Skip to content Skip to navigation

Hubble’ın En Beğenilenleri

Dr. Tuba Sarıgül
22/05/2015 - 14:02

Görev yaptığı 25 yıl boyunca gökbilim araştırmalarında çığır açan Hubble Uzay Teleskobu’nun albümünden en beğenilen 10 fotoğraf...

Kartal Bulutsusu Sütunları

NASA ve ESA tarafından düzenlenen Hubble Mania 2015 fotoğraf yarışmasında en çok oyu alan fotoğraf Kartal Bulutsusu Sütunları oldu. 6500 ışık yılı uzaktaki Kartal Bulutsusu’nda bulunan sütunlar hidrojen gazı ve toz parçacıklarından oluşuyor. Gaz ve toz yoğunluğunun yüksek olduğu bu bölgede yeni yıldız oluşumu çok fazla. Elde edilen son görüntüler Kartal Bulutsusu Sütunları’nın yeni oluşan büyük kütleli yıldızların etrafındaki gaz bulutları ile nasıl etkileştiği hakkında bilim insanlarına önemli bilgiler sağlıyor. Bu bilgiler Güneş’in nasıl oluştuğunun anlaşılmasına yardımcı olabilir.

V838 Mon’un Işık Yankısı

Güneş’ten 20.000 ışık yılı uzaktaki Tekboynuz Takımyıldızı’nda yer alan V838 Monocerotis, 2002 yılında ani bir patlamayla Samanyolu Gökadası’ndaki en parlak yıldız haline geldi. Ardından kısa sürede parlaklığını yitirdi. V838 Monocerotis’teki ani ışık patlamasının nedeni ise tam olarak aydınlatılamadı.

Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilen bu görüntü hayli ilginç bir gökbilim olayına tanık olmamızı sağladı. Işık yankısı olarak isimlendirilen bu olayın, patlamayla yayılan ışınların yıldızın etrafındaki toz bulutunu aydınlatması sonucu oluştuğu düşünülüyor. Yayılan ışınların bir kısmının yıldızın etrafındaki parçacıklar tarafından yansıtılması bu duruma sebep oluyor.

Karadeliksiz Bir Gökada

NGC 1300, Samanyolu Gökadası gibi çubuksu sarmal yapıda bir gökada. Ancak bugüne kadar merkezinde büyük kütleli bir karadeliğin olduğunu gösteren bir veri elde edilemedi. NGC 1300’ün yıldızların yoğunlaştığı kolları -kolları merkezden dışa doğru kıvrılan sarmal yapıdaki diğer gökadalardan farklı olarak- merkezindeki çubuksu yapıdan çıkıyor. Sarmal kollardaki mavi bölgeler genç yıldız kümelerini, pembe kısımlar yeni yıldızların oluştuğu bölgeleri gösteriyor. Karanlık alanlar ise toz bulutlarından kaynaklanıyor.

Kelebek Bulutsusu

Kelebek Bulutsusu’nun bu görüntüsü ömrünün sonuna gelen bir yıldızın geçirdiği değişimler hakkında bize önemli bilgiler sağlıyor. Yakıtı tükenip ömrünün sonuna gelen bir yıldızın çekirdeği kütleçekim etkisiyle içe çökerken dış katmanları uzaya yayılır. Kelebek Bulutsusu’nun bu ilgi çekici şekle sahip olmasının nedeni ise yıldızın kutuplarından yayılan gaz miktarının diğer kısımlarına göre daha fazla olması.

Işıldayan Toz Bulutları

NASA, ESA, and the Hubble Heritage Team (STScI/AURA)

Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilen bu görüntüde 6400 ışık yılı uzaktaki NGC 2174 bilinen ismiyle Maymun Başı Bulutsusu’nun “gözü” görülüyor. Hidrojen gazı ve toz bulutlarından oluşan bulutsunun merkezindeki yıldızlardan yayılan ışınlar toz parçacıklarının kızılötesi dalga boyunda ışık yaymasına neden oluyor. Bulutsudaki ışıltıların sebebi ise yeni oluşan genç yıldızlardan yayılan yüksek enerjili ışınlar.

Orion Bulutsusu

Bütün bulutsular arasında belki de en bilineni olan Orion Bulutsusu farklı büyüklüklerde binlerce yıldıza ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 1500 ışık yılı uzaktaki bulutsuyu bulutsuz bir gecede çıplak gözle görmek mümkün. Bunun için gökyüzünde yan yana sıralanmış üç parlak yıldızı yani Orion’nun kemerini bulmanız yeterli.

Şapka Şeklinde Bir Gökada

Nerdeyse mükemmel derecede düzgün bir disk şeklinde olan M104 gökadasının merkezinde kütlesi Güneş’in kütlesinin yaklaşık bir milyar katı olan bir karadelik bulunuyor. Gökadanın merkezindeki şişkin bölgede ise milyarlarca yaşlı yıldızın olduğu tahmin ediliyor.

