Skip to content Skip to navigation

Göbeklitepe UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alındı

Mehmet Koçak
16/07/2018 - 14:22

Şanlıurfa’da bugünlerde büyük bir sevinç yaşanıyor. 12 bin yıllık geçmişe sahip olan Göbeklitepe UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.

İlk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinden bir grup araştırmacının bölgede yüzey çalışması yaptığı sırada fark edilen Göbeklitepe’de kazılar 50 yıldan fazla süredir devam ediyor. 1995 yılından bu yana Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi tarafından ortaklaşa yürütülen kazı çalışmalarında Neolitik Çağ’a (MÖ 10.000 - MÖ 5500; insanların göçebe yaşam biçiminden yerleşik hayata geçerek tarım yapmaya ve hayvanları evcilleştirmeye başladığı dönem) ait, boyları 3-6 metre ve ağırlıkları 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü, “T” şeklinde dikili taşlar bulundu. Ayrıca yapılan kazılar sonucunda yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait, 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli ve 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli tapınak kalıntıları ortaya çıkarıldı. Göbeklitepe’de bulunan yapıların dünyanın ibadet için yapılmış en eski yapıları yani tapınakları olduğu düşünülüyor.

Şanlıurfa şehir merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Göbeklitepe, 2011 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alıyordu. 24 Haziran-4 Temmuz 2018 tarihleri arasında Bahreyn’in başkenti Manama’da gerçekleştirilen 42. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda, Göbeklitepe arkeolojik alanı UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.

Böylece, Türkiye’nin söz konusu listeye kayıtlı alanlarının sayısı 18’e yükselmiş oldu.

Görseli büyütmek için üstüne tıklayın.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.