Skip to content Skip to navigation

Keçiler Çok Dik Yamaçlara Nasıl Tırmanabiliyor?

Dr. Tuba Sarıgül
13/06/2018 - 12:05

Keçiler dik yamaçlara tırmanma konusunda uzman canlılardır. En yetkin dağcılar bile kaya tırmanışı sırasında ip, kaya çivisi, çekiç, emniyet kemeri gibi güvenlik ekipmanlarına ihtiyaç duyar. Dağ keçileri ise 60 derece eğimli arazilere bile tırmanabilir.

Dağ keçilerinin vücutlarının ağırlık merkezlerinin yere yakın olmasının, vücut şekillerinin ve toynaklarının yapısının dik yamaçlarda dengeli bir şekilde hareket etmelerine imkân verdiği düşünülüyor. Dağ keçilerinin toynaklarının dış kısımları sertken, tabanları yumuşak ve esnektir. Bu sayede dik yamaçlardaki küçük çıkıntıların şeklini alarak tutunmayı kolaylaştırırlar.

Ulaşılması zor dağlık bölgelerde yaşadıkları için dağ keçilerinin çok dik yamaçlarda nasıl hareket edebildiklerini anlamak amacıyla araştırmalar yapmak hayli zor. Sonuçları 2016’da Zoology dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilim insanları Kanada’daki Rocky Dağları’nda yaşayan bir dağ keçisinin (Oreamnos americanus) 45 derecelik bir yamaca tırmandığı sırada kaydedilen görüntüleri ayrıntılı bir şekilde inceledi.

 

 

Araştırmacılar görüntülerde dağ keçisinin sıçradığı sıradaki hareketlerine odaklandı. Dağ keçisinin arka bacaklarını kullanarak vücudunu yukarı doğru ittiği, bu sırada ön bacaklarını vücuduna yakın tuttuğu görüldü. Dağ keçisinin vücudunu yukarı doğru çekmek için ise ön bacaklarını kullandığı, bu sırada dizlerini vücudunun ağırlık merkezinin yakınında tuttuğu anlaşıldı. Araştırmacılar dağ keçilerinin bu sayede dik yamaçlarda hareket ederken dengelerini koruyabildiklerini düşünüyor.

Dağ keçilerinin güçlü boyun ve omuz kaslarının dik yamaçlara tırmanabilmelerini kolaylaştırdığı tahmin ediliyor.

 

Kaynak:

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.