Skip to content Skip to navigation

Neden Spor Yapmalıyım?

Ayşenur Okatan
28/07/2019 - 07:00

Çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci olan ergenlik çağında hormon seviyelerinde belirgin değişiklikler yaşanır. Buna bağlı olarak fiziksel ve zihinsel değişimler geçiririz. Örneğin boyumuz uzar, kilomuz artar ve yüz yapımız değişirken zihinsel olarak farklı duygu durumları yaşarız. Peki bu değişimlerin ne kadarı genetik mirasımıza, ne kadarı çevresel etmenlere (örneğin beslenme ve spor) bağlı?

Düzenli yapılan fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam için gerekli olduğunu biliriz. Bilimsel araştırmalar fiziksel aktivitenin özellikle kalp sağlığını korumada, kilo dengesini sağlamada, kas ve kemiklerin güçlenmesinde, obezite, diyabet, kanser ve kolesterol gibi hastalıkların riskinin azaltılmasında etkili olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkların azalmasını ve oluşmasını engellediği de biliniyor.

Fiziksel olarak aktif olabilmenin yollarından biri de düzenli spor yapmak. Özellikle ergenlik döneminde yapılan düzenli spor fiziksel sağlığımızın korunmasına, sosyal ilişkilerimizin gelişmesine, zihinsel dengeye, okul hayatında daha başarılı olmamıza, kilomuzu kontrol altında tutmamıza ve liderlik özelliğimizin artmasına yardımcı olur.

Kemik kütlemiz ergenlik döneminde en yüksek değerine ulaşır, bu dönemden sonra ise kemik gelişimi hayli sınırlıdır. Bu nedenle ergenlik çağında kemiklerin güçlenmesi, ileriki zamanlarda ortaya çıkabilecek kemik hastalıklarının (örneğin kemik kültesinde azalma olarak tanımlanan osteoporoz) önlenmesinde en önemli etkenlerden biridir.

Yapılan araştırmalar spor yapmanın kemik gelişimini etkileyen mekanizmalardan biri olduğunu gösteriyor. Spor sırasında örneğin jimnastik yaparken veya koşarken, vücudumuza kütlemizle orantılı olarak etki eden yerçekimi kuvveti kemiklerimizin üzerinde bir yük oluşturur. Bu durumda kemik hücreleri uyarılır ve bu uyarı kemik hücreleri tarafından hücrelerde bir hasar varmış gibi algılanır. Kemik hücreleri kemik yapıcı hücreleri ve kemik yıkıcı hücreleri uyarır. Sonuçta kemik oluşumu güçlenir. Özellikle futbol, voleybol ve jimnastik gibi sporların kemikleri daha çok güçlendirdiği ve kemiklerdeki mineral miktarını daha çok artırdığı düşünülüyor.

Spor yaptığımızda ihtiyaç duyduğumuz besin ögelerini karşılayabilmek için daha dengeli bir beslenme düzenine sahip olmamız gerekir. Daha sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olduğumuzda kilo dengemizi daha kolay koruyabiliriz. Bu sayede de obezite (aşırı kilolu olma) gibi hastalıklara yakalanma riskimiz azalır.

Spor yapmak aynı zamanda sosyal çevremizin genişlemesine ve yeni arkadaşlar edinmemize yardımcı olur. Bu sayede iletişim becerilerimiz gelişir. Özellikle takım hâlinde yapılan sporlar gençlerin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimine katkı sağlar. Takım sporları, başarılı olmak için gereken iş birliği yapma ve takım olma becerilerini geliştirir. Ayrıca takım sporları dostça bir ortamda rekabet edilmesini sağlar. Yapılan araştırmalar spor yapan gençlerin yapmayan yaşıtlarına göre özgüven, problem çözme becerisi, özsaygı ve amacına ulaşma konusunda kararlılık gibi yeteneklerinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Sporun en önemli katkılarından biri de zihinsel denge sağlaması. Spor yaparken beynimiz çeşitli kimyasal maddeler salgılar. Bunların en bilinenleri endorfin, serotonin ve dopamindir. Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin kişinin kendini daha mutlu ve rahat hissetmesini sağlar. Ayrıca bu hormon stres, depresyon ve kaygı gibi duygu durum bozukluklarını azaltır. Serotonin ve dopamin ise sinirler arası iletişimi sağlayan kimyasal maddelerdir. Düzenli yapılan spor serotonin salgılanmasını artırır. Bu da depresyon ve şiddet eğilimini azaltmanın yanı sıra olumlu sosyal davranışların da gelişmesini sağlar. Dopamin ise ruh hâlini iyileştirir ve uzun süreli hafızayı geliştirir. Spor sayesinde beynin sürekli aktif olması konsantrasyonu artırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Yapılan araştırmalar sporun bu sayede okul başarısını artırabileceği gösteriyor.

Yazın bunaltıcı sıcakları arasında sporu eğlenceli hâle getiren bazı su sporlarını tanıtan yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Spor

Millî sporcularımız İbrahim Çolak ve Busenaz Sürmeneli, jimnastik ve boksta dünya şampiyonu oldu. İbrahim Çolak bu başarısıyla Japonya’da düzenlenecek 2020 Tokyo Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkını da elde etti.

Spor

Günümüzde birçok araştırma sporun sağlığımızı olumlu etkilediğini gösteriyor.

Spor

Buzda kaymanın en estetik yollarından biri buz pateni sporudur. Farklı figürlerin, dansın ve müziğin yer aldığı buz pateni Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşan bir spor dalı. Biz de milli sporcumuz Alper Uçar ile buz pateni üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Spor

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel olarak, ülkemizi hem Avrupa hem de dünya şampiyonalarında temsil eden ve önemli başarılar kazanan milli karatecimiz Serap Özçelik Arapoğlu ile Bilim Genç okurları için bir söyleşi gerçekleştirdik.

Spor

Hem bedeninizi hem beyninizi aktif şekilde kullanabileceğiniz bir spor dalı ilginizi çeker mi? Cevabınız “Evet!” ise oryantiring sporunu çok sevebilirsiniz. Gelin, spor yaparken yön bulma ve odaklanma gibi bilişsel becerilerinizi de geliştirebileceğiniz bu sporu daha yakından tanıyalım.

Spor

Bilim Genç olarak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mayıs ayında objektiflerinizi spora odaklayarak spor alanlarını, spor ekipmanlarını ve anlık spor hareketlerini fotoğraflarınıza aktarmanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Spor etiketini eklemeyi unutmayın.

Spor

Kış sporlarıyla ilgilenen sporcuların karşı karşıya kaldıkları zorlukların nasıl üstesinden geldiklerini, bilim ve teknolojinin kış sporlarını nasıl etkilediğini birlikte inceleyelim.

Spor

Bir grup bilim insanının yakın zamanlarda Amerikan Kimya Derneği’nin 254. toplantısında sunduğu araştırma sonuçlarına göre, insanların bağırsak florasındaki bir bakteri türü atletlerin performansını önemli ölçüde artırıyor.

Spor

Kalıtımın insanların fiziksel performansı üzerinde önemli etkileri olduğu biliniyor. Bugüne kadar yapılan araştırmalar 200’den fazla genin fiziksel performansla ilişkili olduğunu gösteriyor. 

Spor

Olimpiyatlardaki rekorları ve madalyaları ile yakından tanıdığımız Michael Phelps’in onu diğer yüzücülerden ayıran bir özelliği var.