Skip to content Skip to navigation

Güneş Sistemi Nasıl Sonlanacak?

Dr. Mahir E. Ocak
23/02/2015 - 10:00

Güneş Sistemi’ndeki en büyük kütleli cisim, sistemin merkezinde yer alan Güneş'tir. Bütün gezegenler, göktaşları, uydular ve kuyrukluyıldızlar kütleçekimi ile Güneş’e bağlıdır. Dolayısıyla Güneş Sistemi’nin nasıl sonlanacağı, gelecekte Güneş'te meydana gelecek değişikliklerle ilişkilidir.

Bir yıldızın nasıl evrim geçireceğini belirleyen en önemli etken yıldızın kütlesidir. Kütlesi çok büyük olan yıldızlar, süpernova patlamaları sonrasında nötron yıldızlarına ya da karadeliklere dönüşebilir. Ancak Güneş’in kütlesi bu kadar büyük değil. Tahminler Güneş’in ömrünün sonunda bir beyaz cüceye dönüşeceğini gösteriyor.

İçinde bulunduğumuz çağda Güneş hidrojen atomlarını helyum atomlarına dönüştürerek enerji üretiyor. Her gün yaklaşık dört milyon ton madde çekirdek tepkimeleri sırasında enerjiye dönüşüyor. Bu aşamanın yaklaşık 5,5 milyar yıl daha devam edeceği düşünülüyor. Hidrojenin tükenmeye başlamasıyla Güneş şişmeye başlayacak ve bir kırmızı dev haline gelecek. Bu sırada Güneş’in hacminin Dünya’yı yutacak kadar büyüyeceği düşünülüyor. Hidrojenin tükenmesinden sonra, çekirdek tepkimelerinde helyum harcanmaya başlanacak. Bu aşamada Güneş önce şimdiki boyutlarının onda birine kadar küçülecek, sonra tekrar şişmeye başlayacak. Art arda birkaç büyüyüp küçülmeden sonra Güneş ömrünün en son aşamasına geçecek. Bu aşamada hacmi yaklaşık Dünya’nın hacmi kadar olacak ve çekirdeği çoğunlukla karbondan ve oksijenden oluşan bir beyaz cüceye dönüşecek. Başlangıçta çekirdeğinin sıcaklığı 100.000 Kelvin civarında olacak olan bu beyaz cüce, milyarlarca yıl içinde yavaş yavaş soğuyacak.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. 

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Mars’ın Boğa Takımyıldızı’ndaki ilgi çekici yolculuğuna tanık olabilirsiniz. Mars ayın ilk günlerinde Ülker Yıldız Kümesi’nin (Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir) yakınlarında görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.