Skip to content Skip to navigation

Hatalarımızdan Öğreneceklerimiz Var

Dr. Öğr. Üyesi Başak Kandemir
29/11/2019 - 15:19

Hiç hata yapmamayı mı yoksa çok sayıda deneme ve yanılmadan sonra başarılı olmayı mı tercih edersiniz? Hata yapmak zaman zaman insanlar tarafından bir eksiklik olarak görülse de araştırmalar hata yapmanın öğrenmeyi olumlu etkilediğini gösteriyor.

Hayatımız denemeler, yanılmalar, başarısızlıklar ve başarılarla dolu. Bazen pes eder bazen de dört elle sarılıp hedefimize ulaşmak için çabalamaya devam ederiz. Hatalar karşısında vazgeçmek mi yoksa nerede hata yaptığımız üzerine düşünüp çözüm bulmaya çalışmak mı daha az hata yapmamızı sağlar? Araştırmalar başarısızlıkların ve hata yapmanın bir öğrenme şekli olabileceğini gösteriyor.

Hatalardan ders çıkarmak yeni bir öğreti değil. Bir asır önce bir çeşit batarya geliştirmeye çalışan Thomas Edison’u meslektaşları, çalışmalarının hâlâ bir sonuca ulaşamaması nedeniyle eleştirdiklerinde ünlü mucit aslında çok fazla sonuç elde ettiğini, sayısız bilgi ve deneyim kazandığını söylemişti. Edison yaptığı binlerce deneme ve başarısızlıktan sonra bataryayı geliştirmişti.

Tıpkı bilimsel bir çalışmanın başarıya ulaşmasında karşılaşılan iyi ve kötü sonuçlarda olduğu gibi büyürken de deneme ve yanılma yolunu kullanıyoruz. Öğrendiğimiz her bilgi, iyi ya da kötü sonuçlanan her deneyim hafızamıza kaydediliyor.

Deneme-yanılma aslında bir öğrenme yöntemi. Sorgulamaya dayalı öğrenme olarak da bilinen bu yöntemle kazandırılmak istenen bilgiyi öğrencilerin kendilerinin keşfetmesi bekleniyor.

 

Mazeret Bulmayın, Hatalarınızın Sorumluluğunu Alın

Öğrenciler zor bir problemle karşı karşıya kaldıklarında hata yapma konusunda risk alıyor, böylece başarısız olma ihtimalini kabul edip başarısızlığın sorumluluğunu alıyorlar. Bu sayede birlikte çalışarak sorunlara çözüm üretebiliyor ve birbirlerine yol gösterebiliyorlar.

Öğretmenler ise öğrencileri eleştirel düşünmeye yönlendirerek bir kavram ya da sorun üzerinde fikir yürütmelerini sağlıyor. Sorunları kendi başlarına çözebilen öğrenciler böylece hata yaptıklarında hemen pes etmiyor ve çözüm üretmek için motive oluyorlar.

 

Hatanızı Analiz Edin

Hatalar aslında öğrenmeye yeniden başlamak için teşvik edici olabilir. Çünkü başarısızlığa neden olan etkeni bulmaya çalışmak başarısızlığın üstesinden gelme yollarından biri. Diyelim ki kimya sınavınızdan düşük bir not aldınız. Hangi sorularda hata yaptığınızı analiz ederek hangi konuları tam olarak anlamadığınızı ya da yeterince çalışmadığınızı belirleyebilir, sınava hazırlanırken kullandığınız yöntemin eksik yönlerini keşfedebilir ve başarısız olmanıza neden olan etkenleri bulabilirsiniz. Çözüm odaklı yaklaşım olarak isimlendirilen bu yöntem sayesinde bir sonraki sınava daha etkili bir şekilde çalışarak daha başarılı bir sonuç elde edebilirsiniz.

Ya da kötü geçen bir sınavdan sonra bir sonraki sınavın daha güzel geçeceği düşüncesine kendinizi ikna edip yaşadığınız hayal kırıklığıyla bu şekilde başa çıkmaya çalışabilirsiniz. Ancak bu durumda nerede hata yaptığınız üzerinde düşünmek yerine başarısızlığı görmezden gelmiş olursunuz. Bu yöntem ise duygusal odaklı yaklaşım olarak tanımlanıyor.

Hatalarımızdan bir şeyler öğrenebileceğimizi bilmek hata yaptığımızda sorunu çözmek adına daha motive olmamızı sağlıyor.

