Skip to content Skip to navigation

Mars’ın Güney Kutbunun Derinlerinde Sıvı Halde Su Bulundu

Dr. Mahir E. Ocak
16/08/2018 - 14:10

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Mars Express uzay aracı tarafından elde edilen veriler Mars’ın güney kutbunun derinlerinde sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor. Dr. R. Orosei ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Mars’ın yüzeyinde uzak geçmişte sıvı halde su bulunduğunu gösteren veriler var. Gezegenin etrafında dolanan gözlem araçları tarafından elde edilen görüntülerde kurumuş nehir yatakları görülüyor. Ayrıca gezegenin yüzeyinde veriler toplayan araçlar, sadece sıvı halde suyun varlığında oluşabilecek mineraller keşfetti. Ancak 4,6 milyar yaşındaki Kızıl Gezegen’in ikliminde geçmişte çok büyük değişiklikler oldu. Mars, bugün yüzeyinde sıvı halde su olmayan kurak bir gezegen. Bu yüzden Mars’ta sıvı halde su bulmaya çalışan araştırmacılar gezegenin derinlerini tarıyor.

2003 yılında uzaya gönderilen Mars Express uzay aracı yaklaşık 15 yıldır Kızıl Gezegen’in etrafında dönüyor ve veriler topluyor. Gezegenin kutup bölgelerindeki su buzları da Mars Express tarafından keşfedilmişti.

Yüksek basınç altındayken suyun erime noktası düşer. Ayrıca tuzun varlığı da erime noktasının düşmesine sebep olur. Bu yüzden Mars’ın kutup bölgelerindeki buzulların altında sıvı halde su olabileceği uzun süredir düşünülüyordu. Ancak bu düşünceyi doğrulayan gözlemsel veriler elde edilememişti.

Mars Express’in üzerinde kısaca MARSIS olarak adlandırılan bir tür radar var. Cihaz, gezegenin yüzeyine doğru sinyaller gönderiyor. Daha sonra sinyalin gezegenden yansıyarak geri gelmesi sırasında geçen zaman ve geri dönen sinyalin büyüklüğü ölçülerek gezegenin derinlerinin topoğrafyasının haritası çıkarılabiliyor.

MARSIS’in Mars’ın güney kutup bölgesiyle ilgili topladığı veriler 1,5 kilometre derinliğinde, 200 kilometre genişliğinde bir bölgenin çok sayıda buz ve toz katmanı içerdiğini gösteriyor. Yaklaşık 20 kilometre genişliğindeki bir bölgedeyse özellikle çok parlak radar yansımaları gözlemlenmiş. Yansıyan sinyalin özellikleri incelendiğinde, sinyalin yansıdığı katmanların bileşimi ve tahmini sıcaklığı göz önüne alındığında, buz katmanlarının altında sıvı halde su bulunduğu çıkarımı yapılıyor. Kullanılan ölçüm cihazının hassasiyeti düşünüldüğünde sıvı halde su katmanının kalınlığının en azından onlarca santimetre olması gerekiyor.

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Gökbilim ve Uzay

2007-2017 yılları arasında on civarında hızlı radyo dalgası patlaması gözlemlenmişti. Batı Avustralya’daki bir grup araştırmacıysa CSIRO Radyo Teleskobu’nu kullanarak sadece son bir yıl içinde yirmi yeni patlama tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Aralarında Sabancı Üniversitesi'nden Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan’ın da olduğu uluslararası bir araştırma ekibi RX J0806.4-4123 nötron yıldızından yayılan olağandışı bir kızılötesi ışıma tespit etti. Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan ile bu önemli çalışma üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki dev gezegenlerin arasında dolaşan çok sayıda büyük gökcismi vardır. Centaur’lar olarak adlandırılan bu gökcisimleri sıklıkla olmasa da zaman zaman Güneş Sistemi’nin içlerine doğru yönelir.

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Hayabusa 2 uzay aracından ayrılan iki keşif aracının Ryugu asteroidinin yüzeyinden çektiği ilk fotoğraflar Dünya’ya ulaştı.