Skip to content Skip to navigation

Kendini Yeniden Üreten Plastik

Dr. Mahir E. Ocak
03/09/2014 - 14:31

Canlı dokular kendilerini yenileyebiliyor, ancak aynı şey sentetik malzemeler için geçerli değil. Kendi kendine büyüyen ya da kendini yenileyen sentetik malzemeler henüz geliştirilemedi. Urbana-Champaign'deki (ABD) Illinois Üniversitesi'nde çalışan araştırmacılar bu yönde önemli bir adım attı. Araştırmacılar, kendini yenileyen bir plastik malzeme tasarladı ve yenilenme sürecini laboratuvar ortamında inceledi. Sonuçlar farklı etkenlerin uygun bir biçimde ayarlanmasıyla kendini yeniden üreten plastiklerin geliştirilebileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, tasarladıkları malzemede oluşan bir deliğin, dışarıdan herhangi bir müdahale olmadan, üç saat içinde tamamen onarıldığını gözlemledi. Benzer başka malzemelerin de geliştirilebileceği düşünülüyor. Örneğin gelecekte kazalardan sonra birkaç saat içinde kendini onaran araba tamponları geliştirilebilir.      

Tasarlanan plastiğin kendini yenileme süreci, canlı dokuların kendini yenileme sürecine benziyor. Canlılarda yenilenme sürecinde yer alan maddeler yenilenmenin olacağı bölgeye damarlarla taşınır. Araştırmacılar da tasarladıkları malzemenin kendini yenilemesi için gerekli maddeleri, malzemenin içinde oluşturulan damarlara yerleştirmiş. Komşu damarların içine de yenilenmeyi gerçekleştirecek farklı kimyasal maddeler konmuş. Bu maddeler bulundukları damarların içinde uzun süre durağan bir biçimde kalabiliyor. Ancak farklı damarların içindeki farklı maddeler birbirleriyle karıştıkları zaman yenilenme süreci başlıyor.

Malzeme, herhangi bir hasar yokken farklı damarlardaki kimyasal maddeler birbiriyle karışmayacak şekilde tasarlanmış. Ancak bir hasar meydana geldiğinde -örneğin malzemede bir delik oluştuğunda- damarların içindeki kimyasal maddeler hasarlı bölgeye akmaya başlıyor. Farklı damarlardan gelen kimyasal maddelerin karışmasıyla önce jel kıvamında bir sıvı oluşuyor ve bu jel hasarlı bölgeyi tamamen dolduruyor. Daha sonra jel kıvamındaki sıvı polimerleşerek sertleşiyor ve yenilenme süreci tamamlanıyor.   

Kendini yenileme sürecinin başarılı olması için pek çok önemli etken var: sıvıların akışkanlığı, yüzey gerilimleri, yerçekimi, çevre... Damarların içindeki sıvıların akışkanlığı yüksek olduğu zaman sıvılar, jel kıvamına gelip hasarlı bölgeyi dolduramadan yerçekiminin etkisiyle yere akıyor. Dolayısıyla jel oluşabilmesi ve bu jelin hasarlı bölgeyi tamamen doldurabilmesi için damarların içindeki sıvıların akışkanlığının düşük olması gerekiyor. Jelleşme ve polimerleşme aşamalarının farklı zaman dilimlerinde gerçekleşmesi de önemli. Çünkü polimerleşme, hasarlı bölge tamamen jel ile dolmadan başlarsa yenilenme süreci tamamlanamıyor; oluşan yeni polimerler jelin yayılarak hasarlı bölgeyi doldurmasına engel oluyor. Bu yüzden araştırmacılar polimerleşme aşamasının başlamasını geciktirmek amacıyla damarların içine inhibitörler (tepkimeleri yavaşlatan maddeler) de eklemiş.

