Skip to content Skip to navigation

İnsülin Hapları

Dr. Mahir E. Ocak
20/07/2018 - 09:30

Harvard Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacı, şeker hastalarının insülin hormonunu ağız yoluyla almasına imkân veren bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem sayesinde gelecekte şeker hastaları kan şekerlerini kontrol etmek için her gün bir, iki kez kendilerine iğne yapmak yerine hap kullanmaya başlayabilirler. Dr. Amrita Banerjee ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Bilimsel yazında “tür 1 diyabet” olarak adlandırılan hastalık, vücudun insülin hormonunu üretememesinden kaynaklanır. Dünya genelinde bu hastalıktan muzdarip milyonlarca insan her gün bir, iki kez kendilerine insülin iğnesi yapmak zorunda kalırlar. Pek çok başka hastalığın aksine şeker hastalığı tedavisinde haplar kullanılmaz. Bu durumun sebebi, ağız yoluyla alınan maddelerin sindirim sisteminden geçerek kana karışmasıdır. Sindirim sisteminde işlevi proteinleri küçük amino asitlere parçalamak olan pek çok enzim vardır. İnsülin de bir tür protein olduğu için, diğer proteinler gibi, sindirim sistemi tarafından parçalanarak yapı taşlarına ayrıştırılır. Günümüze kadar bu sorunu aşmanın tek yolu, iğne yaparak insülinin doğrudan kana karışmasını sağlamaktı. Geçmişte ağız yoluyla alınabilecek insülin hapları geliştirmek için pek çok araştırma yapıldıysa da bugün ne insülin ne de başka proteinler içeren haplar piyasada bulunmuyor.

Ağız yoluyla alınan insülinin kana karışmasını sağlamak için birkaç engelin aşılması gerekiyor. Öncelikli olarak insülinin midedeki asidik ortamdan zarar görmeden geçmesi lazım. Araştırmacılar bu amaçla insülin haplarının dış kısmını aside dirençli bir maddeyle kaplamışlar. Böylece insülinin zarar görmeden mideden ince bağırsağa geçmesi mümkün oluyor. Kapsüllerin içinde sadece insülin değil, temel görevi insülini ince bağırsaktaki enzimlerden korumak olan çeşitli maddeler de var. Kapsüller ince bağırsağa geçtiğinde, dış kısımdaki aside dirençli kaplama çözülüyor ve insülin içeren sıvı açığa çıkıyor. Ancak insülin koruyucu maddeler sayesinde enzimler tarafından parçalanamıyor. İnsülin gibi büyük moleküllerin ince bağırsakta emilip kana karışması çok zordur. Ancak araştırmacılar, kapsüllerin içindeki sıvının sadece insülinin enzimler tarafından parçalanmasını engellemeye değil aynı zamanda emilerek kana karışmasına da yardımcı olduğunu söylüyorlar.

Yeni yöntem sayesinde sadece insülini değil başka proteinleri de kana karıştırmak için haplar geliştirmek mümkün olabilir.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Pek çok hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak aşırı kullanım zararlı da olabiliyor. Çünkü antibiyotikler sadece hastalık yapan bakterilere değil yararlı bakterilere de -örneğin sindirime yardımcı olan bakterilere de- zarar verebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Uçmak insanların çoğuna büyük keyif verir. Ancak yerden yükselmek insan fizyolojisi üzerinde çeşitli etkilere yol açar. Dış kulak ile orta kulak arasında yer alan kulak zarı, uçuş sırasındaki  basınç değişikliklerinden etkilenen en önemli yapıdır.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar plasentadan elde edilmiş, Cdx2 olarak adlandırılan kök hücrelerin kalp krizi geçirmiş farelerde yeniden sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebildiğini gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Yakın zamanda doktora gittiyseniz hastane duvarlarında şöyle bir uyarı ile karşılaşmış olabilirsiniz: “Doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin”. Peki, bu uyarı neden yapılıyor? Neden antibiyotik kullanıyoruz? Antibiyotikler tehlikeli mi? Gelin, bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Tıp ve Sağlık

Rochester Teknoloji Enstitüsünde çalışan Nicholas Conn, Karl Schwarz ve David Borkholder, konjestif kalp yetmezliği hastaları için yararlı olacak bir klozet oturağı geliştirdi. Çeşitli ölçüm cihazlarıyla donatılmış oturak, henüz semptomlar ortaya çıkmadan hastanın sağlığındaki bozulmaları tespit edebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Ergenlik dönemi bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak çok hızlı değişimler geçirdiğimiz, kendine has özellikleri olan bir dönemdir. Peki, bu dönemde beslenme konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tıp ve Sağlık

Prof. Dr. Ramazan Akdemir ile üç boyutlu yazıcıyla üretilen eriyebilen damar stenti projesi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

“Her şeyin azı karar çoğu zarar” denir. Bu söz bağışıklık sistemimiz için de geçerli olabilir. Çünkü bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması otoimmün hastalıklara (öz bağışıklık hastalıkları) sebep olabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Sindirim sistemimizi yakından tanıyıp yiyeceklerin vücudumuza girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiğini ve nasıl enerjiye dönüştüğünü öğrenmek i

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.