Skip to content Skip to navigation

Güney Kutbu Yarışı I: Roald Amundsen’in Öyküsü

Dr. Mahir E. Ocak
28/03/2018 - 16:58

1911 yılında Norveçli Roald Amundsen ve Britanyalı Robert Falcon Scott, Güney Kutbu’na ulaşan ilk insanlar olmak için yola çıkmışlardı. Amundsen hem amacına ulaşmayı hem de ekibindeki herkesi sağ salim geri döndürmeyi başardı. Scott ve dört arkadaşıysa kutba ulaştıktan sonra dönüş yolunda hayatlarını kaybetti. Her ne kadar bu iki keşif yolculuğu günümüzde “Güney Kutbu’na ulaşma yarışı” olarak anılsa da aslında önceden planlanmış bir yarış yoktu.

Güney Kutbu’nun bu ilgi çekici keşif öyküsünü üç bölümde ele alıyoruz.

Roald Amundsen’in Öyküsü

Roald Amundsen (1872-1928), 21 yaşındayken tıp eğitimini yarıda bırakmıştı ve kutupları keşfetmeyi amaçlıyordu. 1897-1899 yılları arasında Antarktika seferine, 1903-1906 yılları arasındaysa Kuzey Kutbu yakınındaki Kuzey-Batı Geçidi seferine katılmıştı. Aslında öncelikli olarak Kuzey Kutbu’na ulaşan ilk insan olmayı amaçlıyordu, ama ABD’li Robert Edwin Peary 1909 yılında bunu başaran ilk insanın kendisi olduğunu iddia ettikten sonra hedefini Güney Kutbu olarak değiştirdi.

1911 yılında Fram adlı gemiyle denize açıldıklarında Amundsen, geminin kaptanı ve başka iki denizci haricinde kimse Güney Kutbu’nu keşfetmeye gittiklerini bilmiyordu. Gemideki diğer denizcilerse bu durumdan çok daha sonraları haberdar edileceklerdi.

Amundsen ve ekibi, Antarktika’nın Balina Koyu’na ulaştığında yanlarında köpekler, kar kızakları, yakıt ve çok miktarda yiyecek vardı. Köpekleri başlangıçta kızakları çekmek için, daha sonraları ise besin olarak kullanmayı düşünüyorlardı. Amundsen’in planı, ağustosun sonlarında Güneş doğduktan kısa süre sonra kutba doğru yolculuğa başlamaktı. İtirazlara rağmen soğuğa aldırmadan ekibindeki dokuz kişiden sekizini yanına alarak 8 Eylül’de yola çıktı. İlk birkaç gün gündüz vakti yolculuk ederek uzun mesafe katetmeyi başardılar. Ancak geceleri hayli soğuk olduğu için çok az uyuyabiliyorlardı ve bazı köpeklerin pençeleri donmaya başlamıştı. 12 Eylül günü hava sıcaklığı -56°C’ye düşünce önce korunmak için bir igloo inşa ettiler, daha sonra gemiye geri döndüler. Dönüş yolculuğu sırasında bazı köpekler öldü bazılarınınsa kızaklar üzerinde taşınması gerekti. İlk deneme başarısız olmuştu.

Amundsen 19 Ekim’de dört kişi, dört kızak ve 52 köpek ile beraber ikinci kez Güney Kutbu’na ulaşmak için yola çıktı. Daha sonraları Axel Heiberg Buzulu olarak adlandırılacak olan dik bir buzulu tırmanarak Antarktika Platosu’na çıkmayı başardılar. Köpeklerin yedisi buzula ulaşmadan ölmüştü, kalanların 18 tanesiniyse planlandığı gibi buzula ulaştıktan sonra öldürdüler. Ölü köpeklerin bazılarını dönüş yolculuğu için depoladıktan sonra kalanları kendilerinin ve sağ kalan köpeklerin gıda ihtiyacını karşılamak için yanlarına aldılar.

Amundsen ve arkadaşları yola çıktıktan 56 gün sonra, 14 Aralık 1911’de Güney Kutbu’na ulaşmayı başardı. Amaçlarına ulaştıklarından emin olmak için bir süre civarda dolaştıktan sonra 18 Aralık’ta 38 gün sürecek dönüş yolculuğuna başladılar. Amundsen Güney Kutbu’nda bir çadır ve Norveç kralına hitaben yazılmış bir mektup bırakmıştı. Daha sonra bölgeye ulaşması beklenen Scott’tan mektubu yerine ulaştırmasını rica ediyordu. 99 gün süren keşif yolculuğu 25 Ocak 1912’de tamamlandığında toplamda 3440 kilometre yol yapmışlardı.

