Skip to content Skip to navigation

İki Elin Sadece Sesi mi Var?

Mine İmren
10/10/2018 - 14:16

Bazılarımız sağ elimizi bazılarımız sol elimizi etkin bir şekilde kullanırız. Hangi elimizi daha etkin bir şekilde kullandığımız erken çocukluk döneminden itibaren belirgin hale gelir. İnsanlar arasında sağ elini kullananların oranının %90, sol elini kullananların oranının yaklaşık %10 ve her iki elini de kullananların oranının ise %1’den az olduğu biliniyor. Her iki elini de etkin bir şekilde kullanabilen bireyler “ambidextrous” (ambidekströz/iki elli) olarak adlandırılıyor. Hangi elin etkin kullanıldığı kısmen genler tarafından kontrol ediliyor.

İnsanların genellikle neden ellerinden birini etkin bir şekilde kullanabildiği sorusunu daha önce Soru-Cevap köşemizde yanıtlamıştık.

Peki, sağ el kullanımı neden bu kadar yaygın?

Beyin iki yarı küreden oluşur. Beynin sağ ve sol yarı küreleri farklı işlevleri yerine getirir. Beynin sol yarı küresi bedenin sağ bölümünden, beynin sağ yarı küresi ise bedenin sol bölümünden sorumludur. Bu durum beyin asimetrisi olarak isimlendirilir. Örneğin toplumun genelinde dil becerisinin gelişiminde beynin sol yarı küresinin daha fazla işlevi vardır. Özellikle sağ elini etkin bir şekilde kullanan insanlarda dil becerisinin gelişiminde beynin sol yarı küresinin işlevi daha baskındır. Ancak sol elini etkin bir şekilde kullanan insanlarda bu oran daha düşüktür. İnsanların çoğunun tek elini etkin bir şekilde kullanmasının, bazı bilişsel işlevlerin (örneğin dil becerisi, yüz tanıma) kontrol edilmesinde beynin yarı kürelerinden birinin etkisinin daha baskın olmasıyla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.

Geçmişte sol elini kullanan bireyler anormal olarak görülür ve sağ ellerini kullanmaya zorlanırlardı. 19. yüzyılda ise sol el kullanımının anormal bir durum olmadığını, hatta her iki eli de kullanmanın önemli faydalarının olduğunu öne süren John Jackson iki elini de etkin bir şekilde kullananlar için bir dernek bile kurmuştu. Jackson ve onunla aynı görüşte olanlara göre tek el kullanımı ile beynin bir yarı küresinin potansiyeli yeterince değerlendirilmiyor, bu nedenle iki elini de etkin bir şekilde kullanmak beynin her iki yarı küresinin potansiyelinin en iyi şekilde kullanılması anlamına geliyordu.

Günümüzde bu iddiaların bilimsel bir temeli olmadığı anlaşıldı. Bazı bilimsel araştırmalar iki eli de kullanmanın bilişsel performansı olumlu etkilediği görüşünün aksini gösteriyor. Örneğin Neuropsychologia dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sağ elini etkin bir şekilde kullanan bireyler ile sol elini etkin bir şekilde kullanan bireylerin zekâ testinden (IQ) aldıkları ortalama puanlar arasında belirgin bir fark yok. İki elini de kullanan bireyler ise zekâ testinin özellikle aritmetik, bellek ve akıl yürütmeyle ilgili alanlarında belirgin düzeyde daha düşük performans gösterdi. Auckland Üniversitesi’nden Michael Corballis bu sonuçların iki elini de kullanan bireylerde beynin yarı küreleri arasında, sinir iletilerinin aktarım süreçlerindeki problemden kaynaklanabileceğini söylüyor.

İki eli de kullanmanın dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozukluğu, demans (toplumda bunama olarak bilinir), otizm gibi bozukluklarla ilişkili olduğunu gösteren araştırmalar var. Ancak bilim insanları bu konuda kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor.

İki eli de kullanmanın bazı bilişsel ve psikolojik bozukluklarla ilişkili olduğunu gösteren araştırmalar olsa da spor, müzik ve sanat alanın başarılı isimler arasında iki elini de kullananlar var. Bu isimler arasında en bilinenlerinden biri Leonardo da Vinci.

 

Kaynaklar:

 

Yazar Hakkında:
Mine İmren
Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce kasım ayında sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım.

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazı resim ya da fotoğraflara baktığımızda onları aslında olduklarından farklı şekilde algılarız. Görsel yanılsama ya da optik illüzyon adı verilen bu olay ışık, objenin rengi ve deseni gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Yani bir anlamda beynimiz kandırılır.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Eylül 2019 probleminin çözümüne ve Ekim 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ağustos 2019 probleminin çözümüne ve Eylül 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

1999’da vizyona giren Matrix filminde ana karakter Neo, Headjack olarak isimlendirilen bir beyin-bilgisayar arayüzü sayesinde Matrix dünyasına girebiliyordu. Neo’nun kafatasının arkasında yer alan bağlantı girişi sayesinde bu cihaz binlerce küçük bağlantı boyunca beynin derinliklerine ulaşabiliyordu. Headjack bilgisayarlara bağlanıyor ve bu şekilde insanlar bir sanal gerçeklik dünyası olan Matrix'e giriş yapabiliyordu.