Skip to content Skip to navigation

Kâğıt Üzerine Basılan Yazıları “Silmek” İçin Yeni Yöntem

Dr. Tuba Sarıgül
17/07/2019 - 16:59

ABD’deki Rutgers Üniversitesinden ve Oregon Eyalet Üniversitesinden araştırmacılar, üzerine baskı yapılan kâğıtların geri dönüştürülmeye ihtiyaç olmaksızın tekrar kullanılması için kâğıt üzerindeki baskının çıkarılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi.

Kâğıt üretimi; üretim sürecinde ağaçların kesilmesi, açığa çıkan atık kirli sular, enerji tüketiminin fazla olması gibi nedenlerle çevreyle ilgili sorunlara neden oluyor. Kullanılan kâğıtların geri dönüştürülmesiyle bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanıyor. Ancak geri dönüşüm sürecinde zararlı kimyasal maddeler kullanılıyor ve bu süreçte çok fazla enerji harcanıyor. Kullanılmış kâğıtların çeşitli süreçlerle tekrar hamur hâline getirilip geri dönüştürülmesine ihtiyaç olmadan, üzerindeki baskı katmanının çıkarılmasını sağlayan çeşitli yöntemler var.

Sonuçları Journal of Cleaner Production dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları bu amaçla yeni bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen yöntemde mürekkebin kâğıttan çıkarılması için ilk olarak üzerinde baskı bulunan kâğıt görünür bölge dalga boyunda ışık yayan ksenon lambaya maruz bırakılıyor. Işık mürekkep tarafından soğurulduğunda mürekkebin kâğıdın yüzeyine tutunmasını sağlayan kimyasal bağların zayıflayarak kopmasını sağlıyor. Daha sonra kâğıt etil alkol damlatılmış bir malzemeyle silinerek mürekkep kâğıdın yüzeyinden uzaklaştırılıyor. Böylece kâğıdın renginde bir değişme olmadan ya da kâğıt yıpranmadan mürekkep kâğıttan silinebiliyor.

Geliştirilen yöntem, üzeri farklı malzemelerle kaplanarak farklı özellikler kazandırılan (örneğin kâğıdın daha parlak ve pürüzsüz olmasını sağlamak, baskı kalitesini artırmak) kâğıtların yüzeyinden siyah mürekkebi başarılı bir şekilde çıkarabiliyor. Ancak renkli mürekkeplerin (kırmızı, mavi, yeşil) çıkarılması için önce üzerlerine siyah mürekkep basılması gerekiyor. Geliştirilen yöntem ayrıca çok miktarda zararlı kimyasal madde kullanımını gerektirmemesi ve kâğıda zarar vermemesi gibi avantajlara sahip.

İlgili İçerikler

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.