Atbaşı Bulutsusu

1888 yılında İskoç gökbilimci Williamina Fleming tarafından keşfedilen Atbaşı Bulutsusu’nun bu görüntüsü Hubble Uzay Teleskobu’nun çektiği fotoğrafların en bilinenlerinden. Görünür dalga boyunda net bir şekilde görülemeyen bulutsu, kızılötesi dalga boyunda bütün ayrıntılarıyla gözlemlenebiliyor.

İç İçe Geçmiş Halkaların Gizemi

Kedi Gözü Bulutsusu ilk keşfedilen gezegenimsi bulutsulardan biri olmasına rağmen yapısı henüz tam olarak aydınlatılamadı. Yakıtı tükenmeye başlayan Güneş ölçeğindeki yıldızların çekirdeği kütleçekim etkisi ile içe doğru çökerken, dış katmanları uzaya yayılır. Bu süreç sonucunda yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Kedi Gözü Bulutsusu iç içe geçmiş halkalar şeklinde karmaşık bir yapıya sahip. Ancak halkaların dış kısımlarının neden böylesine parlak olduğu tam olarak bilinmiyor.

Birleşen Gökadalardan Kozmik Gül

UGC 1810 ve UGC 1813 gökadaları, aralarındaki kütleçekim etkileşimi nedeniyle birbirlerine doğru hareket ediyor. Birleşen iki gökadanın görüntüsü Dünya’dan bakıldığında bir güle benziyor.

Gökadaların birleşmesi evrende sıkça görülen bir olgu. Hatta Samanyolu Gökadası’nın da yaklaşık 4 milyar yıl sonra Andromeda Gökadası’yla çarpışacağı tahmin ediliyor. Aslında evren hızlanarak genişliyor. Karanlık enerjinin evrenin genişlemesinin hızlanmasına neden olduğu düşünülüyor. Kütleçekim kuvveti ise gökadaların bir arada kalmasını sağlayan kuvvet. İki gökada arasındaki mesafe yeterince küçükse gökadalar, aralarındaki kütleçekim kuvvetinin baskın olması nedeniyle, birbirlerine doğru hareket ederek birleşebilir.

Hubble Uzay Teleskobu'nun en beğenilen 10 fotoğrafının galerisine ulaşmak için tıklayın.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya 200 milyon ışık yılı uzaklıktaki Herkül Takımyıldızı’nda AT2018cow adı verilen bir gökcismi hızla parlaklaştıktan sonra kısa süre içinde sönükleşmişti. Uluslararası bir araştırma grubu bu olayın bir karadelik ya da bir nötron yıldızı gibi yoğun bir gökcisminin doğumu olduğunu ileri sürdü.

Gökbilim ve Uzay

1 Şubat’ta Ay, Venüs, Jüpiter ve Satürn Güneş’in doğuşundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde bir arada olacak. Bir sonraki gün ise yeniay evresine yaklaşan Ay ve Satürn çok yakın görünümde.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Emre Sermutlu, Kepler’in üçüncü yasasını yapay uyduların ve Ay’ın yörünge yarıçapları ve yörüngelerinde dolanma süreleri arasındaki ilişki üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Uzay görevlerinde kullanılacak ekipmanların çok düşük sıcaklık, vakum, yüksek enerjili ışınlar ve parçacıkların zararlı etkileri gibi uzaydaki zorlu koşullarda uygun şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle bu sistemlerin uzay ortamında kullanılmadan önce test edilmesi gerekiyor.

Gökbilim ve Uzay

Dünyanın en büyük ikinci havacılık festivali olan TEKNOFEST heyecanı yeniden başlıyor. TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları için başvurular 28 Şubat’a kadar devam edecek. Kazanan takımları, toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde bir ödül bekliyor.

Gökbilim ve Uzay

Voyager 2, 5 Kasım’da yıldızlararası uzaya girdi. Şu an Dünya’ya yaklaşık 18 milyar kilometre uzaklıkta olan uzay aracının gönderdiği veriler, Voyager 2’nin güneşkürenin dışına çıktığını gösteriyor. Daha önce Voyager 1 de 2012 yılında uzayın başka bir bölgesinde güneşkürenin dışına çıkmıştı.

Gökbilim ve Uzay

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden beri Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bö

Gökbilim ve Uzay

NASA’ya ait Yeni Ufuklar uzay aracı Kuiper Kuşağı’ndaki bir gökcisminin yaklaşık 28.000 kilometre yakınından geçti. Dünya’ya ulaşan ilk görüntülerde Ultima Thule adı verilen gökcisminin birbirine kaynaşmış iki küreden oluştuğu görülüyor.