Skip to content Skip to navigation

Güneş Yanığı: Adım Adım Dermatolojik Yıkım

Dr. Özlem Ak İkinci
20/08/2015 - 13:00

Güneş yanığı özellikle açık tenli kişilerin sık sık yaşadığı, tatilin de keyfine gölge düşüren bir durum. Kızarma, acı ve sıcaklık hissi, ileri derece yanıklarda derinin su toplaması, soyulması, en sonunda da iyileşme... Bunlar gözümüzle görebildiklerimiz. Güneş yanığının hücresel boyutundan ise hiç haberdar değiliz.

Güneş’ten Dünya’ya üç çeşit ultraviyole (UV) radyasyon ulaşır. Bunlar UVA, UVB ve UVC'dir. UVB radyasyon, melanosit hücrelerin derinin en üst tabakası olan epidermiste daha fazla melanin üretmesini sağlayan enzimi tetikler. Melanin cildi Güneş’in UV radyasyonundan korur. Güneş ışınlarına maruz kalındığında melanin üretimi artar, cildin rengi koyulaşır yani bronzlaşma dediğimiz durum gerçekleşir, melanin pigmentinin UV radyasyonu emmesi nedeniyle de deride sıcaklık hissedilir. Çocuklarda melanin üretimi hayli sınırlıdır, bu nedenle güneş ışınlarına aşırı maruz kalma sonucu oluşacak zararlı etkilere karşı daha duyarlıdırlar. 15 yaşından önce yüksek düzeyde UVB radyasyona maruz kalan bir kişinin 30’lu yaşlardan itibaren öldürücü bir deri kanserine yakalanma riski hayli fazladır.

Bronzlaş(Ma)!

Uzmanlara göre “sağlıklı bronzlaşmak” diye bir kavram yok. Bronzlaşma estetik açıdan arzu edilen bir durum olsa da aslında cildin hasar görmesi ve kendi kendini korumaya çalışmasından başka bir şey değil. Koruma araçlarından biri olan melanin, UV radyasyona karşı kalkan görevi görür. Ani pigment koyulaşması denilen ve güneş ışınlarına maruz kalındıktan birkaç saat sonra meydana gelen bronzluk aslında derinin kendisini koruma tepkilerinden biridir.

UV ışını DNA’nın kimyasal yapısını bozar ve çerçeve kayması mutasyonuna neden olur. Bu mutasyon türünde bir genin protein kodlayan kısmına ya birkaç baz çifti girer ya da bu bölgeden birkaç baz çifti çıkar. Çoğu zaman vücut çerçeve kayması mutasyonunu tespit etme konusunda hayli başarılıdır. Onarım mekanizması devreye girer, ancak onarım her zaman başarıyla sonuçlanmayabilir. Bu da yaygın cilt kanserlerine, örneğin bazal hücreli karsinom ve yassı hücreli karsinom, davetiye çıkarmak anlamına gelir.

Önce Hasar, Sonra Kanser

Cilt kanseri türleri genel olarak melanom dışı cilt kanseri ve melanom cilt kanseri olarak sınıflandırılır. Melanom dışı cilt kanserleri çoğunlukla güneş ışınlarına dolayısıyla UV radyasyona en çok maruz kalan göz, yüz, boyun ve ön kol gibi vücut bölümlerinde görülür. Melanom, melanom dışı kanser türlerine göre daha az görülse de cilt kanserinden kaynaklanan ölümlerin en büyük nedenidir. Açık tenli kişilerde görülen fazla sayıda cilt beninin melanoma dönüşme riski hayli yüksektir. Bu kanser türü çok açık tenli, mavi gözlü, kızıl ya da açık renk saça sahip kişilerde daha yaygın olarak görülür. Melanom olan ve olmayan cilt kanserlerinin görülme sıklığı özellikle son 10-15 yılda önemli oranda arttı. Dünyada her yıl 2-3 milyon kişiye melanom dışı cilt kanseri, 132.000 kişiye melanom cilt kanseri teşhisi konuyor. Teşhis edilen her üç kanser vakasından biri cilt kanseri. Dünyada en çok cilt kanseri görülen ülkeler listesindeyse coğrafi konumu nedeniyle Avustralya başı çekiyor.

Güneş ışınlarının zararları apaçık ortada. Herhangi bir önlem almadan uzun süre ya da sık sık güneş ışınlarına maruz kalmak çılgınlığın bir diğer adı gibi. Koruyucu kullanmak güneşe karşı alınan en yaygın önlemlerden biri. Bu nedenle koruyucuların güvenilirliğini, etkin bir koruyucunun özelliklerini öğrenmek ve uygun koruyucu seçmek tatile çıkmadan yapılacaklar listesinin başında olmalı.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Kıyafetlerimizin üretiminde kullanılan iplikçikler çoğu zaman polyester, naylon ve akrilik gibi plastiklerden elde edilir. Yapılan son bilimsel çalışmalar, bu mikroiplikçiklerin denizlerdeki plastik kirliliğinin ana kaynaklarından biri olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Hafta sonları tüm aile bir aradayken pazar kahvaltıları nasıl da güzel olur, değil mi? Patatesli omlet, simit, börek, krep, kızarmış ekmek... Bu kadar şeyi yedikten sonra tatlı bir uyku bastırır. Peki ama neden?

Tıp ve Sağlık

Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan yeni bir tür koronavirüsün neden olduğu salgın dünyanın farklı yerlerine hızla yayılıyor. Şu ana kadar onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden olan virüs hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.

Tıp ve Sağlık

San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Prof. Dr. Karen Christman ve arkadaşları kalp krizi geçirmiş hastaların kalp kaslarını onarmak için bir hidrojel geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Okulda sınav haftasındasınız ve ders çalışırken sürekli bir şeyler atıştırıyorsunuz. Bu durumda muhtemelen “Stresten yiyorum” cevabını verirsiniz. Bazı insanlar stresli oldukları dönemlerde normalde olduğundan daha fazla yemek yer. Stres bazı insanların ise yeme isteklerinin azalmasına neden olur. Peki, stres yeme alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?

Tıp ve Sağlık

Sağlıklı gelişebilmeleri için çocukların düzenli bir biçimde aşılanması çok önemli. Ancak bazen aşı kayıtlarında sıkıntılar yaşanabiliyor. Bazen de ebeveynler çocuklarının hangi aşıları olduğunu ya da hangi aşının zamanının geldiğini unutabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Aşırı kilo ve obezite 21. yüzyılın önemli sağlık sorunlarından biri. Özellikle çocukları ve gençleri tehdit eden bu küresel sağlık sorunu şehirleşmiş bölgelerde daha yaygın görülüyor. Çocukluk döneminde obez olan kişiler çoğunlukla yetişkin dönemlerinde de obez oluyor. Bu kişilerin genç yaşta diyabet, kalp damar hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalleri daha yüksek.

Tıp ve Sağlık

Sevdiğiniz bir sanatçının konserinden çıktınız ve kulağınızın çınladığını hissediyorsunuz. Yüksek sesle müzik dinlemek hayli zevkli ancak sesin şiddetinin belirli bir seviyenin üzerine çıkması sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.