Yapılan araştırmalar da hata yapmanın öğrenme sürecini geliştirdiğini gösteriyor. 2014’te yapılan bir araştırmaya göre bir hareketi gerçekleştirirken hata yaptığımızda, bu hareketi daha ileriki bir zamanda tekrar ettiğimizde beynimiz bunu hatırlıyor ve bu bilgileri hareketi daha başarılı bir şekilde gerçekleştirmede kullanıyor. Bu sayede gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz amaca ulaşmaya çalışırken dikkatimizi doğru şekilde yönlendirerek öğrenme sürecini kolaylaştırabiliriz.

Olayları kontrol altında tutmaya çalışmak ya da sürekli başarılı olmak için çabalamak hata yapma korkusu oluşturuyor. Bunun altında yatan en önemli etken ise rekabet ortamında kaybetmek istememek. Oysaki hata yapmak öğrenme isteğini ve yaratıcılığı artırırken, hata yapma korkusu tam tersi etki yaratıyor.

Çok ciddi sonuçları olabilecek kritik durumlarda hata yapmak tabii ki istenmez. Ancak bu gibi durumlar dışında hatalar bize deneyim kazandırırken bir yandan da ortaya çıkan olumsuz sonuçları telafi edebilmek ya da bir daha hata yapmamak için neler yapılabileceği konusunda yol gösterici oluyor. Çünkü beyin yaptığımız hataları kaydediyor ve ihtiyacımız olduğunda bize bu hataları hatırlatıp çözüm üretme sürecinde farklı yollar denememizi sağlıyor.

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:
Dr. Öğr. Üyesi Başak Kandemir
Başkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Okulda sınav haftasındasınız ve ders çalışırken sürekli bir şeyler atıştırıyorsunuz. Bu durumda muhtemelen “Stresten yiyorum” cevabını verirsiniz. Bazı insanlar stresli oldukları dönemlerde normalde olduğundan daha fazla yemek yer. Stres bazı insanların ise yeme isteklerinin azalmasına neden olur. Peki, stres yeme alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?

Tıp ve Sağlık

Sağlıklı gelişebilmeleri için çocukların düzenli bir biçimde aşılanması çok önemli. Ancak bazen aşı kayıtlarında sıkıntılar yaşanabiliyor. Bazen de ebeveynler çocuklarının hangi aşıları olduğunu ya da hangi aşının zamanının geldiğini unutabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Aşırı kilo ve obezite 21. yüzyılın önemli sağlık sorunlarından biri. Özellikle çocukları ve gençleri tehdit eden bu küresel sağlık sorunu şehirleşmiş bölgelerde daha yaygın görülüyor. Çocukluk döneminde obez olan kişiler çoğunlukla yetişkin dönemlerinde de obez oluyor. Bu kişilerin genç yaşta diyabet, kalp damar hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalleri daha yüksek.

Tıp ve Sağlık

Sevdiğiniz bir sanatçının konserinden çıktınız ve kulağınızın çınladığını hissediyorsunuz. Yüksek sesle müzik dinlemek hayli zevkli ancak sesin şiddetinin belirli bir seviyenin üzerine çıkması sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.

Tıp ve Sağlık

Mutluluğumuzun nelere bağlı olduğu konusu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiştir. 80 yıl süren araştırma mutluluğu belirleyen en önemli faktörün çevremizdeki insanlarla iyi ve olumlu ilişkiler kurmak olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Geçtiğimiz on yılda elde edilen bulgular, kızamık aşısının sadece kızamık hastalığına karşı değil uzun vadede diğer hastalıklara karşı da koruma sağladığını göstermişti. Uluslararası bir araştırma grubunun yakın zamanlarda Science’ta yayımladıkları sonuçlar, bağışıklık sistemindeki hafıza kaybı hipotezinin doğru olduğuna işaret ediyor.

Tıp ve Sağlık

Çok yorgun olduğunuzu ve başınızı yastığa koyduğunuzu hayal edin. Tam uykuya dalacaksınız ama o da ne? Gök gürültüsünü andıran bir sesle yerinizden fırlıyorsunuz. Bu, yan odada uyuyan kardeşinizin horlama sesi. Horlamanın sadece horlayan kişinin yakınındaki kişileri olumsuz etkileyen bir durum olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak horlamadan en çok etkilenen horlayan kişinin kendisidir.

Tıp ve Sağlık

Eylemlerimizi yönlendiren iki faktör var: yapmamız gerekenler ve yapmayı istediklerimiz. Yemek yemek, uyumak gibi yapmak zorunda olduğumuz eylemler dışındakileri kendimiz yapmayı tercih ettiğimiz için gerçekleştiriyoruz. Peki, beynimiz buna nasıl karar veriyor?