Skip to content Skip to navigation

İnsansız Hava Araçları Yarışması Başladı

Nurulhude Baykal
12/10/2016 - 16:52

TÜBİTAK tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması, Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Yerleşkesi’nde başladı.

Savunma sanayiinde ve eğlence sektöründe yaygın olarak kullanılan insansız hava araçlarının sivil savunma, çevre koruma ve iş verimliliğini artırma amaçlı kullanımını yaygınlaştırmak adına düzenlenen yarış, ülkemizde bu alanda uluslararası boyutta düzenlenen ilk etkinlik. Organizasyon kapsamında, insansız hava araçları sabit ve döner kanatlı olmak üzere iki kategoride yarışacak. Yarışma iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşamada araçların belirli mesafeleri belirli bir sürede katetmesi gerekiyor. İkinci aşamada ise her biri 250 gram ağırlığındaki dört küpü belirlenen hedeflere belirli bir sürede ulaştırmaları bekleniyor.

İnsansız hava araçları pratik ve ekonomik olmaları sebebiyle büyük hangarlarda evrak alışverişi, belirli ağırlığa kadar koli taşıma, orman yangınları ve sel gibi afetler sırasında koordinat belirleme vb. işler için de kullanılıyor. Yarışmadaki hedefler, insansız hava araçlarının bu sivil uygulamalardaki becerisini ölçmek üzere kurgulandı.

95’i yerli, 5’i yabancı olmak üzere 100 takımın yarıştığı organizasyonda yaklaşık 20 ödül kategorisi var. 16 Ekim’de yarışmanın sonuçlarını ve ödül alan takımları Bilim Genç’ten öğrenebilirsiniz. 

Fotoğraf galerisi için tıklayın.

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Satürn hiç de fotoğrafta görüldüğü gibi sakin bir yer değil. Güneş Sistemi’nin bilinen en fazla uyduya sahip gezegeni olan Satürn’ün atmosferinde devasa fırtınalar gerçekleşiyor.

Gökbilim ve Uzay

Kasım ayında nadir gerçekleşen bir gök olayına tanık olabilirsiniz. Merkür, 11 Kasım’da Güneş’in önünden geçiyor. Ancak unutmayın! Geçişi ister çıplak gözle, ister dürbünle, ister teleskopla gözlemleyin, mutlaka uygun bir güneş filtresi kullanmaya dikkat edin. Çünkü Güneş’e doğrudan bakmak gözünüzde kalıcı hasarlara neden olabilir.

Gökbilim ve Uzay

Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yapılan gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusu keşfedildi. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.