Skip to content Skip to navigation

Kafeinsiz Kahveler

Dr. Tuba Sarıgül
21/07/2016 - 15:25

Kahve ve çay dünyanın en çok tüketilen içeceklerinden ikisi. Kahvenin sinir sistemi üzerindeki uyarıcı etkilerinin temel sebebi bileşimindeki kafein. Ancak kafein uykusuzluk, kalp ritminde düzensizlik gibi sorunlara neden olabiliyor.

Bir bardak kahve (yaklaşık 250 mililitre) 50-150 mg kafein içerebiliyor. Bu miktar, kahve çekirdeğinin türüne ve işlenme yöntemine bağlı olarak değişiyor.

Olumsuz etkileri nedeniyle 1900’lü yılların başından beri kahve çekirdeklerinin içindeki kafein farklı yöntemler kullanılarak uzaklaştırılıyor. Ancak bu süreçte kahveye koku ve tat veren diğer kimyasal maddelere dokunmadan sadece kafeinin ayrılması gerekiyor. Örneğin kafein suda çözünebiliyor. Ancak kahvenin içinde suda çözünebilen başka maddeler de bulunuyor. Bu nedenle su kafeini uzaklaştırmak için kullanılabilecek uygun bir çözücü değil.

Başlangıçta kahvenin içindeki kafeini ayırmak amacıyla çoğunlukla insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan farklı kimyasal maddeler kullanılıyordu. Günümüzde ise bu amaçla çoğunlukla diklorometan ve etil asetat (farklı meyve ve sebzelerde, örneğin muzda, elmada doğal olarak bulunan bir maddedir) tercih ediliyor. Bu çözücüler buharda bekletilmiş kahve çekirdekleriyle karıştırıldığında kafeinin bir kısmı çözülüyor. Ancak kahvenin yapısındaki kafeinin büyük kısmının ayrılabilmesi için işlemin birkaç kez tekrarlanması gerekiyor.

Suyla özütleme yönteminde ise kahve çekirdekleri sıcak suyla karıştırılır. Bu süreçte kafein ve suda çözünen diğer maddeler kahve çekirdeklerinden ayrılır. Bu çözelti daha sonra aktif karbonla karıştırılır. Aktif karbon kafein moleküllerini yüzeyde tutarak çözeltiden ayrılmalarını sağlar. Bu çözelti, kahvede bulunan kafein hariç başka suda çözünebilir maddeler içerdiğinden, diğer kahve çekirdekleriyle karıştırıldığında sadece kafeini çözerek kahve çekirdeklerinden ayrılmasını sağlar.

Karbondioksitle özütleme yönteminde yüksek basınç altında sıkıştırılarak sıvı hale getirilmiş karbondioksit kahve çekirdekleriyle karıştırılır. Bu karışım ısıtıldığında süperkritik akışkan hale geçen karbondioksit sadece kahvenin içinde bulunan kafein moleküllerini çözer. Bu yöntem sayesinde kahvenin içindeki kafeinin %97-%99’u uzaklaştırılabilir.

Ayrıca genetik çalışmalar sayesinde kahve ve çay bitkilerinde kafein sentezini sağlayan biyokimyasal süreçler engellenerek, kafein içermeyen kahve çekirdekleri üretilebileceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Kimya

Deniz ya da okyanus köpüğü olarak adlandırılan...

Kimya

Harvard John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’nda çalışan bir grup araştırmacı kendini onaran kauçuk üretti.

Kimya

Paket lastikleri kauçuktan üretilir. Çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından kullanılan bir malzeme olan kauçuğun elastik, suya ve ısıya karşı yalıtım sağlayan, yumuşak ve uzun ömürlü bir malzeme olması nedeniyle günümüzde de çok geniş bir kullanım alanı var.

Kimya

Pigmentler boya, tekstil, kozmetik, yiyecek gibi maddelerin renklendirilmesinde kullanılan bileşiklerdir. Bu maddeler çoğunlukla suda çözünmez.

Kimya

Normalde çok fazla hissedilmeyen açık hava basıncının etkisini bir deneyle gözlemleyelim.

Kimya

Araştırmacılar sıvı suyun yapısı ve yoğunluğu birbirinden çok farklı iki ayrı fazı olduğunu belirledi. 

Kimya

Bitkilerin çiçekleri çoğunlukla güzel kokular yayar. Çiçekli bitkilerdeki kokulu maddeler, kolayca buharlaşabilen kimyasal bileşiklerdir.

Kimya

Kimyasal silahların izleri çevresel örneklerin (toprak, su, şarapnel parçaları, saldırıya maruz kalmış insanların kıyafet örnekleri) yanı sıra kan, doku, idrar gibi biyolojik örneklerde de aranıyor.

Kimya

Bir organik kimyacı ve bir yelkenli tekne kaptanının ortak çabaları sonucunda plastik atıkları motorine dönüştürmek için yeni bir yöntem geliştirildi.

Kimya

Harvard Üniversitesi’nden araştırmacılar hidrojeni yüksek basınç altında (Dünya’nın merkezindeki basınç değerinden de fazla) sıkıştırarak metalik hidrojene dönüştürmeyi başardı.