Skip to content Skip to navigation

Gökyüzü Neden Mavidir?

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak - Engin Bahar
11/04/2018 - 15:34

Güneş ışığı beyazdır fakat içinde birçok farklı rengi barındırır. Bu farklı renkleri, beyaz ışığı bir prizmadan geçirdiğimizde ya da bir gökkuşağı oluştuğu sırada görebiliriz. Güneş’ten gelen beyaz ışık Dünya atmosferinde yol alırken birçok parçacıkla çarpışarak saçılır. Saçılmanın miktarı ışığın dalga boyuna bağlı olarak değişir. Dalga boyu kısaldıkça saçılmanın miktarı artar. Örneğin kısa dalga boylu mavi ışık, uzun dalga boylu kırmızı ışığa göre daha büyük oranda saçılır. Işığın kendi dalga boyundan daha küçük tanecikler tarafından saçılmasını ifade etmek için Rayleigh Saçılması terimi kullanılır. Bu saçılmanın miktarı, ışığın dalga boyunun dördüncü kuvveti ile ters orantılıdır, yani dalga boyu kısaldıkça saçılan ışık miktarı artar.

Gökyüzünün mavi görünmesi, Güneş’ten gelen farklı renklerdeki (dalga boylarındaki) ışığın farklı oranlarda saçılmasının sonucudur. Güneş gökyüzünde yükseldiği zamanlarda Güneş’ten gelen kısa dalga boylu mavi ışık daha uzun dalga boylu renklere göre çok daha fazla saçılarak her yöne dağılır ve bu durum gökyüzünün mavi görünmesine sebep olur. Güneş’in doğuşu ve batışı gibi ufka çok yakın olduğu zamanlardaysa farklı bir durum ortaya çıkar. Güneş ufka yakın olduğunda güneş ışınları atmosferde çok daha fazla yol katederler. Bu yol boyunca kısa dalga boyuna sahip mavi ışık çok fazla soğrulma ve saçılmaya uğrar ve sonuç olarak uzun dalga boyuna sahip kırmızı diğer renklere göre gözümüze daha fazla miktarda ulaşır.

Gökkuşağına baktığımızda kırmızıdan yeşile, maviye ve nihayetinde mora kadar geniş bir renk yelpazesi görürüz. Mor ışık en kısa dalga boyuna sahiptir ve saçılma miktarı diğer renklere göre çok daha fazladır. Dolayısıyla gökyüzünün normalde mor görünmesi beklenebilir. Gökyüzünün mor yerine mavi görünmesinin temel nedenlerinden biri gözümüzdeki ışık reseptörlerinin (algılayıcılarının) maviye diğer renklere göre daha duyarlı olmasıdır.

 

Yazarlar Hakkında:
Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
 
Engin Bahar
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Araştırma Görevlisi
 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

ABD’de düzenlenen ve dünya genelinden 99 üniversite takımının katıldığı model uydu yarışması CanSat Competition 2018’de Bülent Ecevit Üniversitesi grizu-263 takımı ikinci oldu.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) tarafından düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylül 2018 tarihlerinde, İstanbul Yeni Havalimanı Yerleşkesi'nde gerçekleştiriliyor.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK 20-23 Eylül’de İstanbul Yeni Havaalanı’nda düzenlenen TEKNOFEST’te bilim ve teknoloji severler ile buluşuyor.

Gökbilim ve Uzay

2009 yılında Beta Pictoris adlı yıldızın etrafında Jüpiter’den yedi kat daha büyük kütleli bir gezegen keşfedilmişti. 2018 yılının başında uzaya amacı bu sistemi gözlemek olan bir uydu fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan araştırmaya göre  TRAPPIST-1 yıldızının yaşanabilir bölgesinin içinde yer alan üç gezegende suyun bulunması mümkün.

Gökbilim ve Uzay

Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran 2 Eylül’ü 3 Eylül’e bağlayan gece birbirine çok yakın görünecek.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması 20-23 Eylül’de İstanbul 3. Havalimanı’nda gerçekleştirilecek. Yarışmaya yurt içinden 294, yurt dışından 18 takım başvurdu.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (TÜBİTAK UZAY) üretim ve test süreçleri devam eden Hall Etkili İtki Motoru Geliştirme Altyapı Projesi (HALE) projesi ürünü olan itki motorunun işlevsel ve performans testleri geçen ay gerçekleştirildi.

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Mars Express uzay aracı tarafından elde edilen veriler Mars’ın güney kutbunun derinlerinde sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek.