Skip to content Skip to navigation

İnsansız Hava Aracı Görüntüleri Sayesinde Antik Bir Yapı Keşfedildi

Nurulhude Baykal
23/08/2018 - 10:00

Görseli büyütmek için tıklayın.

Yazar ve fotoğrafçı Anthony Murphy, İrlanda’daki Boyne Vadisi’nin yakınındaki arkeolojik bölgede binlerce yıldır gizli kalmış antik bir yapı keşfetti. Murphy, bölgeyi döner kanatlı insansız hava aracı (drone) ile görüntüledi. Kaydettiği videoyu izlerken tarlalardaki ekinler üzerinde belirgin şekiller fark etti. Çapı 200 metreye ulaşan çember şeklin bölgeye yaklaşık 4500 yıl önce inşa edilmiş antik bir yapının izdüşümü olduğu düşünülüyor. Çemberin çevresi boyunca devam eden iç içe ikili çizgiler arasında aralıklar bulunuyor.

Orijinal adı Brú na Bóinne olan Boyne Vadisi, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan ve üzerinde birçok önemli antik yapıyı barındıran bir bölge. Arkeologlar bu bölgede araştırmalar yapmasına rağmen Murphy tarafından bulunan yapı yıllardır gizli kalmayı başarmıştı. Ancak antik yapı bu yıl İrlanda’da yaşanan aşırı kuraklık nedeniyle ekinlerin renk değiştirmesi sayesinde keşfedildi.

Geç Neolitik ya da Erken Tunç Çağı’nda inşa edildiği tahmin edilen yapının temelinde ağaç kullanıldığı düşünülüyor. Kazılan çukurlara oturtulan ağaç parçaları bir süre sonra çürüyüp organik malzeme haline gelmiş. Bu malzeme nem tuttuğu ve ağaçların yapısında bulunan organik maddeler açısından zengin olduğu için çevresindeki toprağa göre daha nemli ve verimli. Normal şartlarda toprak yapıları arasındaki fark belirgin değildi. Aşırı kuraklığın etkisi ile toprağın daha nemli ve besin maddeleri açısından zengin bölgelerinde yetişen ekinler daha sağlıklı gelişince fark belirginleşti. Ancak bölge tepeden görüntülenmeseydi yan yana yetişen ekinler arasındaki fark anlaşılamayabilirdi.

 

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.