Jelleşme aşaması hızlı gerçekleştiği zaman, hasar görmüş bölgeye akan sıvılar sadece yüzey gerilimleri ile değil aynı zamanda daha önce oluşmuş jellerin desteği ile de hasar görmüş polimere tutunuyor. Böylece hasarlı bölgenin tamamen dolması kolaylaşıyor. Özellikle hasarın büyüklüğü belirli bir eşik değerini aştıktan sonra sıvının, yerçekimine rağmen sadece yüzey gerilimleri ile hasarlı polimere tutunması zorlaşıyor. Bu yüzden jelleşme aşamasının hızlı gerçekleşmesi özellikle hasarın büyük olduğu durumlarda önemli.

Araştırmacılar laboratuvar ortamında yaptıkları deneyler sırasında 35 milimetre çapındaki bir deliği onarmayı başarmış. Yenilenme sırasında deliğin tamamen dolması yaklaşık 20 dakika, polimerleşmenin tamamlanması ise yaklaşık 3 saat sürüyor. Laboratuvar ortamı dışındaki uygulamalar çok daha karmaşık olabilir. Ancak sonuçlar kendini yeniden üreten plastik malzemelerin geliştirilmesi bakımından hayli umut verici.

 

Kaynak:

  • White, S. R., “Restoration of large damage volumes in polymers”, Science, Cilt 344, s. 620, 2014.

İlgili İçerikler

Teknoloji

Uçsuz bucaksız derin denizlerde yaşayan canlıları incelemek, günümüzde kullanılan gelişmiş teknolojilere rağmen, araştırmacılar için hâlâ zorlu bir süreç. Bu süreci kolaylaştırmak isteyen araştırmacılar yeni yöntemler geliştiriyor.

Teknoloji

İtalya’daki Ferrara Üniversitesi’nden Dr. Giovanna Paolone ve arkadaşları epilepsi tedavisi için bir beyin implantı geliştirdi. Beynin hastalıklı bölgelerine yerleştirilen cihaz, epilepsi tedavisinde kullanılan bir tür protein salgılıyor.

Teknoloji

TÜBİTAK Popüler Bilim Dergileri, hem Dünya Kadınlar Günü’nü hem de Pi Günü’nü kapsayan 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası için Türkiye’nin dört bir yanında farklı temalarda bilim söyleşileri etkinlikleri düzenliyor.

Teknoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Topluluğu tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen İletişim ve Bilişim Teknolojileri Günleri’nin başvuruları başladı.

Teknoloji

Hollywood, 1920’li yılların başında dünyanın önde gelen film üretim merkezi haline geldi. Avrupa sinemasıysa özel efektler konusunda teknik olarak üst düzey projeler üretti.

Teknoloji

İtalya Teknoloji Entitüsü’nde çalışan Indrek Must, Edoardo Sinibaldi ve Barbara Mazzolai bitki filizleri gibi kıvrılabilen ve tırmanabilen yumuşak bir robot geliştirdi.

Teknoloji

Connecticut ve Toronto üniversitelerinden bir grup araştırmacı basınç, sıcaklık, hareket, titreşim, ses ve manyetik alanları algılayabilen bir sensör geliştirdi. Gelecekte, derileri yanmış hastaların yeniden hissetmesine imkân veren yapay derilerin geliştirilmesi mümkün olabilir.

Teknoloji

Üç boyutlu yazıcılar sayesinde hastaların hasarlı organlarının modelleri birebir ölçüde üretilerek ameliyat öncesi provalarda doktorlar tarafından kullanılıyor.

Teknoloji

“Fikrini Geleceğe Taşı” sloganıyla gerçekleştirilecek yarışmaya kendi projesini hayata geçirmek isteyen girişimcilik ruhuna sahip üniversite öğrencileri, akademisyenler ve girişimci şirketler başvurabiliyor.

Teknoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE YTÜ Öğrenci Kulübü tarafından bu yıl 15.’si düzenlenen RLC Günleri’nin başvuruları başladı.