Gemiye döndüklerinde Amundsen başarısını dünyaya duyurmak için sabırsızlanıyordu. 8 Mart’ta Avustralya’daki Hobart’a ulaşınca önce kardeşine telgraf çekti, daha sonra da vereceği konferansları planlamaya başladı. Evlerde televizyon ve radyonun olmadığı o dönemlerde başarıları paraya dönüştürmenin yolu şehir şehir gezerek konferanslar vermekten geçiyordu.

Amundsen ve ekibindeki herkes 20 Ağustos 1912’de Norveç Kralı Haakon tarafından “Güney Kutbu Madalyası” ile onurlandırıldı. Takip eden yıllarda kutup keşifleriyle ilgilenmeyi sürdüren Amundsen’in 1918 yılında Kuzey Kutbu’na ulaşmak için çıktığı gemi yolculuğu başarısız oldu. Daha sonraları uçakla Kuzey Kutbu’na ulaşmak için yaptığı denemeler de başarısız olduktan sonra 1928 yılında hayatını kaybetti.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ocak ayında objektiflerinizi müziğin hayatınızdaki yerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayatımdakiMüzik etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Oylamalar sonucunda ocak ayının en beğenilen fotoğrafı Mehmet Aziz Çakmak’a ait Hayatımdaki Müzik olarak belirlendi.

Sosyal Bilimler

11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde kız öğrenciler Bilim Genç Kafe etkinlikleri kapsamında Ankara, İstanbul ve Samsun’da genç bilim insanlarımız ile buluştu.

Sosyal Bilimler

Bu yıl altıncısı düzenlenen Bilim ve Teknolojide Lider Kadınlar Zirvesi, 22 Şubat 2020 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Zirve ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sosyal Bilimler

Gençleri bilim insanlarıyla bir masa etrafında buluşturan TÜBİTAK Bilim Genç Kafe 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde Ankara, İstanbul ve Samsun’da düzenleniyor. Etkinliğin Samsun’daki konuğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşenur Büyükgöze Kavas.

Sosyal Bilimler

Gençleri bilim insanlarıyla bir masa etrafında buluşturan TÜBİTAK Bilim Genç Kafe 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde Ankara, İstanbul ve Samsun’da düzenleniyor. Etkinliğin İstanbul’daki konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neslihan Karakuş.

Sosyal Bilimler

Yollar, caddeler, sokaklar ve parklar sokak lambalarıyla aydınlatılıyor. Geçmişte aydınlatma için gaz lambası ve fener gibi gaz veya mum ile çalışan basit sokak lambaları kullanılsa da günümüzde elektrikle ya da güneş enerjisi ile çalışan sokak lambaları kullanılıyor. Bazı sokak lambaları ise ilginç ve estetik tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Biz de Bilim Genç olarak şubat ayında objektiflerinizi çevrenizdeki sokak lambalarına odaklamanızı istiyoruz.

Sosyal Bilimler

Bilimsel çalışmalar, görsel algı sırasında beynin dil ile ilgili kısımlarının da etkinleştiğini gösteriyor. Dikkatimizi nereye yönlendireceğimizi konuştuğumuz diller belirliyor. Hatta kelimelerin telaffuz edilmediği durumlarda bile farklı dilleri bilen insanların gözleri farklı biçimlerde hareket ediyor.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kasım ayında objektiflerinizi çevrenizdeki kapılara odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #Kapılar etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Instagram’da, Twitter’da ve Facebook’ta Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Sosyal Bilimler

Sinemada Yeni Hollywood dönemi olarak adlandırılan 1960’lı yıllarda sinema tarihine damgasını vuran evrensel filmler çekildi.

Sosyal Bilimler

1960’lı yıllarda sinema endüstrisinde büyük değişimler yaşandı. Adlarını sinema tarihine kazımış, vizyona girdikleri dönemde yoğun ilgi gören filmlerin üretildiği bu dönem “Sinemada Yeni Hollywood” olarak anılır.