Skip to content Skip to navigation

Kirliliğin Öldürdüğü Kaplumbağalar

Dr. Mahir E. Ocak
09/01/2018 - 16:45

Her yıl yüzlerce deniz kaplumbağası sulardaki ya da sahillerdeki atıklara dolandıktan sonra ölüyor. Üstelik büyük çoğunluğu yumurtadan yeni çıkmış ya da çok genç kaplumbağalar. Gelecekte kirlenme artmaya devam ederse atıklara dolanarak ölen kaplumbağaların sayısının da artacağı öngörülüyor.

Kaplumbağaların dolandığı atıklar çok çeşitli: kayıp balık ağları, naylon olta ipleri, plastik paketleme ipleri, atık çapa ipleri, sismik kablolar... Dünya genelindeki bir araştırmaya göre, atıklara dolanmış halde bulunan kaplumbağaların %91’i çoktan ölmüş oluyor. Sağ kalanlarsa atıkları beraberinde sürüklüyor. Kaplumbağaların atıklara dolanma sebebiyle sakat kaldığı, uzuvlarının koptuğu ve boğulduğu görülüyor. 

Araştırmaya katılan uzmanların %84’ü atıklara dolanmış halde kaplumbağalarla karşılaştığını söylüyor. Rapordaki tahminlere göre her yıl 1000’in üzerinde kaplumbağa sulardaki ya da sahillerdeki atıklara dolandıktan sonra ölüyor. Ancak gerçek değerin büyük olasılıkla bu tahminin çok üzerinde olduğu belirtiliyor. Çünkü ölen kaplumbağaların hepsi kıyıya vurmuyor. Ayrıca kıyıya vuran kaplumbağaların bazıları yerel halk tarafından yenmek üzere alınıyor.

Özellikle yumurtadan yeni çıkmış ve genç kaplumbağaların kirlilikten daha çok etkilendiği belirtiliyor. Bu kaplumbağalar okyanus akıntılarını takip ederek çöplerin yoğun olduğu bölgelere gidiyor ve bazen bu bölgeleri yıllarca kendilerine yuva ediniyorlar. 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?