Skip to content Skip to navigation

Karıncalar Kendi Ağırlıklarının Katlarca Fazlasını Nasıl Taşıyabiliyor?

Selin Çorba
18/06/2019 - 15:36

Günlük hayatta hepimiz karıncaları bir şeyler taşırken görmüşüzdür. Taşıdıkları yükler bazen kendi boyutlarına kıyasla çok büyük bir yiyecek parçası ya da başka bir nesne olabilir. Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Karıncaların kendi ağırlıklarının katlarca fazlasını taşıyabilmelerinin başlıca sebebi çok “hafif” canlılar olmalarıdır. Bu sayede kas güçlerinin büyük kısmını yükleri taşımak için kullanabilirler. Fakat büyük canlılarda, örneğin insanlarda, vücut ağırlığı fazla olduğundan kaslar vücudun iskelet sistemini de desteklemek zorundadır. Bu nedenle fazla yük taşıyamayız.

Ohio State Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada bilim insanları Formica exsectoides türü karıncaları elektron mikroskobu ve bilgisayarlı tomografi cihazlarını kullanarak inceledi. Eklemlerinin dayanıklılığını ölçmek içinse karıncaları hızla dönen bir disk üzerine yerleştirdiler. Sonuçta karıncaların dönme sırasında üzerlerine etki eden, kendi vücut ağırlıklarının 3500-5000 katı kadar kuvvete dayanabildikleri anlaşıldı.

Karıncalar yükleri ağızları ile kaldırır ve taşıdıkları yükün ağırlığı boyun eklemi aracılığıyla ayaklara aktarılır. Elektron mikroskobu görüntülerinden, karıncalarda boyun eklemindeki yumuşak dokunun dayanıklılığının çok yüksek olduğunu belirlendi. Ayrıca baş-boyun ekleminde sert ve yumuşak dokuların birleştiği ara yüzeydeki özgün yapının karıncaların boyunlarına dayanıklılık sağladığı anlaşıldı. Yapılan çalışmalar diğer böceklerde de benzer dokular olduğunu gösteriyor.

Elde edilen bu bilgiler sayesinde gelecekte yük taşımada kullanmak amacıyla karıncalardan ilham alınarak geliştirilen robotlar görmemiz mümkün olabilir.

 

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:
Selin Çorba
Gazi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi

İlgili İçerikler

Biyoloji

Göz renginiz annenizden, saç şekliniz ise babanızdan... Peki ama bu özellikler nesilden nesile nasıl aktarılıyor?

Biyoloji

Günümüzde birçok canlı şehirleşme, tarım, endüstri gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor. Bu canlılardan biri de Toros kurbağaları (Rana holtzi).

Biyoloji

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

Biyoloji

Uluslararası bir araştırma grubu sıradan nesnelerin içinde bilgi depolamak için bir yöntem geliştirdi. Dr. Julian Koch ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma Nature Biotechnology’de yayımlandı.

Biyoloji

“Birincil düzenleme” adı verilen yeni yöntem DNA sarmalındaki iplikçiklerin ikisinin birden kesilmesini gerektirmiyor. Üstelik bu yöntem temel düzenleme gibi sadece belirli türdeki nokta mutasyonları değil herhangi bir türdeki nokta mutasyonu düzeltmek için kullanılabiliyor.

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.