde sodyum klorür (NaCl) ve potasyum klorür (KCl) tuzlarına ait izlere rastlamışlar. Daha önceleri de yıldızların etrafında tuz molekülleri tespit edilmişti. Ancak bu bugüne kadar etrafında tuz tespit edilen yıldızların tamamı ölmek üzere olan yaşlı yıldızlardı. Orion SrcI gibi, yeni yıldızların doğmakta olduğu bir bölgenin içinde bulunan, genç bir yıldızın etrafında tuz moleküllerinin tespit edilmesiyse sıradışı olarak nitelendiriliyor.

Doğmakta olan yıldızlar, gaz ve toz diskiyle çevrilidir ve Dünya’ya ulaşan ışığın kaynağının yıldız mı yoksa yıldızı çevreleyen disk mi olduğunu tespit etmek çok zordur. Orion SrcI ile ilgili gözlemlerse tuz moleküllerinin disk içinde hareket ettiğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu durumun diskteki fiziksel koşullar ve diskin uzaydaki hareketi hakkında bilgi edinmek için önemli bir fırsat olduğunu söylüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Scott S. Sheppard, David Jewitt ve Jan Kleyna, Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yaptıkları gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusunu keşfetti. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu.