Skip to content Skip to navigation

Kozmik Işınlar Büyük Piramit’te Gizli Bir Oda Ortaya Çıkardı

Dr. Tuba Sarıgül
15/12/2017 - 11:46

Kozmik ışınların atmosferdeki atomlarla çarpışması sonucu açığa çıkan muonlar kullanılarak, Mısır piramitlerinin en büyüğü olan Gize’deki Büyük Piramit’te daha önce bilinmeyen bir oda bulundu.

Keops Piramidi olarak da bilinen Büyük Piramit, MÖ 2566’da ölen Firavun Kufu’nun mezarı olarak inşa edilmişti. 139 metre yüksekliğe ve 230 metre genişliğe sahip piramit, Mısır’ın Gize bölgesindeki en eski ve en büyük piramit. Ancak çeşitli fikirler ileri sürülse de Büyük Piramit’in nasıl inşa edildiği kesin olarak bilinmiyor.

Büyük Piramit’te bilinen üç oda -yeraltında bir oda, içinde taş bir lahit olan Kral Odası ve Kral Odası’ndan daha küçük olan Kraliçe Odası- ve bunları birbirine bağlayan birkaç koridor var. Bu koridorlar arasında en önemlisi Kral ve Kraliçe odalarını birbirine bağlayan Büyük Galeri. Büyük Piramit’teki önemli boşluklar piramidin kuzey-güney doğrultusunda dikey düzlem üzerinde bulunuyor. Bu odalar ve koridorlar 19. yüzyılda keşfedilmişti. Ancak Büyük Piramit’in içinde gizli başka boşluklar olup olmadığı yıllardır merak ediliyordu. Çünkü Firavun Kufu’nun gerçek mezarı henüz bulunamadı. Nagoya Üniversitesi’nden fizikçi Kunihiro Morishima ve arkadaşları bu soruya cevap bulabilmek için muon parçacıklarını algılayabilen dedektörlerden yararlandı.

Kozmik ışınların atmosferin üst katmanlarındaki atomlarla çarpışması sonucu temel bir parçacık olan muonlar açığa çıkar. Muonların madde parçacıklarıyla etkileşimi görece düşük olduğundan kayaçların ve taşların içinde yüzlerce metre ilerleyebilirler. Bilim insanları, muonları geçmişte yanardağların ve 2011 yılında meydana gelen depremde hasar gören Fukuşima nükleer reaktörünün iç yapısı hakkında bilgi sahibi olabilmek için kullandı.

Dakikada yeryüzünün 1 metrekaresine 10.000 muon ulaşır. Muonlar, içinde hareket ettikleri maddenin yoğunluğu ve maddenin içinde katettikleri mesafeyle doğru orantılı olarak enerjilerini kaybederler. Bu sayede yapıların ortalama yoğunlukları ve yoğunluk değişimleri belirlenebilir. Muonlar taşların içindeki boşluklarda nerdeyse hiç etkileşime girmediklerinden taşların içindeki boşlukların tespit edilmesinde kullanılabilirler.

Bir grup bilim insanı Büyük Piramit’in içinde başka boşluklar olup olmadığını belirleyebilmek için, Kraliçe Odası’nın güneybatı köşesine ve Kraliçe Odası’nın doğusuna doğru uzanan dar koridora Nagoya Üniversitesi tarafından geliştirilen muon dedektörlerini yerleştirdi. Gözlemler Aralık 2015’te başladı.

Araştırmacılar elde ettikleri sonuçları Kraliçe Odası’nın güneybatı köşesine ve piramidin kuzey yüzeyine bakacak şekilde dışına yerleştirdikleri muon dedektörlerinden elde ettikleri verilerle karşılaştırdı. Elde edilen veriler incelendiğinde Büyük Galeri’nin üzerinde yaklaşık 30 metre uzunluğa, 8 metre yüksekliğe, 2 metre genişliğe sahip bir boşluk olduğu belirlendi. Her üç gözlemde de aynı konumda daha önce bilinmeyen bir boşluk olması gerektiği anlaşıldı. Bilim insanları boşluğu ScanPyramids Big Void olarak isimlendirdi. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.

 

ScanPyramid - Benzetimdeki beyaz noktalar yeni keşfedilen boşluğun olası konumunu gösteriyor.

Yeni keşfedilen boşluğun yapısı ve işlevi konusunda ayrıntılı bilgiye sahip değiliz. Araştırmacılar boşluğun farklı bölümlerden oluşabileceğini, yatay ya da eğimli olabileceğini belirtiyor.

Boşluğun işleviyle ilgili çeşitli görüşler var. Bunlardan biri boşluğun Büyük Galeri’nin üzerine taşların ağırlığı nedeniyle binen yükü hafifletmek amacıyla yapının içine koyulmuş olabileceği. Kral Odası’nın üzerinde aynı işleve sahip boşluklar bulunuyor.

Bilim insanları gelecekte yapacakları gözlemlerle boşluğun yapısı konusunda daha ayrıntılı bilgiler elde edebileceklerini düşünüyor.

Aslında 1960’lı yılların sonunda Nobel ödüllü fizikçi Luis Alvarez, Kafre Piramidi’ni muon dedektörleri kullanarak incelemiş ancak incelenen bölgede herhangi bir boşluğa rastlanmamıştı. Yeni boşluğu keşfeden araştırma ekibinden Mehdi Tayoubi, Luiz Alvarez’in yaklaşımının ileri görüşlü olmasına rağmen, o günkü teknolojinin yeterince gelişmemiş olması nedeniyle piramidin içinde herhangi bir boşluk tespit edilememiş olabileceğini söylüyor.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.