Skip to content Skip to navigation

Kök Hücrelerle Beyin Tedavisi

Dr. Mahir E. Ocak
25/12/2019 - 17:31

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir. Bu da bebeklerin yürümek ve oturmak gibi en basit şeyleri yaparken bile zorlanmasına neden olur.

Miyelin eksikliği tek bir hücre türünde soruna sebep olan bir genetik mutasyondan kaynaklandığı için bu sağlık sorununu tedavi etmenin yollarından biri bebeklerin vücutlarına sağlıklı hücreler nakletmek. Ancak bağışıklık sisteminin nakledilen hücreleri düşman olarak algılayıp öldürmeye çalışması bu tarz tedavileri zorlaştırır.

Bağışıklık sisteminin nakledilen hücrelere tepki vermesini engellemenin yollarından biri düzenli ilaç kullanmak. Ancak ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmak hastaların bakterilerin ve virüslerin sebep olduğu hastalıklara karşı savunmasız kalmasına da sebep olur.

John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, miyelin eksikliğini gidermek için beyne kök hücrelerin nakledildiği bir tedavi yöntemi geliştirdiklerini açıkladı. Üstelik fareler üzerinde yapılan ilk deneyler, tedaviden sonra bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılmasına da gerek olmadığını gösteriyor.

Araştırmacılar bağışıklık sisteminin nakledilen hücrelere tepki vermesini engellemek için CTLA4-lg ve anti-CD154 olarak adlandırılan iki antikor kullanmışlar. Bağışıklık hücrelerine bağlanarak hücrelerin vücuda giren yabancı organizmalara tepki vermesini engellediği bilinen bu antikorlar, daha önceleri organ nakli yapılan hastalarda da başarılı bir şekilde kullanılmıştı.

Araştırmacılar, farelerin beyinlerine miyelin kılıfı üreten glial hücreleri enjekte etmişler. Ayrıca yaşanacak değişimleri takip edebilmek için hücrelerin genlerinde değişiklik yaparak ışıldamalarını sağlamışlar. Hücre farelere nakledildikten sonraki altı gün boyunca bağışıklık sistemini baskılayan bir tedavi uygulanmış.

Araştırmacılar parıldayan hücreleri tespit edebilen özel kameralarla her gün farelerin beyinlerini görüntülemişler. Sonuçta, antikor tedavisi uygulanmayan kontrol grubundaki farelerin beyinlerine nakledilen glial hücrelerin kısa süre içinde ölmeye başladığı görülmüş. Antikor tedavisi uygulanan farelerin beyinlerindeki glial hücreler ise nakilden 200 gün sonra bile ışıldamaya devam etmiş. Elde edilen bu sonuçlar, uygulanan tedavinin başarılı olduğunu, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılmadığında bile nakledilen hücrelerin canlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor.

Araştırmacılar, bir sonraki aşamada, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) tekniği ile, nakledilen hücrelerin miyelin kılıf oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için çalışmalar yapmışlar. Alınan görüntülerde tedavi uygulanan farelerdeki glial hücrelerin normal işlevlerini yerine getirmeye yani beyindeki nöronları korumaya başladığı görülmüş.

Araştırma ekibinin üyelerinden Prof. Dr. Piotr Walczak, bu ilk çalışmada beynin tamamına değil sadece küçük bir kısmına hücre nakledebildiklerini söylüyor.

Araştırmacılar gelecekte, beyne hücre nakli yöntemleri üzerine yapılan çalışmalardan da yararlanarak beynin tamamına hücre nakletmeyi planlıyorlar.

Araştırma ile ilgili detaylı bilgiye Dr. Shen Li ve arkadaşlarının Brain’de yayımladıkları makaleden ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazı resim ya da fotoğraflara baktığımızda onları aslında olduklarından farklı şekilde algılarız. Görsel yanılsama ya da optik illüzyon adı verilen bu olay ışık, objenin rengi ve deseni gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Yani bir anlamda beynimiz kandırılır.