Skip to content Skip to navigation

Mikrometeorit Avcılığı

Dr. Sevda Seçer
29/04/2019 - 10:09

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Bu etkinliğimizde, çevremizde mikrometeorit avcılığı yaparak meteoritlerin nereden geldiğini öğrenecek ve yapılarını mikroskop ile inceleyeceğiz.

 

Bilmekte Fayda Var!

Karanlık bir gecede şehir ışıklarından uzak bir yerde gökyüzünde “kayan yıldızları” gördüyseniz muhtemelen bir meteor görmüşsünüzdür. Sanılanın aksine gökyüzünde gördüğümüz bu ışık parlamalarının yıldızlarla ilgisi yoktur. Bu durumun nedeni uzaydan gelen katı bir cismin Dünya'nın atmosferine girdiğinde yanmasıdır. Uzaydan gelen bu katı cisimlerin yerin yüzeyine ulaşanlarına meteorit ismi verilir. Bazı meteoritler o kadar küçüktür ki ancak mikroskopla görülebilirler. İşte bu parçacıklara mikrometeorit diyoruz.

Mikrometeoritler, kuyrukluyıldız kalıntılarından ya da Dünya ile Mars arasındaki Asteroit Kuşağı’ndan yeryüzüne gelen parçacıklar olabilir. Dünya'nın atmosferine bir mermiden yaklaşık 50 kat daha hızlı girebilirler. Bu süreçte çok yüksek sıcaklık ve basınca maruz kalan parçacıkların yüzeyi pürüzsüzleşebilir ve  başlangıçta şekilleri asimetrik olsa da düzgün yüzeyli kürelere dönüşebilirler.

Meteoritler milyarlarca yıl önce gezegenleri oluşturan materyallerden arta kalan parçacıklardır. Bu nedenle meteoritleri inceleyerek Güneş Sistemi'nin oluşumunun erken dönemlerindeki koşullar ve süreçler hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Örneğin Güneş Sistemi’ndeki farklı gezegenlerin yaşını ve bileşimini, asteroitlerin yüzeylerinin ve iç kısımlarının sıcaklıklarını, parçacıkların çarpmalardan nasıl etkilendiğini öğrenebiliriz. Meteoritler incelenerek birçok bilim dalıyla -özellikle gökbilim ve jeoloji- ilgili önemli bilgiler elde edilebiliyor.

Bilim insanları meteoritleri üç ana gruba ayırıyor: kayaç, demir ve kayaç-demir meteoritler. Kayaç meteoritler büyük oranda silikat (bir silisyum atomunun dört oksijen atomuna bağlanması sonucu oluşan iyon) minerallerinden oluşur ve %10-25 oranında demir-nikel alaşımı içerebilir. Demir meteoritler neredeyse tamamen demir-nikel alaşımından oluşur. Kayaç-demir meteoritler yaklaşık olarak eşit oranda silikat mineralleri ve demir-nikel alaşımı içerir.

Demir içeren meteoritleri mıknatısla yakalamak hayli kolay. Biz de Deneyler köşesinin bu etkinliğinde mıknatıs kullanarak mikrometeorit avcılığı yapıyoruz.

 

Nelere İhtiyacımız Var?

  • Güçlü bir mıknatıs
  • Buzdolabı poşeti
  • Plastik bardak
  • Çift taraflı bant
  • Lam
  • Işık mikroskobu ya da büyüteç
  • Işık kaynağı

 

Ne Yapıyoruz?

. Mıknatısı buzdolabı poşetinin içine koyalım. Mikrometeorit avcılığı için ekipmanımız hazır. Sıra avcılıkta!

. Bahçemizde ya da sokakta poşetin üstünden sıkı bir şekilde tutarak mıknatısı yere, toprağa, kaldırıma vs. dokundurarak örnekler toplayalım.

. Mıknatısın ucuna yeterince parça yapıştıysa mıknatıslı poşeti plastik bardağın içine koyalım. Poşet bardağın içindeyken mıknatısı poşetten çıkaralım. Böylece topladığımız örnekleri bardakta biriktirebiliriz.

Daha fazla örnek toplamak için mıknatısı tekrar poşete yerleştirip yeni bir tura çıkabilirsiniz.

. Yeterince örnek topladıktan sonra çift taraflı bandı lamın üzerine yapıştıralım. Topladığımız örnekleri bu bandın üzerine yavaşça dökelim.

. Lamın üzerindeki örneği mikroskoba yerleştirelim. Işık kaynağını mikroskop tablasının yanından, örneği yandan aydınlatacak şekilde, tutalım. Örneği 10 kat büyüterek inceleyelim.

. Eğer mikroskobunuz yoksa örneği büyüteçle de inceleyebilirsiniz.

. Örneği incelerken pürüzsüz metalik yüzeye sahip küresel parçacıklar aramalısınız.

 

Ne Oldu?

Elde ettiğimiz görüntülerde çeşitli şekil, boyut ve renkte birçok parçacık gördük. Bu parçacıklardan pürüzsüz, parlak metalik renkte ve küresel şekilli olanlar mikrometeoritlerdir.

Görselin yüksek çözünürlüklü halini görüntülemek için tıklayın.

Atmosferde hareket ederken oluşan sürtünme nedeniyle demir meteoritler eriyerek yüzeyleri gittikçe pürüzsüzleşir ve küresel bir şekil alırlar. Kendilerine özgü bu görünüşleri sayesinde demir mikrometeoritleri diğer mikrometeorit türlerinden ayırt etmek hayli kolaydır. Mikroskopla incelediğimiz örneği yandan aydınlatmamızın nedeni şudur: Eğer mikroskobun alt kısmındaki kendi ışık kaynağı kullanılırsa mikrometeoritler ışığı geçirmeyecekleri için karanlık birer nokta olarak görülür ve diğer parçacıklardan ayırt edilmeleri zorlaşır. Örnek yandan aydınlatıldığında ise ışık pürüzsüz ve parlak olan mikrometeoritlerin yüzeyinden yansır ve böylece demir mikrometeoritler diğer parçacıklardan kolayca ayırt edilebilir.

İncelediğiniz bu küçük küreciklerin yaklaşık 4-5 milyar yıl yaşında olduğunu bilmek hayli heyecan verici değil mi? Dilerseniz Güneş Sistemi'nin bu eski misafirlerine evinizde bir yer ayırabilir ve mikrometeorit koleksiyonu oluşturabilirsiniz. Bunun için topladığınız mikrometeoritleri bir kutu içinde saklayabilir ve bu mikrometeoritleri topladığınız bölgelerin isimlerini kutuların üzerine yazabilirsiniz.

 

Kaynaklar

 

Yazar Hakkında
Dr. Sevda Seçer
Fen Bilimleri Öğretmeni
Zeytinburnu Şehitler Bilim ve Sanat Merkezi

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. 

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Mars’ın Boğa Takımyıldızı’ndaki ilgi çekici yolculuğuna tanık olabilirsiniz. Mars ayın ilk günlerinde Ülker Yıldız Kümesi’nin (Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir) yakınlarında görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.