Skip to content Skip to navigation

Merkür Benzeri Ötegezegen Keşfedildi

Dr. Mahir E. Ocak
06/04/2018 - 14:20

Uluslararası bir araştırma grubu yeni bir ötegezegen keşfetti. K2-229b adı verilen, Dünya’ya yaklaşık 340 ışık yılı mesafedeki gezegenin çok yoğun bir çekirdeğe sahip olması bakımından Merkür’e benzediği belirtiliyor. Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin büyük çoğunluğunun kütlesinin %30’u metallerden oluşan çekirdekte, %70’i silikat minerallerinden oluşan mantodadır. Merkür’ün kütlesininse %70’i çekirdekte, %30’u mantodadır. Detaylı analizler K2-229b’nin (çekirdek kütlesi)/(toplam kütle) oranının da Merkür gibi yüksek olduğunu gösteriyor. Dr. A. Santerne ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature Astronomy’de yayımlandı.

Gökbilimciler, ötegezegenin varlığını transit yöntemi kullanarak belirlemişler. Bu yöntem, bir ötegezegenin etrafında döndüğü yıldızdan gelen ışık miktarının ölçülmesine dayanır. Eğer yıldızın etrafında dönen bir gezegen varsa ve gezegen yörünge hareketi sırasında Dünya ile kendi yıldızının arasından geçiyorsa belirli aralıklarla yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarının azalmasına neden olur. Dolayısıyla bir yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarındaki değişimlerin ölçülmesi yıldızın etrafında dolanan gezegenler olup olmadığı hakkında bir fikir verir.

Araştırmacılar Virgo Takımyıldızı’ndaki bir yıldızın etrafında gezegen olduğunu tespit ettikten sonra gezegenin ve yörüngesinin özelliklerini belirlemek için yıldızın uzaydaki hareketlerini gözlemlemişler. Gezegenlerin kütleçekimi, etrafında döndükleri yıldızların uzayda yalpalamasına neden olur. Gözlemler ve detaylı analizler, gezegenin hacminin Dünya’nınkinden yaklaşık %60 daha büyük, kütlesininse Dünya’nınkinin yaklaşık 2,5 katı olduğunu gösteriyor. Yıldıza sadece 0,012 AB (1 AB, astronomi birimi, Güneş ile Dünya arasındaki ortalama mesafedir ve yaklaşık 150 milyon kilometredir) uzaklıktaki bir yörüngede dolanan gezegenin sıcaklığı gündüz vakti 2000°C’nin üzerine çıkıyor.

Gezegenin hacmi Dünya’nınkinden çok az büyük olmasına rağmen kütlesinin Dünya’nınkinden çok daha büyük olması yoğunluğunun çok yüksek olduğu anlamına geliyor. K2-229b’nin hem yüksek yoğunluk hem de yüksek sıcaklık bakımından Merkür’e benzediği belirtiliyor.

Araştırma ekibinin üyelerinden Dr. David Armstrong, Güneş Sistemi’ndeki gezegenler arasında Merkür’ün aşırı miktarda demir içermesi bakımından diğer gezegenlerden ayrıldığını ve bu durumun Merkür’ün diğer gezegenlerden farklı bir biçimde oluştuğuna işaret ettiğini söylüyor. Merkür gibi aşırı yoğun bir ötegezegenin keşfedilmesi sürpriz olarak nitelendiriliyor. Belki de Merkür benzeri gezegenler zannedildiği kadar nadir değildir.

K2-229b’nin aşırı yüksek yoğunluğunu açıklayabilecek çok sayıda hipotez öne sürülebilir. Bir ihtimal, yıldızına çok yakın bir yörüngede dolandığı için gezegenin zamanla atmosferini kaybetmiş olması. Bir başka ihtimalse gezegenin iki devasa gökcisminin çarpışması sonucunda oluşmuş olması.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya 200 milyon ışık yılı uzaklıktaki Herkül Takımyıldızı’nda AT2018cow adı verilen bir gökcismi hızla parlaklaştıktan sonra kısa süre içinde sönükleşmişti. Uluslararası bir araştırma grubu bu olayın bir karadelik ya da bir nötron yıldızı gibi yoğun bir gökcisminin doğumu olduğunu ileri sürdü.

Gökbilim ve Uzay

1 Şubat’ta Ay, Venüs, Jüpiter ve Satürn Güneş’in doğuşundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde bir arada olacak. Bir sonraki gün ise yeniay evresine yaklaşan Ay ve Satürn çok yakın görünümde.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Emre Sermutlu, Kepler’in üçüncü yasasını yapay uyduların ve Ay’ın yörünge yarıçapları ve yörüngelerinde dolanma süreleri arasındaki ilişki üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Uzay görevlerinde kullanılacak ekipmanların çok düşük sıcaklık, vakum, yüksek enerjili ışınlar ve parçacıkların zararlı etkileri gibi uzaydaki zorlu koşullarda uygun şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle bu sistemlerin uzay ortamında kullanılmadan önce test edilmesi gerekiyor.

Gökbilim ve Uzay

Dünyanın en büyük ikinci havacılık festivali olan TEKNOFEST heyecanı yeniden başlıyor. TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları için başvurular 28 Şubat’a kadar devam edecek. Kazanan takımları, toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde bir ödül bekliyor.

Gökbilim ve Uzay

Voyager 2, 5 Kasım’da yıldızlararası uzaya girdi. Şu an Dünya’ya yaklaşık 18 milyar kilometre uzaklıkta olan uzay aracının gönderdiği veriler, Voyager 2’nin güneşkürenin dışına çıktığını gösteriyor. Daha önce Voyager 1 de 2012 yılında uzayın başka bir bölgesinde güneşkürenin dışına çıkmıştı.

Gökbilim ve Uzay

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden beri Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bö

Gökbilim ve Uzay

NASA’ya ait Yeni Ufuklar uzay aracı Kuiper Kuşağı’ndaki bir gökcisminin yaklaşık 28.000 kilometre yakınından geçti. Dünya’ya ulaşan ilk görüntülerde Ultima Thule adı verilen gökcisminin birbirine kaynaşmış iki küreden oluştuğu görülüyor.